Spoiler içeriyor
Herkesin buna ihtiyacı mı varmış ne? BL izleyicisi olmayanları bile ekran başına topladı Heated Rivalry. Bütün sene bir sürü BL izledim ama yılın son ayında çıkan 10 Dance ve HR’yi ayrı beğendim. Tesadüf olarak iki hikayede de iki rakibin arasındaki…devamıHerkesin buna ihtiyacı mı varmış ne? BL izleyicisi olmayanları bile ekran başına topladı Heated Rivalry. Bütün sene bir sürü BL izledim ama yılın son ayında çıkan 10 Dance ve HR’yi ayrı beğendim. Tesadüf olarak iki hikayede de iki rakibin arasındaki tutkuyu izliyoruz.
Öncelikle; bu kadar düşük bir bütçeyle bu kadar güzel bir iş çıkardı! Bazı sahneler o kadar yoğundu ki! Dizinin bu kadar sevilmesinde oyuncularının da payı çok büyük. Dört oyuncuyu da çok beğendim. Hepsinin performansı ayrı ayrı güzeldi. Ama favorim Ilya’yı canlandıran Connor oldu. Nereli olduğunu ve ekran önündeki şirin golden retriever imajını bilmesem onu gerçekten Rus sanardım. Rusça bilmiyorum ama konuşması ve aksanı kulağa çok inandırıcı geldi. Ayrıca Connor ve Hudson(Shane) sadece birkaç ay öncesinde garsonluk yapıyorlarmış desem? Muhtemelen dizinin ve kendilerinin bu kadar sevileceğini onlar da beklemiyorlardı. HR şuanda Crave platformunun zirvesine oturmuş durumda. Kimyaları müthişti.
Bu arada karakterlerden de favorim Kip oldu. Çok sevimliydi. Kitapları dizi kadar iyi değil diyorlar ama keşke çevrilmiş olsalardı da onları da okusaydım. İki çiftin hikayesindeki ayrıntılar için şuan çıldırmış durumdayım desem yalan olmaz. Elena,Rose ve Svetlana karakterleri de hoşuma gitti. Ben çok uzun süredir BL izliyorum. BL dizilerde genelde iyi yazılmış kadın karakter eksiği olur. HR’nin destekleyici kadın karakterlerini beğendiğimi söylemeliyim.
Ve son olarak; tabiki de HR’yi Asya BL dizileriyle karşılaştıran çok kişi var. Ama bence kıyaslamak pek doğru değil. Evet,yakınlaşma sahnelerinin gerçekçiliği konusunda HR’den çok şey öğrenmeleri gerekiyor. Ama Asya BLleri farklı bir estetiği izliyor. Özellikle Kore ve Japonya’nın toplumlarının çok daha kapalı,muhafazakar olduğunu da aklınızdan çıkarmayın.
Sonraki iki sezon için de şimdiden çok heyecanlıyım! Umarım dizinin popülaritesinden sonra bir yayınevi de çevirilere el atar. İyi haber şu ki;yazar üçüncü sezon oynarken yeni kitabı yazmaya başlayacakmış!
Şimdi burada birkaç cümle spoya gireceğim***
Dizide genelde hep zaman atlıyor ve Shane ve Ilya birkaç ayda bir görüşebiliyor. Bu durum izleyiciler arasında dalga konusu bile olmuş halde. Ama aslında bana çok gerçekçi geldi. Erkek egemen bir sporda,kimliklerini kabul edemeyen iki genç adam tabiki de sadece gizlenerek,görüşebildiklerinde görüşürler. 2025’te şuan birçok şey değişmiş durumda ama 2008-2017 arasından bahsediyoruz. Zaten sonrasında birbirlerine karşı hissettikleri şeyleri fark edip yönelimlerini de kabul ederek bir ilişkiye başlıyorlar. Birbirlerine yakın olabilecekleri bir düzen kurmaya çalışıyorlar.
Bu arada en beğendiğim sahne Ilya’nın Shane ile telefonda konuşurken duygularını İngilizce anlatamıyor diye Rusça anlattığı sahne oldu.
Dizinin en duygu dolu sahnesiydi sanırım. Bir de Scott ile Kip’in buzdaki sahnesi çok hoşuma gitti.
Devamı için hep beklemede olacağım. “Sonraki sezon görüşürüz” hdndkfnfkf