Bugün benim için pek mutlu bi gün değildi.. bi şekilde ağlamaya ihtiyacım vardı. Bende ne zamandır adını ‘dram’la duyurmuş bu filmi izlemek istedim. Şunu söylemeliyim ki kesinlikle ağlama ihtiyacımı karşıladı. Fakat yeni dertler de edindim. Film boyunca biri Lee’ye gerçek…devamıBugün benim için pek mutlu bi gün değildi.. bi şekilde ağlamaya ihtiyacım vardı. Bende ne zamandır adını ‘dram’la duyurmuş bu filmi izlemek istedim. Şunu söylemeliyim ki kesinlikle ağlama ihtiyacımı karşıladı. Fakat yeni dertler de edindim. Film boyunca biri Lee’ye gerçek manada sarılsın istedim. İlk yarıda zihnimde hep kendi problemlerim vardı, Lee’nin o hali -neler yaşadığını bilmeden- sırf öylece durarak bile beni ağlatmayı başardı. Zaten burada merak unsuru devreye giriyor, ne yaşamış olabilirsin ki diyorsunuz ister istemez. Ama onun dışında kesinlikle ağır akan bir filmdi ama hızlı bir film olsaydı Lee’nin hislerini bu kadar iyi anlayamazdık.
Bundan sonrasında spoiler vereceğim.
Zira bütün halinin sebebini öğrenince ilk başta direkt zihnimden geçen bunun tamamen bir ihmalkarlık olduğuydu. Tabi durum böyle evet ama ifadesi alındığı sırada “şimdi gidebilir miyim?” Dedikten sonra kafasına silah dayamasından itibaren içiniz parçalanıyor. İnsan ne tuhaf değil mi, delicesine suçunun cezasını çekmek isterken ne zamanı geri alabiliyor ne cezasını çekebiliyor. Sadece yaşıyor. Buna yaşamak denirse. Kendini hayattan öylesine soyutlamış ki yalnızca bir kez gülerken görüyoruz onu, eşine yeğeninin nasıl güldüğünden bahsettiği anısında olduğu gibi yine yeğeniyle teknedeyken gülüyor. Orada dedim ki. Belki.. belki her şey yoluna giriyordur. Ama tekrar bir ev yakma ihtimali devreye girince dedim ki sanırım kader değişmiyor. Yine de ne kadar temkinli olduğunu görüyoruz. Hatalarından ders çıkarmış olduğunu. Üzgünken yeğenini yalnız bırakmak istememesi. Bakamayacağını anladığında tereddüt etmeden sorumluluğu başkasına bırakması vs vs.. Eski eşiyle tekrar karşılaştıkları o sahnede Randi’nin ağlayışı içimi parçaladı. O nasıl bir oyunculuktur ya. Randi’yi suçlayan var mı bilmiyorum ama bana göre asla suçlu değil. Allahım sen kimseyi bu acıyla sınama diye söylenip durdum tekrar tekrar. Birde erkeklerin üzgün olunca dayak yemek istemesi çok garip değil mi. Bu adrenalin ihtiyacından mı ileri geliyor? araştırılsın..
Filmi beğenmeyenleri anlayamıyorum. Dram kategorisine giren bir filmden tam olarak daha ne bekliyorsunuz ki. Yavaş akıyor evet çünkü adı üstünde dram. Casey Affleck zaten oyunculuğunu konuşturmuş. Trajikomik sahneler bile vardı. Yani absürt muhabbetlere güldüm napiyim. Dramda bu değil midir zaten. Yine de bu günlerde bu kategoriden oldukça uzak kalmam gerekiyormuş bir kere daha anladım. Bu günlerde yüksek dozda serotonine ihtiyacım var çünkü..