Spoiler içeriyor
⭐ Kitaplığımda olan kitapları bir daha okuyup yorum yapıyorum ve ajanda tutuyorum serisine başladım kendi kendime. Çünkü unutkan biriyim ve en azından o defteri açtığımda aa evet aşırı güzel bir kitaptı diyip hatırlamak istiyorum.Bu kitapta kitaplığımda olan bir kitap ama…devamı⭐
Kitaplığımda olan kitapları bir daha okuyup yorum yapıyorum ve ajanda tutuyorum serisine başladım kendi kendime. Çünkü unutkan biriyim ve en azından o defteri açtığımda aa evet aşırı güzel bir kitaptı diyip hatırlamak istiyorum.Bu kitapta kitaplığımda olan bir kitap ama tekrar okumayacağım çünkü lisede 3 kere ödevim için okudum. ( E yuh falan demeyin unutkan biriyim demiştim.) Kısaca özet geçeyim ve yorumda bulunayım.
Roman ilk başta anlatıcı tarafından başlar. Anlatıcı çalışırken Raif efendi ile tanışır. Raif Efendi ortamda sessiz, çok fazla iletişim kurmayan biridir. Raif Efendi tercüman bu arada baya iyi derecede Almanca biliyor. Anlatıcı Raif Efendi'nin yaşadığı hayatı anlatır bize. Anlatıcı Raif Efendi hastalandığı zaman evine gelip gider.
Raif Efendi ona bir defter verir defterin içinde gençken yaşadığı büyük aşk vardır. Defteri okumasını istemez ama istediği vakit okuyabileceğini söyler. Raif efendi ağır bir hastalık geçirir ve ölür anlatıcı ise defteri okur.
Raif Efendi'ye çok üzüldüğümü belirtmek isterim çünkü hiçbir zaman ona sen de ne istiyorsun nasıl yaşamak istiyorsun tarzında sorular sorulmamış. Her zaman başkalarının istediği şekilde hayatı şekillenmiş. İstemediği biriyle evlenmiş. ( Keşke yapmasaydı. Konudan bağımsız istemediğin halde biriyle evlenme olayına aşırı sinir oluyorum ama herkesin yaşantısı ve yaşam koşulları nedir bilemem o yüzden yorumsuz kalmak istiyorum bu konuda.) Defterde yazılan aşk hayatının özetine gelecek olursak
Raif Efendi babasının isteği üzerine Berlin'e gider. Bir sanat galerisinde gezinirken tablodaki kürk mantolu kadına aşık olur. Evet tabloya. Tabloyu kürk mantolu madonna olarak isimlendirir ve sürekli gelip gider.Bir gün yine tabloyu izlerken yanına bir kadın ( Maria Puder- tablonun sahibi) gelir. Maria Raif Efendi'ye göre özgür, ne istiyorsa onu yapan biridir. Zamanla Raif Efendi ile yakınlaşırlar. Raif Efendi en çok da Maria'nın onu yargılamadan onu o olduğu için kabullenmesinden etkilenir. Maria da Raif Efendi'yi diğer erkeklerden farklı bulur. Normalde erkeklere karşı önyargılı birisi. ( Olması gereken. 🫣) Maria birazcık çektirdi Raif Efendi'ye sebebi bağlanmaktan korkması idi. Her neyse çok güzel bir ilişki yaşarlar. Raif Efendi'nin babası hastalanınca Türkiye'ye döner. Mektuplaşarak ilişkilerine devam ederler. Bir süre sonra Maria'dan mektup gelmez. Raif Efendi terk edildiğini düşünür. ( Ya neden böyle düşünüyorsun imdat bulana kadar arasaydın gitseydin bulsaydın)
Aradan zaman geçer ve Raif Efendi evlenir. Daha sonra Raif Efendi Frau Tiedemann ile karşılaşır. Meğer Maria Raif Efendi'yi terk etmemiş ona mektuplar yazmış ama ulaşmamıştır. Maria aynı zamanda hamileymiş. Doğumdan sonra ise ölür. Hayatının sonuna kadar Raif Efendi'yi sevmeye devam etmiş.. Raif efendi tüm bunları öğrenince ağır bir yıkım yaşar.
OF GERÇEKTEN NASIL MARİADAN ŞÜPHE EDERSİN YA TERK ETTİĞİNİ NASIL DÜŞÜNÜRSÜN
Maria'ya ayrı üzüldüm ya hamile ve sevdiği adam yanında yok ondan haber alamıyor sevmeye devam ediyor hayatına kimseyi almadan AMA RAİF GİBİLER DE GİDİP EVLENİYOR İŞTE
Raif Efendi evlenmemeliydi ne olursa olsun gidip bulmalıydı Mariayı sonuna kadar da Mariayı beklemeliydi
Keşke Maria ölmeseydi yıllar sonra karşısına çıksaydı ve aşklarına devam etselerdi kitabı okurken "keşke, yaa" demekten yoruldum.
🌟 “Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim. Sen bana, dünyada başka türlü hayatın da mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin.”
🌟Kürk Mantolu Madonna bir şarkı olsa " Bu Kalp Seni Unutur mu - Fikret Kızılok" olurdu .
10/10 🙌🏻