ALTINI ÇİZDİKLERİM ✍🏻 •Bir zamanlar insanlar hayatlarından memnun değillerse devrim yaparlardı. Şimdi alışverişe çıkıyorlar. Tamamen bir hafıza kaybı dönemi yaşıyoruz. -Arthur Miller •Kimsenin kendine ait bir zamanı yok. Kimsenin kendi acısı yok, anısı yok, rüyası yok, arzusu yok. Herkes koronun…devamıALTINI ÇİZDİKLERİM ✍🏻
•Bir zamanlar insanlar hayatlarından memnun değillerse devrim yaparlardı. Şimdi alışverişe çıkıyorlar. Tamamen bir hafıza kaybı dönemi yaşıyoruz. -Arthur Miller
•Kimsenin kendine ait bir zamanı yok. Kimsenin kendi acısı yok, anısı yok, rüyası yok, arzusu yok. Herkes koronun en ortasında en yüksek sesi çıkarmak için çırpınıyor.
•Gönül yorgunluğu ne, biliyor musun? Gökte yıldızın kalmıyor. Gölgen bir yere sığmıyor. İçindeki şarkı içinde boğuluyor. Penceren sokağa bakmıyor. Bütün sevgi sözleri kalbinde cezaya dönüyor. Kirpiklerin hiçbir güzellikle halkalanmıyor. Baktığın bütün sular yeraltına çekiliyor. Sevmek korkusu ayrılıktan çok önce acı veriyor. Dünyanın bütün cenazeleri evinin önünden kalkıyor.
•Dünya, inandığın o yitik cennet değil.
•Birisine bir söz söyleyeceksin; sessizlik boğucu; şu uzun ayrılığa bir özür, bir sitem... kırk cümle kuruyorsun, ağzını açmadan vazgeçiyorsun. İncinme değil bu, insana olan inancını yitirme!
•Her vazgeçişte gövdemiz biraz daha uzaklaşır bizden, diyemedim. İnsan bütün acılardan sadece bir sevgi sözüyle döner dünyaya diyemedin.
•Gönül yorgunluğu ne, biliyor musun? Ölümün, yaşarken hüküm sürmesi insanda.
•İçinde senden başka ses yoksa o ev ölüdür, dedim. Olur mu, dedi, bir tek sen olsan bile o evin içi dünyayla doludur.
•Dünyanın en büyük yalnızlığının insan olduğunu elbette ben de biliyorum!
•Sen konuşmazsan dünya susuyor biliyor musun?
•Yara aynı yara/ Dil aynı dil. // Biz neden bu kadar yalnızız deyip duruyorum neredeyse elli yıldır.
•Yalnızlık işte, dedim.
Yok, dedi, sevmek arzusu.
•Dünyaya gelip de aşık olmadım diyen yalan söyler, ne var ki bu aşkın abdallığını biz yapıyoruz
•Bu dünyada aşık olmayan, dünyaya insan gelir ama hayvan gider.
•Gönül Mecnun oldu Leyla bahane.
•Gücünüzü zeka sanıyorsunuz, şiddetinizi ahlâk, cehaletinizi büyüklük.
•Ayrılık bile güzelleşecek. Arada bir gökyüzüne dokunsanız, toprağı sevseniz, köpekleri kucaklasanız, yıldızları yatağınıza doldursanız, otları öpseniz, çocuklarla konuşsanız, geceyi dinleseniz, fotoğraflarınızı güneşe serseniz...
•Ama siz hüznü sevmiyordunuz değil mi? Nasıl yapacaksınız bunları...
•İyimser bir gökyüzü altında, dünyanın bizimle ağlamasıdır keder.
•Ağlamayı bilmeseydik nasıl yaşardık bilmiyorum.
•İnsan bütün hayatını, sonunda yalnız kalmak için yaşıyor sanırım.
•Sessizlik kimsenin bir başına kaldıracağı yük değil.
•Daha çok geçmişten konuşuruz. Gelecek bizim için acıklı bir zaman artık. Bugünü dersen, yılgınlık gibi bir şey, neyini konuşacaksın. İçindesin işte!
•Bazen bir umutla, acı bir hasretle içimin en derinlerine bakarım. Onca insan, onca ses, koku, acı, sevinç, öfke, heves, dokunuş...
•Güzellik, kinden doğmaz. Anlamak, nefretten doğmaz. Hiçbir büyük düşünce, hiçbir küçük akıldan doğmaz.
•Bilmediğimiz hayatları yaşamadan tüketiyoruz.
•Sözünüz, varlığınıza bir değer katmaz. Sizi insan etmeye yetmez. Başka hayatlar yoksa sizin hayatınız da yoktur. Yazmazsanız özgürlük olmaz. Ve yazmanın pişmanlığı olmaz.
•Unutmak, kişisel acılarımız için belki yaşama gücü verir ama toplumsal acılarda unutmak, ipimizi kendi elimizle celladımıza teslim etmekten başka bir anlam taşımaz.
•Siz denizseniz, uzak-yakın bütün acıları göğsünüzde uyutursunuz; adanızı merhametli bir hasretle kucaklasınız. Yoksa dünya denen, zaman denen bir hoyratlık sizin iyiliğinizi bir mefeste tüketecektir.
•İnsan inandığı şeyler uğruna muhteşem hatalar da yapabilir. Kızmamalısın.