28 Ocak 2026/21.10-23.31 Arkadaşlar ben filmi bi anlayıp geliyorum beklemede kalın😂 Geldiiiiiiimmm🏃🏼♀️ Sıkıldığınız yerde okumayı bırakın🤓Unutmamam adına detaylı ve bol !!!SPOİLERLİ!!! yazdım Fragmanında bir felaket filmi gibi dursa da bu film tam anlamıyla bilimkurgu. Hikaye, Güney Kore’nin başkenti Seul’de geçiyo;…devamı28 Ocak 2026/21.10-23.31
Arkadaşlar ben filmi bi anlayıp geliyorum beklemede kalın😂
Geldiiiiiiimmm🏃🏼♀️
Sıkıldığınız yerde okumayı bırakın🤓Unutmamam adına detaylı ve bol !!!SPOİLERLİ!!! yazdım
Fragmanında bir felaket filmi gibi dursa da bu film tam anlamıyla bilimkurgu.
Hikaye, Güney Kore’nin başkenti Seul’de geçiyo; Kutuplara bir meteor düşüyo ve sular eriyip Tufana sebep oluyo. Şehirler sular altında kalıyo devasa gökdelenlerin bile sular tarafından yutulduğu dev dalgalar her yeri sarıyo. Başlarda anne ve küçük oğlunun hayatta kalma mücadelesini izliyoruz. Yüksek bir apartman dairesinde oturuyolar ve su her dakika yükseğe çıkıyo, onlar da daha yüksek katlara tırmanmak zorunda kalıyolar. Bi yere kadar film bu şekilde devam ederken bi yerden sonra hikaye başa sarıyo ve fark ediyoruz ki yaşananlar gerçek değil simülasyon! İnsanların duyguyu anlamasını sağlayan bir simülasyondan ibaret ve insanların geleceği bu yapay insanların duyguyu kavrayıp insanlaşmasına bağlı, bu simülasyon uzay istasyonunda gerçekleştiriliyo. Anne rolündeki baş karakterimiz Anna, yapay zekaya bu simülasyon sayesinde duygu öğretmeye çalışıyo. Amaçlanan şey ise insanı yapay olarak yeniden yaratmak ve insanlığın devamlılığını bu şekilde sağlamak. Baş karakter Anna tekrar tekrar başa dönüyo, her seferinde belirli farklılıklar ortaya çıkıyo, her seferinde başka dersler alıyo, bir deneyimde; yardım etmeyi ihmal ettiği bir insana, bir sonraki deneyimde yardım etmeye çalışıyo, her seferinde duygusal yük artıyo.
Gerçeklik çizgisinin kesilip simülasyonun başladığı an; İnsan olan Anna’nın bindiği uzay mekiğine öndeki mekiklerden birinin parçalanması sonrasında ortaya çıkan parçanın saplanmasıyla Anna ölüyo. Ölmeden önce de kendisinin bir denek olarak kullanılmasını ve bilincinin aktarılmasını vasiyet ediyo, bu sayede projede eğitilen zihin ya da yapay zeka bilinci Anna’nın bilincine dönüşüyo simülasyon devam ederken gerçek yaşamda daha önce çocuğunu terk etmek isteyen bu anne bilinci bunun büyük bir hata olduğunu fark ediyo sonra çocuğunu defalarca ölümden kurtarıyo, onu sırtında taşıyo, onun için ağlıyo, en sonunda da çocuğun çizdiği, ama gerçek Anna’nın hiç ilgilenmediği resimleri fark eden yapay zeka Anna, böylece simülasyon dünyasında olduğunu fark edip çocuğu buluyo ve testi geçmiş oluyo. Gerçekliğin kesildiği andan itibaren seyrettiğimiz karakter aslında o mekikte ölen Anna’nın bilincinin ve anılarının aktarıldığı dijital bir kopyası. Bu ana kadar izlediğimiz her şey gerçekti, o ana kadar anne karakterinin tişörtünde herhangi bir numara görmüyoruz beyaz bir tişört giyiyo, ama sonradan yataktan uyanma halinde artık üzerinde numara görmeye başlıyoruz, tişörtte olan ve gittikçe artan sayılar simülasyon tekrar sayısını gösteriyo. Anna’ya yardım için gönderilen güvenlik görevlisi de ilk başta gerçekti, simülasyon versiyonlarında seyrettiğimiz güvenlik görevlisi ise Anna’nın hafızasındaki anılardan oluşturulmuş bir yansımadan ibaret. Filmin sonunda onu görmedik çünkü adamın bilinci yeni bir bedene aktarılmamıştı. Güvenlik görevlisinin simülasyondaki amacı; mantığı ve görevi temsil ediyodu. Anna’ya sürekli olarak çocuğu bırakması gerektiğini söylüyodu, eğer Anna güvenlik görevlisine uyup çocuğu bırakmış olsaydı duygularını devre dışı bıraktığı için bu testi kaybetmiş olacaktı. Ama finalde yapay zeka Anna, gerçek Anna’nın çocuğu bulma sözünü yerine getirdi, iki yapay zeka(anne-oğul) arasında duygusal bağ sağlandı ve böylece “Duygu motoru projesi” başarılı oldu, bilinçleri yapay bedene aktarıldı ve yeni bir türün başlangıcı olarak dünyaya gittiler.
Beyni çorbaya çeviren ama izledikçe de merak ettiren bir kurgusu vardı, Anna karakterimiz tek kişilik dev kadro gibiydi, rolü bol aksiyonlu ve fazlasıyla yorucuydu o çocuğu sırtından indirmeden merdivenleri çıktıkça ben izlerken yoruldum vallahi bravo😮💨👏🏻 ama çocuk da çok sevimli ve ponçiktiii🥰