Eşini kaybeden bir adamın psikolojik dramı Davis, eşiyle bir trafik kazası geçiriyor. Eşi ölüyor ama tuhaf olan bir şeyler vardır. Davis in içinden hiç üzülmek gelmiyordur. Eşi Karen ın ailesi ile konuşur, cenazeye gider, onunla birlikte geçirdiği anılarını hatırlar ama…devamıEşini kaybeden bir adamın psikolojik dramı
Davis, eşiyle bir trafik kazası geçiriyor. Eşi ölüyor ama tuhaf olan bir şeyler vardır. Davis in içinden hiç üzülmek gelmiyordur. Eşi Karen ın ailesi ile konuşur, cenazeye gider, onunla birlikte geçirdiği anılarını hatırlar ama Davis tam tersi mutludur. Bu davranışları üzerine eşini sevmediğini ve bu yüzden üzüntü duymadığını düşünür. Ama davranışları giderek tuhaflaşır. Sürekli bir şeyleri parçalamaya ve içlerinde ne olduğunu merak etmeye başlar. Tabi bu davranışlarının sebebi, aslında bastırılmış bir duygudan kaynaklı olduğunu bilmiyordur. Acıdan zevk almaya başlar, hayatı umursamaz, evini bile altüst etmeye başlar. Parasını yutan bir makine için, şirkete şikayet mektubu yazmaya başlar ama mektupta şikayetten çok kendi hayatını ve yaşadıklarını dile getirir. Konuşacak birine ihtiyaç duyduğu için içindekileri kağıda dökmeye başlar. Gel gör ki şirketin bir bayan çalışanı mektuplardan çok etkilenir ve Davis ile iletişime geçer. Davis kadının onunla sohbet etmesinden çok etkilenir ve onu bulmaya çalışır. Tabi buradan anlayacağımız üzere Davis o kadar bunalımdadır ki aslında aradığı şeyin içini dökecek birinin olmasının farkında değildir.
Bizim de Davis gibi olduğumuz bir dönem elbet olmuştur. Onunla olan hikayelerimiz farklı olsa da hepimizin ortak noktası "psikolojik bir travma" . Bazılarımız bu travmayı yaşayarak atlatma uğraşına giriyor. Bazılarımız ise kendini bir hobiye veya dikkatini dağıtacak şeylerle uğraşmaya yöneltiyor. Hepimizin travmalarla yüzleşme şekli farklıdır. Tüm bu hissettiklerimiz bizi hayata yeniden atılmaya itiyor. Yani aslında hepimiz Davis e benziyoruz...
Bu kısım Spoiler içerir!!!
Davis eşinin ölümünden üzüntü duymasa da onu seviyor. Yaşadığı her şey psikolojik bir şey bunun farkındayız. Ama eşinin ölümünden sonra onun başka bir adamdan hamile olduğunu, bebeği aldırdığını ve Karen ın ailesinin bunu bilip sakladığını öğrendikten sonra hala ailesi ile yüzsüz bir şekilde muhattap olmasına anlam veremedim. Böyle bir şeyi senden saklamışlar, sen psikolojik olarak çökmüşsün bunu fark etmemişler. Vurdumduymaz takıldığını ima edip, Karen ın annesinin "keşke aldırmasaymış" lafına maruz kalmışsın. Babası Phill in seni sürekli aşağılamasına göz yumup, üstüne "Karen 'ın hatırası için atlıkarınca açıcam gelir misin" diyorsun. Ailesinin seni küçük düşürmesini geçtim, seni aldatan bir kadın için hatıra inşa etmeye çalışmak nasıl bir genişliktir cidden pes doğrusu. Umarım tüm bunlar psikolojik bir davranıştır. Yani en azından ben böyle umut ediyorum...