Spoiler içeriyor
Kitaba başlarken beklentim düşüktü, beklentimin üstünde güzel bir kitaptı. Bence bu kitapta herkesin çıkaracağı ders, kendini bulacağı noktalar çok farklı. Tıpkı hayatlarımızda yaptığımız seçimler gibi. Hani bazen durduk yere aklımıza gelir ya vaktinde ya böyle değil de şöyle yapsaydım ne…devamıKitaba başlarken beklentim düşüktü, beklentimin üstünde güzel bir kitaptı. Bence bu kitapta herkesin çıkaracağı ders, kendini bulacağı noktalar çok farklı. Tıpkı hayatlarımızda yaptığımız seçimler gibi. Hani bazen durduk yere aklımıza gelir ya vaktinde ya böyle değil de şöyle yapsaydım ne olurdu diye, kitap aslında bu tercihleri anlatıyor.
Kitapta ele alınan pişmanlıkların sonuçları hep kelebek etkisiyle işlenmiş, evet küçük adımların bile büyük ve çok farklı sonuçlar doğurabileceği bir gerçek ama yaşantıların hepsinde ne değişse uzmanlaştığını gördük ve bu beni biraz hayal kırıklığına uğrattı. Örneğin yüzme için olimpiyatlarda yarışan bir sporcu olarak buldu kendini, grubu bırakmasaydı dünya çapında ünlü oluyordu, kahve buluşmasını kabul etseydi mutlu bir evliliğe açılacaktı gibi gibi. Bu her alanda mükemmelleşme durumu biraz baydı beni, yani karakterimiz gerçekten her alanda bu kadar mı potansiyel sahibiydi ve bırakmadığı her işte profesyonel seviyeye gelebilecekti? Biliyorum sonsuz seçenek mevcut ama kitapta orta şeker bir durumdan hiç bahsedilmemesi beni biraz üzdü.
Kitabı okurken dalıp gittiğim vakitler de oldu. Benim de hikayemin Norayla benzeştiği noktalar var. Küçükken yüzmeye gidiyordum ve hızlı bir şekilde ilerliyordum da, ailem de destek oluyordu ama ben tüm hayatımın yüzme olmasından yorulup strese yenik düşüp bırakmıştım. Aklıma sürekli gelir yüzmeyi bırakmasam hayatım nasıl olurdu diye ve çoğu zaman da en büyük pişmanlıklarımdan biri olarak adlandırırım. Bunun dışında da Norayla benzer pişmanlıklarım bulunuyor bu yüzden okurken içine çekti beni.
Ama kitap bende şu farkındalığı yarattı, evet hayatta çok fazla pişmanlığım var ve bu insan olmanın doğasından geliyor aslında. Bizler etkileşim içerisindeki canlılarız ve attığımız her adım bizlere sonsuz olasılık oluşturuyor. Kesinlikle daha güzel olasılıklar olabileceği gibi çok daha kötüleri de mevcut. Daha iyisi için çabalamalı ve hayata tutunmalıyız ama içerisinde bulunduğumuz an için de şükretmeyi unutmamalıyız. Çünkü iyisiyle kötüsüyle bu hayat benim, kök benim, her saniyesini hissetmek ve zenginleştirmek benim elimde.
Son olarak sevgi ve sınırlara değinmek istiyorum. Bence kitabın en değerli katkısı da bu konuda. Hayatınızda sevgiye yer olsun; insanları, hayvanları, bitkileri, çevrenizi sevin ve dışardan gelen sevgiyi de kabul edin. Tablonuza farklı renkleri katın. Ama sınırlarınız olsun. Hayatınızı sevdiklerinizin yönetmesine izin vermeyin çünkü o zaman sizin hayatınız olmaktan çıkar. Onlara kucak açın ama özümsemeyin. Kimse hayatınızda kendinizden daha fazla söz sahibi olamaz.
Buraya kadar okuduysan vakit ayırdığın için teşekkür ederim🤍 Sizlerin fikirlerini paylaşırsanız okumayı çok isterim.