Spoiler içeriyor
Lilya 4-Ever, Doğu Blokunun varoşlarında yaşayan Lilya isimli Slav bir kızın dağılmakta olan hayatını konu alan 2002 yapımı bir film. Sovyetlerin son dönemlerinde geçen filmdeki ana odak noktasının, dağılmakta ve ardında "failed-state"ler bırakmakta olduğunu gördüğümüz Sovyetler Birliği'nin ve tarihe karışmış…devamıLilya 4-Ever, Doğu Blokunun varoşlarında yaşayan Lilya isimli Slav bir kızın dağılmakta olan hayatını konu alan 2002 yapımı bir film. Sovyetlerin son dönemlerinde geçen filmdeki ana odak noktasının, dağılmakta ve ardında "failed-state"ler bırakmakta olduğunu gördüğümüz Sovyetler Birliği'nin ve tarihe karışmış olan komünizm ideolojisinin yarattığı kayıp nesil olduğunu görüyoruz. Filmde Lilya ve Volodya karakterleri dolayısıyla bu kayıp neslin erkek ve kızlarının trajedisi aktarılıyor. Film boyunca eski ihtişamından eser kalmamış olan Sovyet binalarını, otoritesini tamamen kaybetmiş devleti, büyütüldükleri komunizm idealini ve hatta çocuklarını terk etmiş anne-babaları ve nihayetinde hayatın rastgele rüzgarları arasında savrulup duran kimsesiz çocukları görüyoruz. Kimliklerini kaybetmiş olan bu çocuklar için kendi topraklarında hayat yok. Lilya başka ülkeleri düşlerken Volodya hayatın ötesini düşlüyor, hayattan bir beklentisi veya ümit edebileceği bir şeyi yok, merhameti tanrıda görüyor ve ona kavuşmanın özlemini yaşıyor. Bu yüzden Volodya'nın filmin erken kısımlarında çoktan hayatını sonlandırma kararını vermiş olduğunu görüyoruz, ancak Lilya'ya duyduğu çocuksu aşk onu hayatta tutuyor. Öte yandan Lilya ise hayatı için mücadele etmeye devam ediyor, kendisi oldukça hırçın ve dik kafalı bir kız. Aynı Volodya'nın "hadi artık gidelim buradan" demesine rağmen oturdukları banka kazıyarak "Lilya 4-Ever" yazdığı sahnede olduğu gibi (ki özellikle bu sahne tüm filmi özetliyor), ne olursa olsun nefes almaya devam ediyor. Tam olarak bu yüzden onun yavaş yavaş enerjisini kaybettiğini görmek oldukça üzücüydü, böylesine hayat dolu ve hırçın bir kızın dağılışını ve hayatını sonlandırışını izlemek iyi hissettirmedi.
Maalesef filmde gösterilenlerin büyük oranda doğruluk payı var. Özellikle Sovyetler Birliği'nin son dönemlerinde azalan devlet otoritesi ve ortaya çıkan sosyal-ekonomik problemler beraberinde çeteleşme, uyuşturucu, kumar, insan kaçakçılığı vb. problemleri getirdi. Dağılan bu medeniyetin içine doğmuş olan nesil ise tüm bu sorunlarla mücadele etmek durumunda kalan ve bu problemlerden en çok etkilenenler oldu. Örneğin çoğumuzun muhtemelen duymuş olduğu, hem gerçek hayatta hem de kurgusal dünyada yer alan ve çoğunlukla "Natasha" ismiyle stereotipleştirilen Rus hayat kadını tiplemesi, özellikle 90'lı yıllarda Rus mafyaları aracılığıyla kaçırılan Slav kızlarının diğer ülkelere kaçırılıp zorla fahişelik yaptırıldığı devasa insan kaçakçılığı trafiği dolayısıyla bu kadar bilinir hale geldi. Aynı Lilya 4-Ever filminde olduğu gibi, daha iyi bir hayat ümidiyle başka ülkelere kaçırılan kızlar, ülkelerine geri gönderilme tehditleriyle fahişelik yaptırılmaya zorlandı. Bugün Rus kadınlarının bu kadar ilgi görmesinin bir sebebi de gerçek olaylara dayanan ve özellikle medya tarafından zihinlere yerleşmiş olan bu "Natasha" tiplemesi. Maalesef arkasında pek de hoş olmayan böyle bir hikaye var.
Son olarak, filmin sinematografisi yerindeydi, Moodysson'un tarzını sevdim. Bu filmi özelinde çok iyi veya çok kötü diyebileceğim bir tarafı yok, sadece her şey yerli yerinde ve uyumlu hissettirdi.