"Ne korkunç ki, aşkın koşulları öylesine katıydı ki; kısıtlamaları ve özgürlükleri bir biçimde birbirlerine bağlıydı." Sonunda, beni neredeyse reading slump'a sokan(belki de sokmuş olan, çünkü epey bir zamanın ardından bir kitabı ilk defa iki haftadan uzun bir sürede bitirebildim) o…devamı"Ne korkunç ki, aşkın koşulları öylesine katıydı ki; kısıtlamaları ve özgürlükleri bir biçimde birbirlerine bağlıydı."
Sonunda, beni neredeyse reading slump'a sokan(belki de sokmuş olan, çünkü epey bir zamanın ardından bir kitabı ilk defa iki haftadan uzun bir sürede bitirebildim) o kitabı nihayet bitirdim. James Baldwin'in kendi kimliğini yansıttığı ve new yorkta yaşayan siyahiler, italyanlar ve porto rikolular gibi azınlık grupları anlatan kitap, bu anlamda bana Spike Lee'nin Do the right thing filmini oldukça anımsattı. Ancak her zamanki gibi, kitaptaki her karakter oldukça siyah-beyaz, kimseyle empati kuramıyor, olanları aklayamıyorsunuz. Ayrıca giderek karmaşan ilişkiler bir süre sonra insanüstü bir hal almaya başlıyor. Sanırım beni reading slump'a sokan temel sebep de karakterlerin oldukça sinir bozucu ve gerçek olmasının yanında, azınlıkların çatışması veya özgürlük gibi ilgi çekici bir konuyu işlemesine rağmen kitaptaki olayların belirli bir sona varamayışıydı. Yine de, önemli konulara değindiği ve Baldwin'in kalemini taşıdığı için kitabı kısmen beğendim.
"Her nasılsa boşa gitmiş eski dostluklar, eski aşklarla ilgili korkutucu bir yan vardı. Sanki hepsinin içinde gizli gizli ilerlemiş, hatta şu an belki de birinin içinde büyümeyi sürdüren bir tür kanserin varlığı gibi."
"Şimdiden gerçeğin sonsuza kadar değiştirilemeyecek kanatları aynen bir bedeni kaplayan kefen gibi üstlerini örtecek büyüklüğe ulaşmıştı bile."
'"Cenaze törenlerinden nefret ediyorum," dedi sonunda, "Ölenle hiç alakaları yokmuş gibi geliyor bana."
"Öyle," dedi, Vivaldo, "Cenaze törenleri yaşayanlar içindir."'
"Vivaldo'nun bu sabah karşı karşıya kaldığı büyük soru, kendi hayatında hiç, gerçekten, varolmuş olup olmadığıydı. Çünkü, eğer bu güne kadar bir kere bile var olduğundan bahsedilebilirse bugün de hâlâ var demekti ve hemen önünde açılmaya hazırdı dünyası."
"Balçıkla sıvanmış lanet kiralık köşelerinde, izole, edilgin ya da etkin bir biçimde bir arada, güruhlar halinde iç içe yaşayıp, kana susayarak, kan arayarak ve sonuçta etrafa da kan kokusu yayarak yok olup gidiyorlardı. Karşılıklı vurup kırmanın bir sonu olamaz; Tanrı, hırslarında ve ihtiraslarında kişisellikten sıyrılabilen insanları korusun!"
"Kendisi güvenlik içinde ve saygıdeğerken dünya da güven dolu ve saygıdeğerdi; şimdi, bütün dünya aldatmaca, tehlike ve kaybedilmiş şeylerle dopdoluydu; acı her yerdeydi; hangisi daha büyük bir yanılsamaydı?"
"Seni ölümü isteyeceğin kadar yaralayan bir acıyı sineye çekmeyi başarabilirsen, olasıdır ki, bu acıdan yararlanıp daha da olgunlaşabilirsin."
6.5/10