Boyalı Peçe Spoi olduğunu düşünmüyorum o yüzden uyarıyı olduğunu düşündüğüm kısıma koydum ama yine de kitap hakkında hiçbir şey bilmek istemiyorum derseniz okumanızı tavsiye etmem🤚🏻 İlk öncelikle, ben uzun yorum yazdığım zaman hep çıkıp buradan birileri ya yoruma ya da…devamıBoyalı Peçe
Spoi olduğunu düşünmüyorum o yüzden uyarıyı olduğunu düşündüğüm kısıma koydum ama yine de kitap hakkında hiçbir şey bilmek istemiyorum derseniz okumanızı tavsiye etmem🤚🏻
İlk öncelikle, ben uzun yorum yazdığım zaman hep çıkıp buradan birileri ya yoruma ya da mesajla "Yani özetle" yazıyor. Özetleyebilsem zaten kısa birkaç şey yazıp geçerim. Uzun yazmayı seviyorum ki bana kısa bile geliyor konuşmam daha uzun. Zaten kimse okumuyor ben arada hesabımda dolaşıp ne okuyup/izleyip ne düşündüğüme bakmak için yazıyorum. O yüzden "kısa yaz" gibi cümleler kurmayın çünkü kimse için yazmıyorum kendi kendime notlarım yer alıyor. Ama uzunca okumak isteyenlerle gayet hoş sohbet edilebilir. Kullanıcılarda kısa gönderiler daha çok okunuyor gibi ama ben de tam aksine uzun yazılmışsa okuyorum. Bazılarının dikkat süresi o kadar düşük ki birkaç paragrafı okuyamıyor. Neyse, kitapla ilgili konuşmaya gelecek olursam; çok sevdiğim birinin önerisi ile almıştım, uzun zamandıe kitaplığımda duruyordu bir sayfa okuyup yarım bırakmıştım (yks dönemiydi hatırlamak istemiyorum) aradan geçen zaman sonra tekrar zevkine güvendiğim birinin okuyup övgüyle bahsettiğinde, ben de okumaya karar verdim. Dışarı çıkarken çantama diğer eşyaların arasına atmışım, kafede birkaç sayfa okuyayım dedim iki saat geçmişti ve ben hâlâ kitabı okuyordum saat 9'a yaklaştığı için bırakmıştım orada. Bu sabah ise hava o kadar güzeldi ki sahilde bitirdim. Bitirdikten sonra uzunca denize baktım galiba uzun zamandıe böyle bir kitaba ihtiyacım varmış. Geçenlerde de "Uzun zamandır beni içine bütünüyle çekip, gözlerini dolduran bir kitap veya film izlemedim sanırım," demiştim. Evet bu kitap kesinlikle bana bütün bu duyguları yaşattı.
1920'li yıllarda Londra ve Hong Kong'da geçen hikayede Kitty, döneminde de çokça yaygın olan bir anneye sahiptir. Annesine göre Kitty, güzellik ve gençken evlenip, sosyal sınıflarda üst düzeyde bulunmalıdır. Zaman ilerleyip Kitty, büyümeye başladığı zaman herhangi bir evlilik adımı olmadığında annesinin baskısı ve kardeşinden önce evlenme dürtüsü ile düşünmeden karar verip, balolarda sürekli dans ettiği ve kendisine bağlılıkla sevdiğini düşündüğü Walter ile evlenir. Kitty'nin içinde biraz olsun bile Walter'a bir aşk yoktur. Walter'ın sergilediği nazik ve ilgili davranış Kitty'yi gayet memnun ederken, hayatında tutku ile sevdiği ama evli oldukları için imkansız olan bir aşkı vardır. İhanetini öğrenen Walter ile yollar sarpa sarınca artık eski günler çok geride kalmıştır. Onları bekleyen zorlu ve anlaşılması bir o kadar güç olan dönemde koleraya çare olarak beraber araştırma yapmaya giderler. Kim bilir belki de ikisi de intiharı çoktan benimsedikleri için bu yolculuğu artık korkmadan gitmeyi kabullenmişlerdir.
Aldatma. Benim için kırmızı çizgidir. Asla kabulü olmayan bir noktadır. Bir erkek yaptığı zaman normal ve geçici hevesler iken bu durum bir kadın tarafından yapıldığında ne kadar da aşağılık bir olaydır(!) Bir kadının duyduğu aşkı sadece kendi zevkleri için kullanıp bir kenara atan bir erkeğin nasılba sadakatsizce hem evli olduğu kadına hem de sevdiğini iddia ettiği kadına verdiği umutlarla o kadını mahvetmesi insana güven problemini bir daha hatırlatıyor.
Kitapta aldatılan Walter ve kendi içinde birçok duyguyla boğuşan Kitty'nin hikayesini okuyoruz. Olayın dışı bu evet ama aslında daha da derine girdiğimizde bütün olayın Kitty'de bittiğini görüyoruz. Annesinin ondan kurtulma isteği, toplumun dayattığı baskılar ve yaşının ilerlemesi ile anlık verdiği kararı uygulayıp Walter'la evlenip mutlu olacağını sanarken yasak aşkın içine düşüp sadakatsizliği yaşatıp bin katını yaşadıktan sonra kendi içindeki dünyasında kalkınma ve duygularıyla boğuşumundaki dünyasına giriyoruz.
Bazı şeyleri kaybettiğimiz zaman değerini anlaıyoruz. Ama o bazı şeyler için vakit artık çok geç oluyor.
Çok beğendiğim bir kitap oldu. Dili gayet akıcı, kısa sürede bitirebilecek ama etkisinde uzun süre tutacak türde. Benim okuma zevkime hitap eden nadir kitaplar arasına girdi<3 Eklemek istediğim çok şey var özellikle Walter hakkında... Ama çok uzun olunca raf kabul etmiyor ve ben yazmaktan çok konuşmayı seviyorum. Bu kadarlık bir yorum yeterli.
Filmi de varmış, eve gittiğim zaman, akşama doğru, izleyeceğim 💛 Burada yazmadıklarımı orada yazarım.
Fazla samimi yorum kısmı(spoiler!!!!!)
Ay Charlie'nin bütün olaylardan (Kitty'nin sevdiği aptal mahluk) hiçbir zarar görmeden çıkması o kadar sinirimi bozdu ki anlatamam. Ne eşiyle arası bozuldu ki eşi kocasının yaptığı küçük(!) kaçamakları gayet samimi karşılayan biri. Genişlik Konya ovası yani. Bütün olaylardan sonra bile hâlâ Kitty'nin yanına gelip yok "Sevgilim, ah bir tanem, sada sırılsıklam aşığım" naraları atması baydı. Karşımda olsaydı ağzına yapıştırırdım. Salak, işe yaramaz ve kibirli herifin teki. Ama hiçbir şey olmadı bu şerefsize. Bütün sinirim buna.
Kitty bir sahnede, "Sen kör talihimin rastladığı en kibirli ve aptal herifsin sahiden," diyordu. Özetledi bu varlığı.