Uzun zamandır bu kadar saf, fiziksel komediye yaslanan bir iş izlememiştim. Tüm bölümleri arka arkaya koysan bir uzun metraj bile etmiyor ama zaten derdi de o değil: kısa, tempolu ve tamamen görsel mizah üzerinden ilerleyen bir eğlence sunmak. Rowan Atkinson…devamıUzun zamandır bu kadar saf, fiziksel komediye yaslanan bir iş izlememiştim. Tüm bölümleri arka arkaya koysan bir uzun metraj bile etmiyor ama zaten derdi de o değil: kısa, tempolu ve tamamen görsel mizah üzerinden ilerleyen bir eğlence sunmak. Rowan Atkinson yıllar geçse de mimikleriyle, beden diliyle ve o meşhur çaresiz bakışıyla hâlâ aynı etkiyi yaratabiliyor. Diyalogdan çok sakarlıkla güldüren bir komedi özlemişim. Yılbaşı döneminde yayınlanması da bilinçli bir tercih gibi; tam ailece açıp arka arkaya tüketmelik, kafa yormayan ama yüz güldüren bir seri.
Çocukluğumda izlediğim Bebek Firarda filmini hatırlattı bana; belki konu birebir benzemiyor ama “yetişkinin çaresizliği – bebeğin masum kaosu” dinamiği aynı tatlı absürtlüğü taşıyor. Elbette büyük bir senaryo derinliği ya da sürprizli bir kurgu beklememek lazım. Bu iş tamamen Atkinson’ın fiziksel komedi ustalığı üzerine kurulu. Bölümler kısa olduğu için tempo düşmüyor, sıkılmaya fırsat kalmadan bir sonraki talihsizliğe geçiliyor. Kısacası; ağır dram, zekâ oyunları ya da alt metin arayanlar için değil ama saf, temiz ve nostaljik bir kahkaha isteyenler için birebir. Ailece izlenebilecek, yüzünüzü yumuşak bir tebessümle bırakacak tatlı bir kaçamak.
Dizinin Konusu Şöyle, Noel döneminde, kırsaldaki küçük bir kasabaya geri dönen Trevor Bingley (Rowan Atkinson), ilkokuldaki hademelik işinden ayrılmıştır ve geçimini sağlamak için yeni fırsatlar aramaktadır. Noel gösterisine yardım etmeye çalışırken kapının önünde terk edilmiş bir bebek bulur. Başta bunun, gösteride İsa’yı canlandıracak çocuk olduğunu düşünür; ancak kısa sürede durumun sandığı gibi olmadığını anlar.
Bebeği önce polise, ardından sosyal hizmetlere teslim etmeye çalışsa da bürokrasi ve ilgisizlik yüzünden sonuç alamaz. Sosyal hizmetler, yaşanan karışıklık sonrası çocuğun varlığını bile ciddiye almaz. Çaresiz kalan Bingley, Londra’da bulduğu son dakika ve oldukça kazançlı bir ev bakıcılığı işiyle aynı döneme denk gelen bu sorumluluğu gizlice üstlenmek zorunda kalır.
Yılbaşı tatili boyunca bakmakla yükümlü olduğu lüks çatı katı dairesine bebeği kaçak şekilde götürür ve yetkililerin bir an önce gelip durumu devralmasını umut eder. Beklenmedik şekilde, Bingley’in geçmişte iyi bir baba olmuş olması işine yarar. Her ne kadar emzik yerine mantar tıpa kullanmak gibi tuhaf çözümler üretse de, bebeğin bakımını sandığından daha iyi yönetir. Hatta tüm karmaşaya rağmen özenli bir Noel yemeği hazırlayacak kadar kontrolü elinde tutmayı başarır. Bölüm, absürtlükle Noel sıcaklığını birleştirirken, Bingley’in sakarlıklarının ötesinde şaşırtıcı bir “becerikli baba” portresi de çizer.