Günlerdir düşünüyordu; hep aynı şeyi, o kadar büyük bir şeydi ki düşündüğü, neredeyse kafası çatlayackatı. Evreni düşünüyordu. Yıldızların küçük iğne deliklrinden sızar gibi parladığı karanlık gökyüzüne bakmıştı Zackarina. Ne kadar büyük Ve sonsuz O günden sonra neredeyse hep evreni düşünmüştü.…devamıGünlerdir düşünüyordu; hep aynı şeyi, o kadar büyük bir şeydi ki düşündüğü, neredeyse kafası çatlayackatı.
Evreni düşünüyordu.
Yıldızların küçük iğne deliklrinden sızar gibi parladığı karanlık gökyüzüne bakmıştı Zackarina.
Ne kadar büyük
Ve sonsuz
O günden sonra neredeyse hep evreni düşünmüştü. Gündüzleri daha az düşünüyordu. Çünkü yapacak bir sürü işi vardı. Hem gündüzleri gökyüzü mavi bir tavana gibiydi... Biraz olağanüstü yüksek ama bildiğimiz tavan gibiydi işte. Ama akşamları, hava karardığında, o mavi tavan kayboluyor, yerini kapkara evren alıyordu.
Birazdan akşam olacaktı, evren günbatımının ardında pusuya yatmış bekliyordu.
Bir sonu olmalı, diye düşündü Zackarina. Her şeyin bir sonu vardır.
Ama evren, diye düşündü Zackarina, yalnızca devam ediyor, devam ediyor ve devam ediyor. Sonu gelmiyor.
Sen de Zackarina sen de evrenin bir parçasının
Ve kısacası bir an, bütün evren küçüldü altın sarısı gözlerinin ışıltısına sığdı.
Ve sonsuz öyle uzakta bir yerde değil, her yerdeydi ver her zaman vardı.
Eşi benzeri olmayan komik bir hayvan
Hiç kimsenin bir şey yapmaya vakti yok!
Oyun oynadım.. Rüzgarlarla oynadım, suyla oynadım ve oynadım, milyonlarca yıl oynadım, o zaman şimdi olana kadar ve ben, ben olana kadar...
Ben, ben olmadan önce neydim??
Bunu yalnızca sen bilebilirsin!
Bu senin öykün
Belki de hiç bir şey değildim... Ama hayır, öyle olmazdı herhalde??
Ben rüzgardım, diye düşündü. Gökyüzünde yağmurlara üfledim ve yağmur, yağdı, yağdı yüz gün yağdı. Bütün şehir sırıl sıklam ıslandı ve öfkelendi. Ama çadırda yaşayan iki kişi yağmurdan mutlu oldular ve ben o zaman annemin oldum annem de benim ve babam ikimizin.
Kumkurdu yağmur damlalarını saydı. Tek tek, bit tanesini bile atlamadan.
Mor leke, tehlikeli bir şey yaptıktan sonra alınan bir çeşit madalya, öyle değil mi?
Sen böyle küçük şeyler için ağlamazdın! Bütün gün düşersin de gık bile demezsin
Aynı şey değil
O zamanlar ağrımıyordu çünkü eğlenceli bir şeyler yaparken düşüyordum.
Sevgili Zackarina
Seni saat üçte çay ve pastaya bekliyorum
Arkadaşça tırmalaşmalar
Kumkurdu
Gökyüzü dönüyor, dünya dönüyordu. Ve onlar dünyanın ortasında yan yana kumların üzerine uzanmışlardı, kendi dillerinde bağırdılar birbirlerine
Pastell, börelli, hatırlı hutulu hopa lup!
Güneşli, ayylı, şapırt, şup!
Zackarina dünyanın en güzel ayaklarına sahipti. Bu ayaklar hemen hemen her şeyi yapabilirlerdi. Koşabilir, zıplayabilir, bisiklet pedalı çevirir, dans eder, yazları topa vurur, kışları kayak kayar ve daha neler neler yapabilirlerdi.
Büyürken vücudun patlayan mısır taneleri gibi kıpır kıpır olduğunu! Bunu sen ben biliriz, bütün küçük kurbağalarda bilir ama onlar bilmez.
Eğer insan görülmek istemiyorsa bir şeyin arkasına saklanır
Bir çalının veya bir kapının, ya da bir sürü gevezeliğin, lafın
~~~~~
Bu kitabı o kadar çok seviyorum kiii bütün sayfalarını buraya yazabilirim o derece mxmxmss
Çocuk kitabı olarak geçiyor ama içinde efsane mesajlar varr. Çocukların anlayacağı şeyler değil aslaaa 😩😩
2 kitabı daha varmış bulabilirsem onları da alıcamm. Tekrar tekrar okusam da asla sıkılmamm galiba bu beşinci okuyuşum dlxmsks