Bugün aslında uzun zamandır içten içe bildiğim ama inatla reddettiğim bir şeyi sonunda kabul etmiş bulunuyorum. Bu farkındalığa vardım ve bu hem korkunç hem rahatlatıcı. Bu farkındalık beni çürütecek nefessiz bırakacak kalbimi deli edecek başımı döndürecek ve ellerimi titretecek. Ama…devamıBugün aslında uzun zamandır içten içe bildiğim ama inatla reddettiğim bir şeyi sonunda kabul etmiş bulunuyorum.
Bu farkındalığa vardım ve bu hem korkunç hem rahatlatıcı.
Bu farkındalık beni çürütecek nefessiz bırakacak kalbimi deli edecek başımı döndürecek ve ellerimi titretecek.
Ama aynı zamanda beni itecek.Koşmam için.Elimden geldiğince hızlı koşmam için.
Uzun zamandır koşmuyorum ve bunun nasıl bir şey olduğunu unuttum yani ilk başta tabiki zorlanacağım ama alışacağım ve bir süreden sonra hızlanacağım.
Yani evet zor olacak ama olacak.
Olmuyorsa da olacak.
Çoğunuzunda yazılarimdan farkettiği gibi hayatın daha başındayım ve önümde çoğu yetişkin insanın "büyük dönüm noktası"oladak adlandırdığı bir sınav var.
Ve ben her ne kadar sistemi reddetmek istesem ve denesemde gördüğünüz üzere kendi isteğimle teslim oluyorum.
Ben savaştım kendi içimde ve dışımda.
Ama olmadı.Ne bir farkındalık yaratabildim çevremde nede kendimde.Ve sonunda şunu anladım.
Belli bir başarıya ulaşmadıkça istersen en iyi konuşmacı ol en yeni fikirlere sahip ol kimsenin umurunda değilsin.
Ve ben bırakıyorum.Yazmayı,kitapları,filmleri,hayal kurmayı,uyanmak istemediğim rüyalarımı,resim çizmeyi,tutkularımı,uçuk kaçık fikirlerimi,değiştirmek için çabalayan benliğimi.
Bu dünya ve insanlar bizim gibilerini ezer arkadaşlar.Bu insanlar hakları yense susarlar ama biri hakkını savunduğunda ağızlarının fermuarı sonuna kadar açılır.
Ne iyilikten anlarlar ne empatiden ne yaşamaktan.
Her şey belli kaliplara otururlar ve ona göre yaşamızı isterler.Yazıklar olsun empati kuramayan varlıklara ve eğitimci olamamış öğretmen demeye dilimin varmadığı şahıslara.
Evet sustum.Konusmuyorum artık.Evet sivriyim ve yontulmam gerek.
Evet oturdum o kalıplara.
En azından şimdilik.
Umarım bu kısa zaman dilimi unutturmaz bana değişim için çabalayan benliğimi.
Siz yaşayın ama.Ben yaşayamadım ben değiştiremedim ve ben koşamadım.
Ama siz yaşayın siz koşun ve siz değiştirin önce kendinizi sonra ailenizi sonra çevrenizi sonra bütün dünyayı.
Birleryüzleri yüzler binleri binler onbinleri oluşturur.Ve her domino taşı birini etkiler.
Peki farkındalığım ne miydi?
Her şeyi bırakıp sadece çalışmam gerektiğini.
Üzgünüm kitaplarım ve izlemek istediğim filmler bir çogunuzu ertelemek zorundayım.