Spoiler içeriyor
📖 Sissoylu: Son İmparatorluk ~ Brandon Sanderson Kitap benim için özellikle son 200 sayfasında doruk noktasına ulaştı. O kısma kadar daha çok karakterleri ve planı tanıma sürecindeyiz ama final bölümünde gerçekten diken üstünde okuduğum ve heyecanlandığım sahneler vardı. Yine de…devamı📖 Sissoylu: Son İmparatorluk ~ Brandon Sanderson
Kitap benim için özellikle son 200 sayfasında doruk noktasına ulaştı. O kısma kadar daha çok karakterleri ve planı tanıma sürecindeyiz ama final bölümünde gerçekten diken üstünde okuduğum ve heyecanlandığım sahneler vardı.
Yine de küçük bir ama geliyor. Açıkçası ben daha karanlık ve sistem yıkımı bekliyordum. Dünyanın kendisi aslında oldukça karanlık: kölelik düzeni, idamlar, sürekli süren baskı ve gökten yağan kül gibi detaylar bunu açıkça hissettiriyor. Ancak anlatım dili yer yer daha macera tonunda kaldığı için bu karanlık atmosfer benim için biraz geri planda kalmış gibi hissettirdi.
Gelelim en zor kısma...
Kelsier.
Onun yaptığı şeyi bir yandan çok haklı buluyorum. Skaaların ayaklanabilmesi için bir kahramana ve sembole ihtiyaç vardı ve bunu yaratmayı başardı. Ama yine de üzülmeden edemiyorum. Onun finalde de hikâyenin içinde olmasını isterdim.
Vin’in karakter gelişimini ise oldukça başarılı buldum. Yaşına rağmen güçlenmesini ve değişimini okumak güzeldi. Ancak güven problemi olan bir karakter için Elend'e bu kadar hızlı güvenmesi bana biraz ani geldi. Evet iyi bir insan gibi görünüyor ama Vin’in geçmişini düşününce daha temkinli olmasını beklerdim.
Elend karakteri hakkında ise biraz kararsız kaldım. Bir asil olarak skaaların da insan olduğunu ve hakları olduğunu düşünen bir genç olması güzel bir fikir. Fakat kitap boyunca onu daha çok kitap okuyan bir idealist olarak görüyoruz. Devrim yapacak cesareti henüz yok; hatta babasına bile karşı gelebilecek güçte değil. Bu yüzden yaşına göre kral olarak başa geçmesi bana biraz erken geldi. Karakterin geçmişini ve bu düşünce yapısına nasıl ulaştığını daha detaylı okusaydık, yaptıkları bana daha güçlü gelebilirdi.
Kitaptaki en iyi yazılmış kısımlardan biri ise kesinlikle Lord Hükümdar twistiydi. O noktada gerçekten çok iyi bir kurgu hamlesi vardı ve bu olayın sonuçlarının devam kitaplarında nasıl ele alınacağını merak ediyorum.
Bir diğer sürpriz ise Marsh oldu. O kısmı hiç beklemiyordum ve açıkçası görünce sevindim. Keşke Kelsier de bunu görebilseydi.
Büyü sistemi ise kitabın en keyifli taraflarından biriydi. Başta metaller ve güçler biraz karmaşık gelmişti ama yazar sürekli hatırlattığı için bir süre sonra sistem çok net oturuyor. Hatta bir noktadan sonra tüm metallerin etkisine kapıldım. Bir Mistborn olmak gerçekten harika olurdu. Uçabilmek, inanılmaz hız ve güç… Benim favorim sanırım duyguları teskin edebilme gücü oldu, ardından da fiziksel güç veren metaller geliyor.
Çete üyelerine gelecek olursak hepsini kendi alanlarında başarılı ve güvenilir karakterler olarak sevdim. Ama içlerinde en çok Sazed dikkatimi çekti. Hem zekâsı hem bilgisi hem de korumacı tavrı onu benim için en sevdiğim karakter yaptı. Ayrıca Terris halkı da benim için kitabın en merak uyandıran taraflarından biriydi. Oldukça ilginç bir kültürleri var. Sazed’in ait olduğu bu ırk hakkında daha fazla şey öğrenmeyi çok istiyorum.
Hatta şu an seriyle ilgili en çok merak ettiğim şeylerden biri de aslında bu: Vin’in bir Mistborn olmasının dışında başka ne olduğu ve Terris halkının sırları. Yazarın bu konuları ilerleyen kitaplarda daha da açacağını düşünüyorum ve bunu okumak için gerçekten sabırsızlanıyorum.
Bir tek merak ettiğim şeylerden biri de Kelsier’in yakalandıktan sonra gönderildiği Hathsin Çukurları. Orada geçirdiği zamanı biraz daha detaylı okumayı isterdim. Özellikle oradan nasıl kaçtığını daha uzun okumak güzel olabilirdi.
Genel olarak evreni ve kurgu sistemini oldukça merak ettiren bir başlangıç kitabıydı. Bu yüzden serinin devamı olan kuşatma'yı okumak için sabırsızlanıyorum. Evrenin nasıl genişleyeceğini merakla bekliyorum.
Ayrıca bu serinin film uyarlaması yapılacağı konuşuluyor ve açıkçası bunu görmek için oldukça heyecanlıyım. Özellikle sisli şehir atmosferinin, metal güçlerinin ve aksiyon sahnelerinin ekrana nasıl aktarılacağını merak ediyorum. Umarım kitabın ruhunu bozmadan başarılı bir uyarlama yapabilirler.