Spoiler içeriyor
Çıkar çıkmaz izlediğim ve açıkçası hoşuma gideceğini beklemediğim o dizi: Boyfriend on My Head. Benim için toplam 10 bölümlük, kısa ama eğlenceli bir yapım oldu. Jisoo’yu daha önce Snowdrop dizisinde izlemiş biri olarak iki yapım arasında bir karşılaştırma yapmam gerekirse,…devamıÇıkar çıkmaz izlediğim ve açıkçası hoşuma gideceğini beklemediğim o dizi: Boyfriend on My Head. Benim için toplam 10 bölümlük, kısa ama eğlenceli bir yapım oldu.
Jisoo’yu daha önce Snowdrop dizisinde izlemiş biri olarak iki yapım arasında bir karşılaştırma yapmam gerekirse, oyunculuğunu ciddi anlamda geliştirdiğini düşünüyorum. Bazı yerlerde oyunculuğuna dair eleştiriler okudum ama ben bu karakterde onu daha doğal ve rolüne uyumlu şekilde buldum. Duyguyu geçirişi, mimikleri ve romantik sahnelerdeki enerjisi bence gayet başarılıydı.
Dizi daha yayınlanmadan, bu kadar “kusursuz ve yakışıklı” erkeğin bir arada olması bana biraz absürt gelmişti. Fakat izlemeye başlayınca hikâyeyi anlamaya ve aslında neden öyle olduğunu kavramaya başladım.
“Jisoo dizide, sanal dünyada ikinci bir aşk şansı arayan webtoon yapımcısı Seo Mi Rae karakterini canlandırıyor. Gerçek hayatında uzun süre romantizmden uzak kalan Mi Rae, “Aylık Erkek Arkadaş” adlı bir cihaz sayesinde sanal bir dünyaya giriş yapıyor. Bu cihaz aracılığıyla imkânsız derecede mükemmel erkeklerle tanışıyor ve aşkı yeniden keşfetmeye başlıyor.”
Sanal gerçeklik sahnelerini izlerken aşırı eğlendim. Özellikle Single’s Inferno izledikten sonra sanal gerçeklikle o atmosfere benzer bir yere gitmesi ve Jay Park ile dans ettiği kısım o kadar ben ki.
Flörtlerine gelicek olursam Mi Rae flörtleri değiştirdikçe ben de onunla birlikte karar değiştirdim diyebilirim. Tam birine alışmışken yenisi geliyor, “Yok ya bu daha iyiymiş” deyip ona aşık oluyorum. Hiçbirini ayırt edemem hepsini ayrı seviyorum ama kabul etmeliyim ki özellikle Seo Kang-joon karakterine ayrı düştüm. Karakterinin karizması, aralarındaki diyaloglar ve kimyaları gerçekten çok iyiydi. Pembe üniversite ceketi ve o kehribar gözleri… Gerçekten etkileyiciydi. (Hatta ayrı olarak ikisinin başrol olduğu bir dizi izlemek istiyorum)
Diğer tarafta ise Seo In-guk’un canlandırdığı Park Kyeong Nam karakteri var. Mi Rae’nin iş arkadaşı ve aynı zamanda rakibi. İlk bakışta soğuk ve biraz bencil gibi görünse de aslında derinliği olan bir karakter. Ofisin en iyi çalışanlarından biri ve düşündüğümüzden çok daha fazlasını saklıyor.
Açıkçası Park Kyeong Nam ile olan uyumlarını da çok sevdim. İlişkide tam bir “green flag”.Israrcı olmayan, sakin ama ne istediğini bilen bir tavrı vardı. Mi Rae’ye alan tanıması ama aynı zamanda net oluşu çok dengeliydi. Kızılımsı-mor saçlarını da ayrıca çok beğendim. O kadar farklı bir hava katmıştı ki.İkilinin hem iş ortamındaki rekabeti hem de romantik gerilimi çok hoştu. Ofisteki atışmalar, rekabetçi ama saygılı tavırlar ilişkiye ayrı bir dinamizm katmıştı. Ofis ortamları,yan karakterler,renkli ev ortamları hoştu.
Finale doğru sanal gerçeklik kısmı biraz daha geri planda kalıyor ve hikâye gerçek dünyadaki ilişkiye odaklanıyor. Tabii ki bir Kore dizisi klasiği olarak çiftimiz kısa bir “bocalama dönemi” yaşıyorlar. Tam ayrılık demek istemem ama ilişki içinde bir mesafe oluşuyor. Buna rağmen dizi akıcılığını kaybetmedi. Ki Park Kyeong Nam’a da hak verdim. Yani kendim ile tıpatıp benzeyen sanal gerçeklikle tanışsam aklımda bir sürü soru işareti kalırdı ve karşımdaki kişiye karşı duyduğum güven sarsılırdı. Ona rağmen izlerken çok sıkılmadım o kısımlar tadındaydı bence . Ve 10 bölüm olması da hikâyeyi gereksiz uzatmadan güzel bir noktada bitirmelerini sağlamıştı.
Kısacası, hem romantik hem eğlenceli hem de görsel olarak tatmin edici bir diziydi. Beklentimin üzerinde çıktı ne bekliyordum çok bilmiyorum ama. İkilinin arasındaki dinamikleri ve uyumları aklımda kaldı. Bence izlenebilir bir diziydi. 7/10