Spoiler içeriyor
10/10 Ah, tadı damağımda kalan bir film oldu gerçekten. Zootopia kesinlikle izlerken içine çeken bir animasyon. Judy'nin ilk tavşan polis olma hikayesi ve o 48 saatlik büyük macerası gerçekten çok keyifliydi. Hikâye hem çok güzel düşünülmüş hem de çok iyi…devamı10/10
Ah, tadı damağımda kalan bir film oldu gerçekten. Zootopia kesinlikle izlerken içine çeken bir animasyon. Judy'nin ilk tavşan polis olma hikayesi ve o 48 saatlik büyük macerası gerçekten çok keyifliydi.
Hikâye hem çok güzel düşünülmüş hem de çok iyi bağlanmış. Judy'nin asla pes etmeden hayali için savaşması ve kurnaz tilki Nick Wilde ile tanışma hikâyesi inanılmaz eğlenceliydi. O ses kayıtlı havuç kalemin bu kadar önemli bir detaya dönüşeceğini kim bilebilirdi ki.
Nick karakterinin çocukluk anısına gidilen sahne de çok etkileyiciydi. Karakterin neden böyle biri olduğunu görmemizi sağladı. Eskiden dolandırıcılık yapmış olması sayesinde gizli yolları, saklanmayı ve insanların gözden kaçırdığı detayları ne kadar iyi fark ettiğini görüyoruz. Böylece Judy'nin kaçırdığı noktaları tamamlıyor ve hikâyede ikinci ana karakterin katkısı çok güzel hissediliyor. 💖
14 kayıp memeli hayvanın tek bir noktada birleşmesi gerçekten beklemediğim bir şeydi. 😳 Belki tahmin edenler olmuştur ama ben o kadar kaptırdım ki kendimi, gizli laboratuvar bulunana kadar hiç fark etmedim bile.
“Gece uluyanlar” meselesi de çok iyi gizlenmişti. Hepimiz kurtları kastediyor sanıyoruz ama aslında bunun bir çiçek çıkması hikâyeyi daha da ilginç hale getiriyor.
Hikâyenin sonunda, başından beri Judy’i destekleyen koyunun aslında kötü karakter çıkması beni gerçekten şaşırttı. Ama Judy ve Nick’in o ses kayıtlı havuç kalemiyle yaptığı küçük plan gerçekten çok iyiydi. Şimdi düşününce minik bir detay vardı aslında; laboratuvar analizini yapan kişi de bir koyundu yada belki de bir koç. Evet, koçtu boynuzları vardı çünkü. Yeterince dikkatli olunursa tahmin edinilebilirdi.. Belkii ben hariç yakalayanlarınız olmuştur bu minik detayı 😅
Sondaki gelinciği buza atma fikri de baya komikti. Konuşturmanın tek yolu buydu sanırım ve o sahneye gerçekten çok güldüm.
Finale doğru gördüğümüz tren sahnesi ve “küçük bir sorunumuz… aslında büyük bir sorunumuz var” kısmı da oldukça eğlenceliydi.
Ve en sonunda Nick’in ilk tilki polis olma ünvanını kazanması çok hoş bir kapanıştı. Neyse ki hikâyenin devamı varmış. Şimdi ikinci filmi daha da merak etmeye başladım.
Filmin verdiği mesaj da çok güzeldi. Hem eğlenceli hem sürükleyici bir animasyon olmuş. Hatta birkaç yerde kendimi o kadar kaptırdım ki istemsizce çığlık attım, olayın gerilimini bolca hissettirdiğinden. 😄
Ve animasyonlar kesinlikle Türkçe dublaj izlenir arkadaşlar. Orada bir anlaşalım. 🤡 Türkler dublaj işini çok iyi yapıyor çünkü.
Seslendirme Kadrosu başrol karakterler;
∆ Judy; Aysun Topar
Daha öncesinde hiç başka seslendirdiği işi dinlememişim. Ama Judy'nin tiyatro gösterisindeki kanlı sahnesinde ne kadar iyi bir iş çıkarttığını gördüm. Umarım önü açılır 💐
∆ Nick; Cem Yılmaz
Sesin Cem Yılmaza ait olduğunu anlamadım 🤭🤭🤭