Spoiler içeriyor
• İyidi gayet. Anlatmak istediği şey çok mantıklı aslında, insan hayatta ne zaman nereden fırsatlar açılacağını bilmiyor. Bir işe başladığında sonunda nasıl birine dönüşeceğini, nerede ve kimlerle olacağını kestiremiyor. Hayal kurma olayı da bu yüzden var büyük ihtimalle. O kadar…devamı• İyidi gayet. Anlatmak istediği şey çok mantıklı aslında, insan hayatta ne zaman nereden fırsatlar açılacağını bilmiyor. Bir işe başladığında sonunda nasıl birine dönüşeceğini, nerede ve kimlerle olacağını kestiremiyor. Hayal kurma olayı da bu yüzden var büyük ihtimalle. O kadar çok tereddüt doluyuz ki seçimlerimize karşı, bir şeye evet dediğimizde acaba nolacak ya da hayır dediğimizde acaba ne kaçırdım demekten seçimimizin bizim için ifade ettiklerine odaklanamıyoruz. Ben günlük hayatımda çok kararsız olan bir insanım, dün gece bir fikir geldi mesela kütüphaneye gelmek ister misin dedim okey gelirim. Sabah uyandığımda o kadar çok istemiyodum ki bi yere gitmek ki gitmedim de zaten. Aslında gece yatmadan önce aklımdan yarın kütüphane çok sıkıcı geçecek düşüncesini geçirdikten sonra uyudum. Demek istediğim şey aslında bir şeye evet dedikten sonra o eveti korumak o kadar zor bi hale gelebiliyor ki bazen, bu yüzden önemli işte bazı şeylere düşünerek cevap vermek. Ben evey diyebilirim ama benim hayır deme seçeneğim de var. Günümüzde çoğu insanın sorunu bu zaten hayır diyememek. İstemese de sırf karşısındaki kırılmasın, yanlış anlamasın diye hayır diyemeyen ve bazı şeylere katlanan o kadar çok insan var ki. Maalesef bende bazen yapıyorum ve istemediğim bir ortamda olduğumda o kadar çok üzülüyorum ki kaybettiğim saatlere. Bi insanın bir şey isteyip istememesi gerçekten çok önemli şu hayatta çünkü bir şey senin hiç ama hiç ilgini çekmiyorsa o şeyi yaparken aklının içinde o an yapabileceğin başka şeyler vardır. İnsanların düşüncelerine göre hayatı yaşamaktan nefret ederim ama hayatımdaki bazı insanlar yapıyor diye yaptığım şeyler, ya da sırf birisi istiyor diye katlandığım şeyler o kadar çok ki. Bu bazen de sırf insanların gönlünü eylemek için, sıkıtnı çıkarmasınlar diye yaptığım bir şey. Filmde Carl'ın durup dururken bir şeyler yapmaya karar vermesi o kadar hoşuma gitti ki. Karar veremeyen birisi olduğum için bir anda hayatına yeni birilerini alması, yeni şeyler denemesi falan bir tıkta garibime gitti. Neredeyse monoton bir hayat yaşıyorum ki bu biraz da öğrenci olmamdan kaynaklanıyor ama isterdim sanırım bir gün fabrika arkasında çalışayım, bir gün başka bir dilin dersini alıp başka bir günde yağmurda ıslanan balıklara yardım kurumuna destek olayım falan. Bir şeye çok düşünerek evet ya da hayır demekte iyi değil. Evet deseniz aklınız hayır da, hayır deseniz aklınız evet de kalıyor. Bence insanlar korkuyorlar. İki seçeneğin var falan ama ikisinin de o kadar çok opsiyonu oluyor ki ben yoruluyorum bazen hangisi daha yararlı diye karar vermeye çalışmaktan. Bu yüzden hep bir korku oluyor, ne olacağını bilmiyorsun her şey daha kötü olursa nasıl toparlayacağım diye düşünüyorsun ama ya her şey daha iyi olursa? O zaman ne kadar keyif alacağını düşünmüyor insanlar, hayata karşı hep bir korku ve güvensizlik var çünkü. En azından ben böyle düşünüyorum.. Güzel filmdi, ben aslında Jim Carry'nin " bir daha görüşmüyüz bilmiyorum ama şimdiden günaydın, iyi günler ve iyi geceler. " gibi bir şey dediği filmi izlediğimi sanıyordum.
Bu filmde gördüğüm saçmalıklar ise Carl'ın yaşlı kadının fanfinfonunu kabul etmesi ve son sahne. Aptalcaydı..