#karantina23 Film uzun zamandır listemdeydi ve izlemeye hep çekinmiştim. Eğer bu hissi benden başka yaşayan varsa hiç çekinmeden izlesin bence. Raf’taki yorumları okumadım ama internetteki yorumlara baktığımda neredeyse tüm yorumlar çok keskin. Tüm izleyiciler ikiye bölünmüş durumda: çok sevenler ve…devamı#karantina23
Film uzun zamandır listemdeydi ve izlemeye hep çekinmiştim. Eğer bu hissi benden başka yaşayan varsa hiç çekinmeden izlesin bence.
Raf’taki yorumları okumadım ama internetteki yorumlara baktığımda neredeyse tüm yorumlar çok keskin. Tüm izleyiciler ikiye bölünmüş durumda: çok sevenler ve nefret edenler.
Filmden spoiler vermeden bahsetmek çok zor o yüzden önce yüzeysel olarak bahsedip sonra yorumumun spoilerlı kısmına geçeceğim. (Tabii ki belirterek.)
Filmde neredeyse hiç müzik yok ve bana kalırsa bu çok doğru bir seçim olmuş. Böyle çok daha iyi hissediliyor filmin derinliği. Oyunculuklar çok iyi. Javier Bardem’e zaten bayılıyorum; Jennifer Lawrence normalde pek de ilgimi çeken bir oyuncu değildi ama bu filmde gerçekten kendini göstermiş bence. Diğer oyuncuları da aşırı beğendim. Her karakter tam olarak hissettirmeye çalıştığı şeyi hissettirdi bana. Rahatsız olmam gereken yerde çok rahatsız oldum, gıcık olmam gereken yerde de çok gıcık oldum.
Bana kalırsa film çok çok güzel. Çok özgün bir senaryosu var. Eleştirebileceğim bir noktası varsa o da senaryonun işleyişi olabilir: Metafor dolu ve o metaforları çözünce film 10/10 puan vermelik ama eğer tam olarak anlaşılmazsa 6.5/10 falan eder. Gerçi sonlara doğru her türlü anlaşılıyor olay ama şöyle de bi şey var ki her şeyi en son anlayınca başlardaki tüm detaylar havada kalıyor. Bu konuda eksiklik var ama film metafor dolu olmasaydı izleyiciler üstünde bu kadar yoğun bir etki bırakabilir miydi onu da kestiremiyorum.
İzleyip izlememek konusunu soracak olursanız bence kesinlikle izlenmesi gereken bir film. Her şeyin farkında olsanız bile izlerken hem kendinizi hem hayatı sorguluyor ve dünyanın haline çok üzülüyorsunuz. Bu hissi tüm insanlığın tatması lazım bence. İzleyin diyorum ben. Puan olarak da metaforların anlaşılmasıyla ilgili dediğim şeylerden dolayı azıcık kırıp 7.5/10 veriyorum.
🌬SPOILERLI KISIM
Burayı okuyorsanız muhtemelen çoktan bunları biliyorsunuzdur ama yine de bir yazayım:
Javier Bardem: Tanrı
Javier’in yazdığı kitap: Kutsal kitaplar
Jennifer Lawrence: Doğa Ana
Ev: Dünya
Gelen ilk misafirler: Adem ve Havva
Misafirlerin çocukları: Habil ve Kabil
Bebek: İsa
Taş: Koşulsuz sevgi
Öncelikle, bence Jennifer doğa ana için aşırı uygun bir oyuncu olmuş. Kadının o kadar duru bir güzelliği var ki... Aklımda aşırı uyumlu bir bağ oluşturdular. Javier Bardem zaten tuhaf bir şekilde her rolü çok iyi üstlenen bir adam, o yüzden ona yorum bile yapmıyorum.
Filmin, dünyanın yaratılışını bu şekilde işlemesi beni aşırı hayran bıraktı. Hem çok yaratıcı hem de tokat gibi bence. Darren beyin yaratıcılığına mı aşık olsam yoksa cesaretine mi kestiremedim. Politik, dini eleştirileri çok güzel ve vurucu. İnsanların içindeki o karanlık duyguları yansıtışı da aynı şekilde çok güzel. Dünyanın yaratılışı ve düzenin işleyişi konusundaki kısır döngü izleyeni ister istemez rahatsız ediyor ve ürkütüyor. Bir filmin bunu hissettirebiliyor olmasına zaten bayılıyorum.
Filme göre Tanrı’nın umut ve şefkat dolu olması, her zaman affedici davranması kaosun asıl sebebini oluşturuyor. Doğa bu süreçte sürekli zarar görse bile Tanrı insanların kendisini sevmesinden o kadar hoşlanıyor ki bu sevgi ile evreni tekrar tekrar yaratıyor. O sevgiye dayanarak sürekli insanlığa bir şans veriyor. İnsanlık da her seferinde bu beklentiyi boşa çıkarıyor. Ha, bu beklentinin herhangi bir “yaratış”ta Dünya’nın sonunu getirmeme ihtimali var mı, Tanrı ve doğanın birlikteliği bir gün bunu başarır mı orasını bilemiyoruz ve film bitiyor.
Valla çok beğendim. Daha ne desem bilemiyorum.
Not: Film aşırı metaforlu. Yani elbette başka türlü anlamlar yüklemeye müsait.