9/10 - Bu gönderiyi jenerik şarkılarını dinleyerek yazıyorum - Kaçıncı sezon olursa olsun güle güle söylediğim şey "Michel için izliyorum yoksa bir dakika daha izlemem" dublajlı izlediğim için pişmanım hepsinin sesi harika ama Lorelai'ın dublaj sesini duymayınca rahatlayamıyorum. Ne zaman…devamı9/10
-
Bu gönderiyi jenerik şarkılarını dinleyerek yazıyorum
-
Kaçıncı sezon olursa olsun güle güle söylediğim şey "Michel için izliyorum yoksa bir dakika daha izlemem" dublajlı izlediğim için pişmanım hepsinin sesi harika ama Lorelai'ın dublaj sesini duymayınca rahatlayamıyorum. Ne zaman gerginsem, keyfim çok yerinde ve kendimi şımartacaksam, rahatlamam gerekiyorsa bu diziyi açarım. En yakın arkadaşımla birlikte başladık birlikte izliyorduk son sezonda kahpelik ettiği için arkadaşlığımı bitirdim diziyi de tek başıma bitirdim 😁. Diziye hiç yansıtmadım çok çok güzel bir dizi. İkinci sezon ve beşinci sezon arası lanet getirerek izledim nefret kusa kusa ama sonra bu dizi bazı şeyleri fark etmemi sağladı bu yüzden dünyayı ve insanları yargılama şeklim, bakış açım tamamen değişti bana bu kadar önemli bir şeyi kattığını itiraf edebilirim. Sonra keyifle izlemeye devam ettim. Karakterlerin büyük bir çoğunluğunu seviyorum nadir var öyle nefret ettigim cok tatlılar. İyi ki başlamışım tam olması gereken zamanda izlemişim geç kalmamışım erken başlamamışım. Gidişat ve senaryoya asla asla lafım yok her şeyini çok beğendim her şeyi bana çok dokundu. Tek şikayetim Dean'ı senaryoya uysun hadi diye mahvetmeleri. Ben Team Jess olacaktım onu da mahvettiler ya onu da. Bu ilk iki aşkına yazık ettiler Rory'nin. Başka şikayetim yok. Hatta keşke daha uzun olsaydı. Böyle kasabaları çok çok seviyorum çok eskiden beri sevmişimdir böyle birbirine sahip çıkan içinde art niyet taşımayan küçük sevimli kasabaları. Sonunu da çok beğendim tabi. Üzüldüm bitti diye ama kahrolmadım içimde bir boşluk varoldu ve büyüdü. Hayatta en çok değer verdiğim kişiye anlatırdım izledikten sonra karakterlerin dedikodusunu yapar diziyi konuşurduk. Benim en sevdiğim aktiviteydi bu. İçim buruk artık yapamayacağız... o kalsın yeter ki tekrar tekrar izlerim ben diziyi.
-
Karakter yorumlarım (gönderiyi uzatmamak için kısa tutuyorum)
Lorelai'ın o sarkastik yapısı ve iğneleyici şakaları başta beni rahatsız ediyordu, bunaltıyordu, boğuyordu sonra bana geçti ama hiç şikayetçi değilim güzelmiş. Başlarda nefret etsem de favori ikinci karakterim. Travmayla baş ediş şekli beni üzüyor ve onu anlıyorum.
Michel BAYILIYORUM SANA EN SEVDİĞİM KARAKTER YAAA fransız aksanını saklamadan ingilizce konuşmasına hastayım. O tavrı beni bitiriyor izlerken zorbalanıyorum my pretty noble gay man. Onun olduğu sahneleri geriye sarıp sarıp izliyorum cok seviyorum. Birazcık çok çok azıcık daha duygu ekleseler tamamdı. Senin hakkında cok konusurum ama kısa tutmaliyim...
Luke en sevdiğim üçüncü karakter. Normalde ikinciydi Lorelai son sezonlarda bana daha yaklaştı. Sebebi Lorelai değil Luke'un kendisi. Kendi yaptı. Tam istediğim gibi bir adamdı ki öyle de yani... olmayacak şeyler yaptı.
Emily ve Richard. Sizden nefret ediyorum ve size üzülüyorum ilişkimiz böyle sizle. Harika bir çiftsiniz cidden öylesiniz ve Richard'dan daha az nefret ediyorum ama cidden ikinizden çok nefret ediyorum. Bazen sizi anlıyorum yine de hak etmiyorsunuz.
(Anna ve Taylor'dan daha fazla nefret ediyorm)
Lane'in potansiyelini deli dehşet harcadılar çok kızdım çok kızdım ama annesi yüzünden olacaklar aslında açıktı ben sonradan gördüm. Rory ona asla asla asla iyi bir arkadaş olmadı kesinlikle ve Rory onu hak etmiyor. YOLLU RORY BETER OL.