Spoiler içeriyor
"İnsan hiçbir şeyden ölmüyor ; bak, ben de sevinçten ölmedim nitekim." AŞK ÜÇGENİ NOT : İnsanların dünyanın düz olduğuna ve kutsal parşömen kağıdına el yazısıyla yazılmış tanrı gerçeğinin kategral kütüphanesinde saklı olduğuna inandıkları karanlık ve ürkütücü bir çağ. Modern düşüncelerin…devamı"İnsan hiçbir şeyden ölmüyor ; bak, ben de sevinçten ölmedim nitekim."
AŞK ÜÇGENİ
NOT : İnsanların dünyanın düz olduğuna ve kutsal parşömen kağıdına el yazısıyla yazılmış tanrı gerçeğinin kategral kütüphanesinde saklı olduğuna inandıkları karanlık ve ürkütücü bir çağ. Modern düşüncelerin kilise tarafından yasaklandığı bir dünya. Matbaa harfleriyle yazılmış bir tek sayfa için bile ölüm cezası verilen bir dünya...
*Kitap ile ilgili yapmış olduğum bir kaç araştırmaya göre kitabın asıl ismi Notre Dame' de Paris şeklindeymiş. Türkçeye tercüme edilen adıyla Notre Dame'ın Kamburu Hristiyan Avrupa kültürünün ürünüdür. Romana ismini veren kambur Quasimodo' dur. Quasimodo kelime anlamıyla "yarım, yamalak" anlamına gelmektedir. Quasimodo'ya bu ismi veren rahip Claude Frollo adında bir papazdır. Papaz ona Quasimodo ismini vererek bir yandan onu kabullenirken diğer yandan kelime anlamıyla onu ötekileştirmektedir. Quasimodo tamamlanmamış bir taslaktır. Zaten öteki olan tam değildir eksiktir ve bu eksik onun varoluşuna ilişkindir. Bir şeye isim koymak onu diğerlerinden başkalaştıran ya da ayırt eden özelliklerini saptamak bir anlamda onu özelliştirmek demektir. İnsanoğlu, kavramlardan ve kategorilerden yola çıkarak, hükmetmek istediği gerçeği düzene sokar.Quasimodo daha kundaktayken bile, fiziksel görünümünden dolayı, Yunan mitolojisindeki Cehennem nehirlerinden birisi olan "Phègèto nehrinin kıyısında bulunmuş, bakmanın bile günah olduğu bir hayvan, bir canavar, bir Yahudiyle bir domuzun çocuğu olarak görülmüştür. Herkesin Quasimodo'yu dışlamasına ve iğrenmesine rağmen, Claude Frollo'nun merhamet duyguları kabarmış ve onu evlatlık olarak almıştır.
*Romanda çatışmalar romanın ana karakterlerinden olan Esmeralda adında güzel çingene kızının etrafında şekillenir ve bir aşk üçgeni vuku bulur. Bu aşk üçgeninde Esmeralda çapkın, ayran gönüllü bir subayı saf ve temiz duygularla severken ; kilisenin papazı ise papazlığın getirdiği bir takım kurallardan ve bir çingene kızına aşık olmaktan utandığı için Esmeralda'yı gizlice sinsi ve şehvet duygularıyla sevmektedir. Quasimodo ise Esmeralda'nın kendisinden iğrenip korktuğunu bilse bile onu kendi canına kıyacak kadar çok sevmektedir.. Romanda Quasimodo'nun çirkin olması Esmeralda'nın ise güzel olması bana bir parça Güzel ve Çirkin masalını anımsatsa da bu hikâyenin sonunda Quasimodo yakışıklı bir prense dönüşmedi. Çünkü çirkin yaratılmak Quasimodo'nun kaderiydi, aynı zamanda ölmekte onun kaderiydi...
*Bana göre romandaki kilise papazı Esmeralda'yı saplantılı olarak sevmektedir ya da hiç sevmemektir. Sevdiğini sanmış da olabilir, bilmiyorum. Kilise papazı kendini bildiğinden beri papazlığın getirmiş olduğu bir takım gereklerden ötürü hep kadınlardan uzak durmuştur ve kendini şehvet duygularından arındırmak için çeşitli şeylere uğraşmıştır fakat kendi içinde bastırdığı bu amansız şehvet duygusuna daha fazla direnemeyip sonunda teslim olmuştur. Doğru ya insan bastırdığı duygunun eseri olurmuş...
*Romanın sonunu yazmak istemiyorum. Orası da siz değerli okuyucuların merakına kalsın. Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar diliyorum.
(Victor Hugo Bey duymasın ama ilk 150 sayfa pek keyifli değil gibi geldi bana izlemek isteyenler filmini izleyebilir fakat filmi kitaptan biraz farklı) :)