2017 yapımını birkaç kez izlemiş biri olarak, 2014 yapımını da oldukça farklı ve başarılı buldum. Burada amacım iki yapımı kıyaslamak ya da hangisinin masala daha sadık olduğunu, hangisinin daha başarılı olduğunu söylemek değil. Sadece izleyecek olanların fikir sahibi olabilmesi için,…devamı2017 yapımını birkaç kez izlemiş biri olarak, 2014 yapımını da oldukça farklı ve başarılı buldum. Burada amacım iki yapımı kıyaslamak ya da hangisinin masala daha sadık olduğunu, hangisinin daha başarılı olduğunu söylemek değil. Sadece izleyecek olanların fikir sahibi olabilmesi için, gözlemlerimi karşılaştırmalı bir şekilde paylaşacağım. :) Ama yine de 2017 yapımı masalına daha yakındı sjhjh
Her iki yapımda da değişmeyen bir unsur var: Bir Kırmızı gül davası sjhjh Ama bunun dışında 2014 yapımı görsel açıdan o kadar zengin ki biraz ürpertici de olsa o renkler, şatonun ihtişamı, gül bahçeleri, orman... açıkçası o evrenden çıkmak istemedim.. Belle bile o canavarla orada yaşamanın bir yolunu bulduysa belki ben de bulurdum mesela bir ayıyla sjsjss neyse orman ve özellikle o mitolojik dokunuşlar—altın geyik, orman ruhları, karanlıklar, rüyalar, lanet, periler—hepsi filme ayrı bir masalsılık ve gizem katıyor, adeta büyülendim...
Filmle ilgili tek eleştirim bu versiyonda ben duygusal bir derinlik bulamadım. Karakterler sanki biraz mesafeli, ilişkiler soğuk kalmış gibi.. Görsellik müthiş, şato, orman, ışıklar, renkler… hepsi göz alıcı, ama içten bir bağ kuramadım. Mesela Belle’nin Çirkin’e nasıl aşık olduğunu anlamak zor.. çünkü Çirkin Daha doğrusu namı değer canavar sempatik ve sevimli değil djhjhh Oysa 2017 yapımındaki çirkin utangaç, kırılgan ve duygusaldı sjhjhj şimdi bana "Canavarın da duygusalı mı olurmuş" demeyin lütfen sjhjhj Buradaki Çirkin daha sert, yer yer zorba ve ürkütücü Umarım rüyama falan girmez hjhjh yapımlardaki Canavar karakterlerini karşılaştırıyorum çünkü ben 2017 yapımında çirkin korkutmak için sivri dişlerini çıkarttığında korkmuyordum, aksine gülüyordum, çünkü sevimli ve komikti sjhjj Ama burada… burada bildiğin dümdüz canavar var... İçinde insanlık kalmamış, vahşi ve ürkütücü. Öyle ki bir sahnede bir domuzu çiğ çiğ yiyor, üstüne hiçbir şey olmamış gibi, Belle'i kendine mecbur ettiğini bilmiyormuş gibi ortada hiçbir duygusal bağ yokken gelip Belle’i öpmeye çalışıyor. Yani insan ister istemez "bir dişini fırçalasaydın bari" diyor. sjhjhj Belle’nin verilmiş sadakası varmış Allah'tan öpemedi sjhjhj burdaki Çirkin kesinlikle romantik bir figür değil; daha sert, daha vahşi, yer yer rahatsız edici, ayrıca zorba. Ama işin ilginç tarafı, bu da filmi daha sürükleyici ve heyecanlı yapıyor..
Ama yukarıda da bahsettiğim gibi her yapım aslına sadık kalmak zorunda değil bu da içeriği ve görselleri ile zengin ve özgün bir yapım olmuş.. İncelememi filmden sevdiğim alıntılarla bitirmek istiyorum, izleyecek olanlara şimdiden iyi seyirler diliyorum.. :)
"Üzgün bir kız görünce herkes kızgın olduğunu zanneder. Çok mutlu olduğunda da deli zannederler.."
"Kimi zaman insanın ruhu daralır, inancı sarsılır ve geriye sadece şüphe kalır."
"Bundan sonra bir canavarsın. Sadece bir kadın seni kurtarabilir. Ama hangi kadın seni sevebilir ki? Sonsuza dek bu lanetle yaşayacaksın!"
"Bir güle karşılık bir can vereceksin!"