Atsız'ı anlamak için okumak yetmez! Hayatını, fikrini, ideolojisini bilmen lazım! Bilmeden okursan ne dediğini anlamazsın, sözcükler dizisi der geçersin! "Bu mu la büyük Türk Milliyetçisi?"dersin! "Bunun neyini bu kadar övüyorlar" da dersin. Ama bilirsen her sözcüğüne anlam yukledigin, ne yazmışsa,…devamıAtsız'ı anlamak için okumak yetmez! Hayatını, fikrini, ideolojisini bilmen lazım! Bilmeden okursan ne dediğini anlamazsın, sözcükler dizisi der geçersin! "Bu mu la büyük Türk Milliyetçisi?"dersin! "Bunun neyini bu kadar övüyorlar" da dersin. Ama bilirsen her sözcüğüne anlam yukledigin, ne yazmışsa, ne yasamissa okumak istediğin, her defasında neden daha önce tanımadığına yandigin, tanidigin hicbi yazara benzemeyen bi yazar bulduğunu düşünürsün. Evet Atsız büyük bir TÜRK Milliyetçisi! Türkçülük uğruna tabutluklardan korkmayan bir Türkçü. Milliyetçi misin?" sorusu bana her zaman cok sacma ve gereksiz gelir. Her insan milletini sever, bunun suç olması aşırı rahatsız edici. Her insan mensubu olduğu milletle gurur duyabilir! Bugün dilinden, dininden, edebiyatından, sinemasından, dizisinden, sanatından, medeniyetinden(!) hayranlıkla bahsedilen diğer milletlere olan sevgi ve ustunluk faşistlik degil ama kendi milletinin kahramanlıklarıyla övünmek faşizm! Evet Türk'üm ve milletini seviyorum! Başka bir milleti de aşağılamıyorum! Bunun neresi faşizm! Öyleyse bile milletimi sevmekten, yuceltmekten gurur duyarım!
.....
Kitaba gelince Atsiz'in eserlerinden roman olarak okuduğum ilk romanı. Kitap gerçek üstü bir anlatıma sahip olmakla birlikte psikolojik tahlillerle dolu. Bir sonraki sayfada ne olacağı, nasil ilerleyeceği hakkında fikir yürütemiyorsun! Sonuna gelene kadar da nasil biteceğini nereye varacağını tahmin etmek imkansıza yakın. Atsız müslüman değildir ama hicbi zaman da kendini ateist olarak görmemiştir. Ona göre din de dil gibi milli olmalıdır. Milli dinin neyse ona inanmalısın. Ona göre müslümanlık arabın dinidir. Kendisinin her fikrini benimserken bu konuda saygı duymakla birlikte ayrışıyorum. Kitabın sonu biraz.... yok yok biraz degil baya şirke giriyor. Muhteşem bir yazım ve anlatım olmasına rağmen bu şirk olayi hos olmamış. Bu da onun inancı kim ne diyebilir ki!?
****************spoiler içerir********************
Ana karakter Selim Pusat aslında Atsiz'in ta kendisidir! Kendisi de bir askerdir ve askerlikten men edilmiştir! Sonrasında öğretmenlik ve kütüphanecilik yapmıştır. Oyle ki geri gelen mektup atandığı bir okulda aşık olduğu yeşil gözlü, guzel bir öğretmendir. O zamana kadar gönül işlerine meyletmeyen Atsız zamanla kendini bu aska kaptirir ve açılmak icin hanımın dolabına bi mektup bırakır. Mektupta bir şiir vardir. Hanim öğretmen zarfı bulur ve Hüseyin Nihal Atsız'dan olduğunu anlar ve bunu okumadan geri verir. Askin dersi ve öğretmeni olsaydi bu siir olabilirdi (ama sen açmadan geri ver vaayyy anasını sayın seyirciler waaaayyy!!!) Ask bir siir olsaydi kesinlikle bu siir olurdu!O mektuptaki şiirin adı da buradan gelir. Şiir 'Geri Gelen Mektup'tur. Hani metefor metefor diyoruz ya bu kitap büyük meteorlar barındırır, kesinlikle zaman kaybı değildir kişinin kendine ödülüdür! Vaktiyle bir Atsız varmış var olsun. #AtsızıAnıyoruz