Spoiler içeriyor
Filmi izledikten sonra "iğrenç" ile başlayan cümleler kurmak filmi sadece yüzeysel izlediğinizi gösterir. Aslında filmde geçen hiç bir olay iğrenç olarak nitelendirilemez. Yönetmen, günlük hayatınızda bilinçsiz olarak karşılaştığınız fakat farkına varamadığınız veya göz yumduğunuz olayları bir çatı altında toplamaya karar…devamıFilmi izledikten sonra "iğrenç" ile başlayan cümleler kurmak filmi sadece yüzeysel izlediğinizi gösterir. Aslında filmde geçen hiç bir olay iğrenç olarak nitelendirilemez. Yönetmen, günlük hayatınızda bilinçsiz olarak karşılaştığınız fakat farkına varamadığınız veya göz yumduğunuz olayları bir çatı altında toplamaya karar vermiş.
Bir dizi kurallara göre yaşayacakları belirtilen 18 gencin (aslında 17, birisi malikaneye gitmeden önce öldürülüyordu.) başında dört tane yönetici bulunmaktadır. Bu gençlerin hayatı dört yöneticiye bağlı ve onlara göre şekilleniyor. Burayı günümüz dünyasına göre düşününsenize. Bizim hayatlarımız kime bağlı? Başımızdaki devlet büyüklerine, bizi sömüren faşistlere bağlı değil mi? Daha dün 80 gün sınav süresi varken bir anda 50 güne çekilmedi mi? Medya ve manipülasyon tekniklerine kadar bütün hayatımızı etkileyecek mekanizmalar ile günlük olarak yiyeceğiniz yemekten giyeceğiniz giysiye kadar sizin yerinize seçim yapmıyorlar mı? eee başımızdaki yöneticiler de aynı filmdeki gibi bizim dolaylı olarak hayatlarımızı s*'kmiyorlar mı? Orada geçen cinsel birlikteliklerin hepsinin bir anlamı var.
Oradaki malikane ellerinde sonsuz güç bulunan faşist yöneticilerin dünyası iken oraya zaten doğar doğmaz giren genç tabakadan insanlar içinse, yönetmenin deyimiyle "cehenneme giriş" değil midir? Bir birey doğduğu andan itibaren bir yönetime bağlı kılınıyor ve resmen o yöneticinin o ülkenin malı oluyor. Heh işte o malikaneye giriş tam olarak bunu anlatıyordu. Bilinçsiz olarak geldiğin bu dünyada hiçbir bakımından özgür değilsin, bütün özgürlüğün yöneticilerine bağlı.
Peki bu malikanede dönen çemberler nedir? Bu çemberleri kurgulayan or*'spu nitelikli hikaye anlatıcılarına sormak gerekir. Allandıra ballandıra anlatılan seks hikayeleri bireylerin bilincinde şehveti, tutkuyu ve arzuyu tetikliyor, akıllarına gelmeyecek şeyleri getirtiyordu. Bu çemberler sadece yöneticiler tarafından oluşturulmuyor, onlara dayatılan bir ikinci akıl bulunmakta ve her ne kadar işlevsiz gözüken bu ikinci akıl, aslında gençleri yönetime karşı domaltan fikirleri doğurmaktaydı.
Cinsel eğilimler olan homoseksüellik, heteroseksüellik ve biseksüelliğin en çok yaşandığı ilk çemberdeki fanteziler, insanların içlerinde bulunan azgın oluşumların ellerine geçen bir fırsatta nasıl işkenceye dönüşeceğini çok güzel görsel etmiştir. Cinselliğin doruk noktası sadizmi doğurur. Bu aralar fazlaca maruz kaldığımız cinsel hikayeler, filmde geçen ilişkilerin pasif halidir ancak kazanılan fetişlerse filmde konu edilen sadistliğin birebir aynısıdır. Yarattığınız fetişlerin temeline ve bu fetiştin neyi beslediğine bir bakınız.
Bir diğer çember olan bok çemberi ise yöneticilerin bizlerle yediği her zaman ki boklar. Bu boklar asla size iğrenç gelmemeli çünkü ana besinize iğrenç demeniz mantıklı değildir. Her gün bir üstünüzün size dayattığı boka mecbur kaldığınızı ve sizin de bu boku bir altınıza dayattığınızı unutmayın. Stabil işleyen bir süreçtir bu, her birey çıkarına bağlı diğerlerini tüketmeye çalışır. Çıkara dayalı bu sistemde hem boku yer hem de yediririz. Bu bokun başka bir toplumsal sorunumuz olan 'fastfood' alışkanlığımızın yöneticiler tarafından bize bahşedilen bir kitlesel yok oluş projesinin leitmotivinin farklılığı olarak algılayınız. Obezite sorunu ise bu boku ne güzel yediğimizi gösteriyor.
Son çember olan kan çemberi ise on numara sondur benim için. Tabii ki de bu kadar şeye maruz kaldıktan sonra yöneticilerimiz gençleri serbest bırakmayacaktır. Zaten gençler malikaneye girdikleri andan itibaren ölmüşlerdir. Ancak bu ölüm öyle basit olmamalıdır. Bir dizi işkenceyle bu ölümler süslenmelidir. Aynı günümüz dünyasında cinsel özgürlüğün tanınmaması, ekonomik sıkıntıların olması, eğitim sistemi bozuklukları, sınıf farklılıkları, sağlık sorunlarının giderilememesi vb. faktörlerin günümüz yöneticileri tarafından günümüz insanını süründürme prensibi gibi değil midir sondaki işkence sahneleri?
Bu film bir başyapıttır, zevkle izledim ve öğrendim...