Kalbimi açıp içine pul biber dökseler içim bu kadar acır mıydı bilmiyorum. İzleyecek film ararken tamamen şans eseri denk gelip izlediğim 4 bölümlük Netflix mini dizisi. Dram dolu bir gerçek hikayeye dayanıyor. O yüzden finallerim yaklaşırken izlemeseydim keşke diye düşündüm…devamıKalbimi açıp içine pul biber dökseler içim bu kadar acır mıydı bilmiyorum.
İzleyecek film ararken tamamen şans eseri denk gelip izlediğim 4 bölümlük Netflix mini dizisi. Dram dolu bir gerçek hikayeye dayanıyor. O yüzden finallerim yaklaşırken izlemeseydim keşke diye düşündüm açıkçası, bu dönemde ağır geldi bana biraz. Ha, şunu söylemeliyim ki hangi dönemde izlerseniz izleyin her türlü ruhsal açıdan ağır bir yapım zaten -dram sevmiyorsanız dayanabileceğiniz bir dizi değil pek- ama eğer ruh haliniz de çok iyi değilse hiç başlamayın, biraz bekleyin derim.
Gelelim konuya. 14-16 yaş aralığındaki 5 gencin, işlemedikleri bir cinsel suç yüzünden haksız yere hüküm giymesini anlatıyor. Çok fazla içeriğe girip spoiler vermeyeyim ama şunu diyeyim ki bol ırkçılık taşlaması mevcut -haklı olarak-. Buna dair en çok içe oturan replik de şuydu bence: “Gözleri bağlı Adalet Ana’nın bile göreceği ırkçı fikirler var.”
Olayların başkahramanı olan beşli, o kadar genç ve masum ki kalbim dayanamadı bazı yerlerde. Özellikle o sorgu sahnelerinde, duruşma sahnelerinde “Hiç izlemesem mi acaba?” diye düşündüm. Bol bol gözüm doldu, olayların içine girip onları savunasım; avukatlıklarını yapasım geldi. Onlarla güldüm, onlarla üzüldüm, onlarla sinirlendim. O baskıyı hepsiyle beraber hissettim. Toplumdan, hatta ailelerinden bile dışlanışları gerçekten izleyene yük oluyor.
İzlerken hem medyayı hem toplumu hem suçlaları hem de suçlu sıfatı yapıştırılmış insanları düşünüyorsunuz bol bol. Sırf bu sorgulatıcı yönü bile “Kesinlikle izleyin.” demem için bir sebep. Dünyanın daha güzel bir yer haline gelmesi için belki de üstüne düşünmemiz gereken şeyler arasında ilk sırada olan konular... Kime, neye, neden, neye dayanarak inanıyoruz; bizi bu inanca itenler neler? Doğru olanı savunduğumuzu düşünürken aslında hiçbir dayanak noktası olmayan olaylara taraf olabilir miyiz? Ve belki de en önemlisi bu esnada bir başkasının hayatını mahvedebilir miyiz? Bir başkasını haksız yere esir ediyor olabilir miyiz? Yaptığımız yanlışın farkına bile varmadan onun toplumdan, ailesinden dışlanmasına sebep olabilir miyiz? Oluyor muyuz? Medyaya ne derece güveniyoruz? Bize doğru olduğu söylenen şeyleri ne kadar araştırıp da peşinden koşmaya başlıyoruz? Veya en basitinden gerçek nedir? Tanımadığımız insanlar hakkında neyi savunup neyi yeriyoruz ve bunu neye göre yapıyoruz? Bu soruları kendime çok sordum. Hem başkalarının vicdanını hem de kendi vicdanımı çok sorguladım. Ve Netflix’in orijinal yapımlarına pek de bayılmayan biri olarak, bana bunu yaptırabildiği için onu ilk defa bu kadar takdir ediyorum.
Yorumlarda çok uzatıldığına dair şeyler okudum fakat ben aynı fikirde değilim. Hikaye bir kere çok yoğun ve diziyi yapanlar bunu gerçekten aktarmak istemiş. Sanki sakin sakin anlatmak, aceleye getirmeden ince ince işlemek istemişler ve bu yönü de çok hoşuma gitti zaten. Kaldı ki hikayeyi falan geçtim; oyunculuklar, çekimler, kurgu inanılmaz güzel. Özellikle çocuk oyunculara bayıldım. Korey Wise’ı canlandıran oyuncu muazzam iş çıkarmış. Müziklere diyecek lafım yok, çok çok iyilerdi.
Ne kadar ağır olursa olsun, boş bir vakit yaratıp bu diziyi izlemenizi isterim. Dediğim gibi dram sevmiyorsanız zorlar ama gerçekten izlenmesi gerektiğini düşündüğüm bir yapım. (Aman depresif veya yoğun bir döneminize denk gelmesin...)
Diziyi izledikten sonra hikayede anlatılan olayın gerçek versiyonunu da araştırdım. Anlatılan kişiler ne yapmışlar, nerelere gelmişler bir baktım. Diziyi izlemeseniz de The Central Park Five (Central Park Beşlisi) şeklinde araştırabilirsiniz siz de, bilinmesi gereken bir hikaye bence.
SPOILER🗣 Anlatılan karakterlerin gerçek hikayelerini okuduktan sonra, şu anda bulundukları yerle ilgili olarak çok mutlu oldum ve insanlık adına gurur duydum. Belki de en çok çileyi çeken Korey Wise, çıktıktan sonra hukuk okumuş ve şu anda haksız yere hüküm giyen insanlar için ücretsiz avukatlık yapıyormuş mesela. Bu harika bir şey. Yusef Salaam kitap yazmış, yargıda içeriğinden emin olmadığım birtakım değişiklikler için çeşitli faaliyetlerde bulunuyormuş. Diğerleri hakkında da bir şeyler vardı fakat tam hatırlamıyorum. Bu insanların hayata küsmemesi, hayatla barışık olması inanılmaz güzel bir şey. Hem onlar hem de onların yardım ettikleri insanlar adına çok mutlu oldum.