Bu kitap üzerine söylenecek çok fazla şey var aslında.. kitabı okurken sonu hakkındaki tahminlerimden biri, kitabın sonuydu hakikaten (Dikkatli okurlar tüyoları yakalamıştır eminim). Ama yine de çok şaşırdım ve bitirdiğimde büyük bir etki bıraktı bende. Anlatımı yalın, konu itibariyle genel…devamıBu kitap üzerine söylenecek çok fazla şey var aslında.. kitabı okurken sonu hakkındaki tahminlerimden biri, kitabın sonuydu hakikaten (Dikkatli okurlar tüyoları yakalamıştır eminim). Ama yine de çok şaşırdım ve bitirdiğimde büyük bir etki bıraktı bende. Anlatımı yalın, konu itibariyle genel ve basit bir konu olsa da yazarın unsurları ayrıksılaştırarak ustaca işlemesi olayları her açıdan farklı kılmış. Kitabın sonundaki karar kısmı olmamış olsaydı beynimiz bayağı bir yanardı muhtmelen 😸. Bir çok aşk hikayesi vardır. Ama Livanelinin anlattığı aşkı farklı kılan yön hikayenin sıra dışı ve olağanüstü bir şekilde verilmiş olması. Zaten bir şeyi çekici kılan ne olduğu değil nasıl anlatıldığıdır. Kardeşimin hikayesi de bu tezi doğrular nitelikte. Livaneli, dil ve anlatımı, edebiyatı ustalıkla kullanmış; zekasını ve kıvraklığını bir kez daha -belki de en bariz şekilde- okuruna göstermiş. Zaten evvelden beri hayranı olduğum yazara tekrardan hayran kaldım.
Serenad kitabı ile kıyaslayan çok olmuş ama ben bunu anlamsız buldum açıkçası çünkü Livanelinin bir çok kitabı var ve her zaman farklı konuları işler. İşlediği konular itibariyle dönemsel siyasi ve ideolojik olaylara da başvurur ki, eserlerinin en büyük ortak özelliklerinden biri de budur. Açıkçası Serenad ile mukayese edenlerin -kitabın popüleritesini göz önünde bulundurarak- popüler kültür mağduru olduklarını düşünüyorum.
Son olarak kitap çok sürükleyici. Bir bölüm daha, bir bölüm daha derken bitiveriyor. Kendimi duraksatarak okumama rağmen 1.5 - 2 günde bitirdim. Mutlaka okumalısınız. Hatta Livanelinin tüm kitaplarını.. ( en sevdiğim yazarlardan biri olduğu için biraz fanatiklik yapıyor olabilirim.d)
🔖 " 'Haddini bilmeyipte ay tanrıçasına aşık olan çobana verilen cezayı biliyor musunuz?'
'Hayır duymadım' cevabını verdi. Tam da öyle tahmin etmiştim.
'Tanrıların çobana verdiği ceza kaderini bilmekti' dedim. Gelecekte neler yaşanacağını yarın ne olacağını bilmek. Bundan daha korkunç bir ceza yoktur dünyada. Ölümden beter bir ceza vermek istedikleri için, tanrılar böyle bir şey düşünmüşler."
🔖 "Peygamberlere 'Tanrının sevgilisi' diyorlardı ama kadınlar onları Tanrı'dan değil diğer kadınlardan kıskanıyorlardı. Demek ki peygamber olmak bile aşk konusunda temel bir farklılık yaratmıyordu."
🔖 " 'Her insan bedeninin çürüyeceğini bilir ve bundan korkar' dedim. 'Ama çoğu insanın ruhu gövdesinden önce çürür; nedense bundan kimse korkmaz!' "
🔖 "insanın gövdesini dev bir silindirle ezebilirler ama ruhunu daha da kolay ezebiliyorlar."
🔖 "Fazla bilmek mutsuzluk getiriyor. Ne mutlu cehaletin koruyucu rahmi içinde bir cenin gibi büzülüp yatanlara."