Birol Ünel vefat edene kadar bu filmden ve bu inanılmaz oyunculuklardan bu kadar az bahsedilmiş olmasına inanamıyorum. En sevdiğim filmler arasına gireceğini daha filmin yarısındayken anladım. Şimdiye dek izlemediğim için çoookkk çoooooooook pişmanım. Birol Ünel’in ve Sibel Kekilli’nin oyunculukları şimdiye…devamıBirol Ünel vefat edene kadar bu filmden ve bu inanılmaz oyunculuklardan bu kadar az bahsedilmiş olmasına inanamıyorum. En sevdiğim filmler arasına gireceğini daha filmin yarısındayken anladım. Şimdiye dek izlemediğim için çoookkk çoooooooook pişmanım.
Birol Ünel’in ve Sibel Kekilli’nin oyunculukları şimdiye kadar izlediğim en iyi performanslar desem gerçekten hiç de abartmış olmam. Hayranlıkla, mest olmuş şekilde izledim ve filmdeki tüm detaylar öyle güzel ki kesinlikle izlemeniz lazım. Uzun zamandır izlediğim hiçbir filmden bu denli keyif almamıştım.
Üstelik film çok dürüst, çok gerçekçi. Hatta bazı noktalar o kadar gerçekçi ki insanın buna içi yanıyor. Tokat gibi geliyor, afallıyorsun. Bazı noktalarda da sahnelerin samimiyetinden için ısınıyor. O kadar iyi bir dozda ve o kadar gerçek ki anlatamam.
Konuya gelirsek, bambaşka sebepler yüzünden yaşamaktan keyif almayan -veya alamayan- iki insanın, intihar girişimleri sonucu birbirleriyle yolu kesişiyor. Sibel, aile baskısından kaçıp kurtulmak için Cahit’le evlenmek istiyor, formalite bir evlilik gerçekleşiyor ve hikaye başlıyor.
Konu geçişlerindeki orkestra çok güzel bir detaydı ve filmdeki tüm şarkılar zaten harika. Anlatılanları destekleyicilik bakımından da çok kaliteli seçimler olmuş. Filme kendimi daha da kaptırdım ve filme daha da hayran oldum.
Bu filmden bugünlere kadar bu kadar az bahsedilmesi ve gereken değeri (bizim ülkede) görmemesi çok içime oturdu. Birol Ünel’in bu muhteşem performansını neden onu kaybedene kadar yüceltmedik, bıkana kadar konuşmadık anlayamıyorum. İlla kaybetmemiz mi gerekiyordu? Filmi izlerken bu konuda çok doldum, çok üzüldüm gerçekten. Lütfen bu filmi izleyin. Lütfen abartacaksak bu oyunculukları abartalım, Fatih Akın’ı da bıkana kadar konuşalım. Bana göre bu film gerçekten bir başyapıt. 10/10 diyorum.
Aşağıda biraz da mest olduğum sahnelerden bahsedeceğim.
🗣SPOILER
Sibel’in, Cahit kendisiyle evlenmeyi kabul etmedi diye birden şişeyi kırıp bileğini kestiği sahne inanılmaz etkileyiciydi. Evlendikleri gece öylesine bir adamla öylesine bir ilişki yaşayıp ertesi sabah üzerinde gelinliğiyle sokakta mutlu mutlu yürümesi, özgürlüğünü hissetmesi çok hoş bir sahneydi. Sonrasında rakı masası hazırlayıp dolma yaparken Cahit’in ona bakışlarına da hayran oldum. Daha sonra ona aşık olduğunu fark edip “Aşık oldum!” diye bağırması ve kanlar içinde sahneye atlayıp dans etmesi... :’) Aralarındaki yakınlaşma ama devam edememeleri de aynı ölçüde etkileyiciydi. En sevdiğim sahnelerden biri de Sibel piercing taktırdıktan sonra evde dans edip bağırıp çağırmalarıydı. “PUNK IS NOT DEAD!!”