Durum güncellemesi; Bugün harika bir diziye başladım, eski dizileri özlediğimi anladım. Uzun süredir istiyerek bişeyler izliyemiyormuşum. Ya şu dandik netflix dizilerinin şahşahlı konularının gözümü kamaştırması sonucu yada gündeme oturmaları beni onlara çekiyordu, hemen hemen 2. bölüm sonrası bir gına gelirdi…devamıDurum güncellemesi; Bugün harika bir diziye başladım, eski dizileri özlediğimi anladım. Uzun süredir istiyerek bişeyler izliyemiyormuşum. Ya şu dandik netflix dizilerinin şahşahlı konularının gözümü kamaştırması sonucu yada gündeme oturmaları beni onlara çekiyordu, hemen hemen 2. bölüm sonrası bir gına gelirdi ama kendi takıntılarımın kurbanı olup bitirmem gerekirdi dizileri, kanser başka bir düşünce söylemem gerekiyorsa oda şudur ki kendine okadar bağlayan bazı yapımları bile bizden okadar uzaklaştırabiliyorlar ki seneler sonra izlediğimiz önceki bölümleri unutup yeni sezonla birarada izliyoruz Ve bu an kendime bir soruyu sormadan edemiyorum. Neden eski sezonu izledim o halde? Yeni çıkan sezonla birlikte izliyebilirdim. Herneyse bu tamamen benim düşüncem. Sadece aklımda bulunan bir sorundu. Kusucak bir netflix kinim olduğundansa hiç değil, diğer platformların aksine verdiği kötü şeylerin yanında çok paha biçilemez başyapıtlarda sundu kimi zaman bize. Ama benim eski kafalığımdan mıdır bilmem insanlar işten geldiklerinde tv yi açarlardı, yeni bişeyler aramazlardı haftalık devam eden programlar vardı, arkası yarınlar, talkshowlar. Zararsız bir şekilde günün yorgunluğunu atarlardı üstlerinden, aileleriyle buluşma noktalarıydı o salon. Bir kış akşamı sobanın üstünde yanan mandaniların odanın etrafına yaydığı mütevazi kokuydu o konuşmalar, sohbetler vee kahkahalar. Sonra herkes sıcacık yataklarına girerdi erkenden ve gecenin sessizliği kaptırırdı sokakları. Şimdi istediğin sezona bölüme ve diziye ulaşabiliyorsun, çıkan bir dizinin bölümleri verilen tarih ve saatte o an tamamıyla ekleniyor ve o merakla beklediğin başyapıt su gibi bitiyor, HEMDE 1 GÜNDE... Kimileri izlerken ağlıyor kimileri o an gülüyor ve kimileriyse sıfır bir surat ifadesiyle ekrana gömülüp ölüleşiyor. Ama sonunda hepsi ama istisnasız hepsi hevesle başladıkları yapım ardından yeni bir arayış içine giriyorlar, içinde o az önce onları ağlatıp hemen ardından da hazin bir şekilde güldüren yapımdan bir parça. Ve bulduklarını sanıp yeni uçsuz bucaksız serüvenlere dalıp saatlerini günlerini harcıyıp bir bağımlı haline geliyorlar. İşleri ve güçleri o oluyor, ki bu karantina günleri de buna örnek. Düşünüyordum da karantina ne güzel olurdu, olsaydık eğer 80 lerde.