Merhabalarr🤗🌺 Aslında bu dizi için 1. Bölüm bittiğinde bir yazı yazacaktım ama en azından bir kaç bölüm izleyeyim diye düşündüm ve izleyerek buraya geldim. Her zamanki gibi baştan belirtmem gerekirse dizi ağır bir dizi. Yanii herkesin psikolojisi kaldıramaz. O yüzden…devamıMerhabalarr🤗🌺
Aslında bu dizi için 1. Bölüm bittiğinde bir yazı yazacaktım ama en azından bir kaç bölüm izleyeyim diye düşündüm ve izleyerek buraya geldim.
Her zamanki gibi baştan belirtmem gerekirse dizi ağır bir dizi. Yanii herkesin psikolojisi kaldıramaz. O yüzden buna dikkat edip izleyin.
Söylemek istediğim bir diğer şey ise, Murat Soner'in dediği gibi, bir dizi başlar ve bir çok kişi hayatla yüzleşir. Oysa yanından geçtiği, görmezden geldiği bir çok kişi bu hayatı yaşamakta. Ama ancak bir dizi onlara gerçeği gösterebilir. Dizi bittiğinde tekrar gözler kapanacak ve sadece görülmek isteyenler görülecek. (Tam olarak bunu demedi. Ben degistirdim.)
Türkiye güzel dizi çekemiyor.
Yanlış bir düşünce. Bende bir çok kere bu cümleyi kurmuş olmama rağmen bizim kaliteli dizilerimiz, filmlerimiz de var. Ama genel kesim çıkan dizileri eleştirse de; töre, kadına şiddet, ezilme, aşağılanma, kavga gürültü.... daha bir çok şey içeren dizileri daha çok izliyorlar. Yoksa bu vakte kadar o kadar dizi bu konular üzere çekilmezdi.
Oysa geçmiş zamanlarda ne güzel diziler vardı. Basta aşk-ı memnu dizisi. Kin, öfke, intikam duyguları olsana bu duyguları asalet içinde sunuyorlardı bize. Şiddet çözüm değildir. Hiç bir zamanda olmayacaktır.
Bu diziyi en iyi Biz çekebilirdik.
Acı, hüzün, geçmişin karanlık tarafı, ancak biz bu kadar güzel işleyebilirdik.
"Senin rengin ne?" Sorusuna ancak biz böyle bir cevap verebilirdik.
Hayata bakış açım hiç bir zman dar olmadı. Bunları yasayan insanların varlıkları her zman biliyor ve onlara yardım etmeyi düşünüyordum çocukken bile.
Ama bilmek sadece yüzeyseldi.
Görmek, buz dağının görünen yüzü,
Yaşamak ise buz dağının görünmeyen kısmıydı.
Çünkü biz yaşamadan, onların ne hissettiğini anlayamayız. Tahmin edebiliriz ama anlamak mümkün değildir.
Bu dizi bize buz dağının görünen kısmını anlatıyor. Sadece bilmekle kalmayın, izleyin ve görün diyor dizi bize. Ve bu insanın bakış acısının büyük ölçüde değiştirecek bir durum. Ne hissettiklerini tamamen anlayamasakta en azından sadece bilmekle kalmayıp görüyoruz...
Çünkü ben bu vakte kadar sadece tahminler üzerinde ne kadar acı çektiklerini biliyordum. Oysa bu dizideki acılar öyle bir işlenmiş ki, boğazıma oturan o yumru bir türlü gitmedi izlerken. Kalbimi biri sıkıyormuş gibi hissettim.
Şiddet hiç bir zaman çözüm olmamıştır. Nasıl bir hayata doğacağımızı bir seçemeyiz ama nasıl bir insan olacağımız bizim elimizde. Kaderimizi ancak biz değiştirebiliriz. Eğer ki geçmişten kurtulamazsanız o geçmiş sizin boynunuza bir halat bağlar ve unutmadığınız her anı için biraz daha boğar sizi. O halattan kurtulmak sizin elinizde. Güzel bir hayat sizin elinizde.
Her şey bizim elimizde....
(Oyunculuklarını kadar profesyonel ki anlatamam. Tabii bize duyguyu en iyi şekilde veriyorlar. Ama Alya karakterini canlandıran kişiyi aynı bir tebrik etmek istiyorum. Mükemmel bir oyunculuk.)