Çocukluğumda ben de hayal kurardım... Babama sorardım "Ben de pilot olmak istiyorum nasıl olacağım" diye. Gayet masum ve hayal dolu bu sorunun cevabını büyüyünce öğrendim. Sadece yetenek üzerine yükseldiğiniz bir spor değilmiş F1. Ya çok zengin bir ailenin çocuğu olacaksınız…devamıÇocukluğumda ben de hayal kurardım... Babama sorardım "Ben de pilot olmak istiyorum nasıl olacağım" diye. Gayet masum ve hayal dolu bu sorunun cevabını büyüyünce öğrendim. Sadece yetenek üzerine yükseldiğiniz bir spor değilmiş F1. Ya çok zengin bir ailenin çocuğu olacaksınız ya da çok güzel sponsorlar bulabilen birisini tanıyacaksınız ki o da paranızı ödeyebilsin, o 4 açık lastikli süper araçlara oturabilmeniz için. Neyse yıllar geçti Sebastian Vettel şampiyonluklarının zirve yaptığı dönem izlemeye başlamıştım 2010'lar diyebiliriz yani. Yayını veren malûm kanal bir süre sonra malûm şirkete satılınca izleyemez oldum. Ta ki geçen sene kanalları dolaşırken, tam da unuttuğum ve artık aklıma gelmeyen bir zamanımda karşıma çıkana dek. Yine o hayal kuran çocuk gibi heyecanlandım ve yarışı işimi gücümü bırakıp izlemeye başladım. Tutkum adeta yeniden alevlenmişti...
Formula 1 çok prestijli bir spor evet ama bir o kadar da tehlikeli. İzlediğimiz şey sadece 20 arabanın birbirini geçmeye çalıştığı ses kirliliği değil bir kompozisyon. Bu kompozisyon; Teknik ekip, pilotun zekası, pilotun yeteneği, mühendislerin hızı-yeteneği ve belki de en büyük faktörlerden olan şans. İşte biz bunu izliyoruz! Saatte 200 km hıza yakın bir hızda viraj dönerken pilotların yeteneğini, araç arızası olduğunda devreye giren süper mühendis beyinlerini. Formula 1 bir bütün. Dünyanın belki de en prestijli bütünü...
Senna, Louda, Schumacher, Alonso, Vettel ve Hamilton... Bu isimler son 30 yılda motorporlarının zirvesi olan F1'de en çok duyulan isimlerden. Çok özel hikayeleri ve destansı karakterleri olan inanılmaz adamlar... Bizlere yıllarca keyif dolu bazen de hüzün dolu maçlar izlettirdiler. İşte tam da bu şekilde dolduğunuz, duygularınızın tavan yaptığı anlarda bunu paylaşacak ya birisi ya da bir kaynak gerekir. Birisini bulmam zor olmadı; babam, kardeşim, kuzenim ve arkadaşım ile F1 üzerine sohbetler yapabiliyorum. Kaynak olarak ise sadece Youtube kanalları ve instagram sayfaları yardımcı oluyordu. Ama geçen günlerde Netflix'e girdiğimde heyecanlanmamı sağlayacak bu belgesel-diziyi buldum. Sonunda sinematik ögelerle sevdiğim ve hayranlık duyduğum sporun anlatısını izleyebilecek, dinleyebilecek ve o heyecanımı paylaşabilecektim.
İlk iki bölümü izledim ve gayet keyif aldım tam aradığım yapıda diyebilirim. Yani yine heyecanladım ki buraya 2 bölümün ardından bir düşünce ve duygu paylaşımı yapma ihtiyacı hissettim. Beni tatmin eden bu iki bölümden sonraki bekleyen bölümler umarım daha da tatmin edici olur çünkü gerçekten çok heyecanlı ve F1 hakkında bir şeyler izlemeye açım!
Son olarak motorsporlarına ilginiz varsa zaten kaçırmayın. Ayrıca size Youtube üzerinde beğenerek takip ettiğim bir kanal olan Yiğit Tezcan'ı da önerebilirim.
Filmle kalın, sporla kalın!