Merhabalarrr 🤗🌺 Aslında bu gün Günahın 3 rengi kitabını bitirip yorumlamayı düşünüyordum ama bitirebileceğimden emin olamadım. O yüzden bir kaç beğendiğim alıntıyı bırakıyorum alta. Bu arada bu kitap, kırmızı oda dizisinde ki Meliha'nın hayatını anlatan kitap. Ama kitap sadece Meliha…devamıMerhabalarrr 🤗🌺 Aslında bu gün Günahın 3 rengi kitabını bitirip yorumlamayı düşünüyordum ama bitirebileceğimden emin olamadım. O yüzden bir kaç beğendiğim alıntıyı bırakıyorum alta.
Bu arada bu kitap, kırmızı oda dizisinde ki Meliha'nın hayatını anlatan kitap. Ama kitap sadece Meliha ile ilgili değil. 3 tane farklı hayat var. Alta bırakacağım alıntılarda Meliha'nın değil de diğer 2 kişinin hayatından olacak.
Doktor hanım:
Dizide mona lise tablosu sizin de dikkatinizi çekti mi? Işte onun nedeni.
Geldiğinden beri karşımdaki duvardan hiç inmedi Mona Lisa. Âdeta odamın bir parçası haline geldi. Zaman zaman diğer eşya değişse de o hiç değişmedi. Nereye gitsem taşırım onu. Bir psikiyatrın odasına en çok yakışan tablo o gibi gelir bana. Çünkü kadın mı erkek mi, hüzünlü mü mutlu mu, ağlıyor mu gülüyor mu belli değil... Onu, o anki psikolojik durumunuza göre yorumlayabilir ve bütün duygularınızı paylaşabilirsiniz.
Şevket ağa:
“Bu devirde dost bulmak kolay değil Doktor Hanım. Ben bir zamanlar çok fakirdim. Zavallıydım. Muhtaçtım. Fakirin dostu olmaz. Neden derseniz, fakirin sana dost olacak ne zamanı vardır ne de buna mecali. Adam kendi derdiyle o kadar meşguldür ki, istese de sana dostluk edemez. Şimdi de çok zenginim. Zengin adamın da dostu olmaz. Sana yaklaşıyorsa, muhakkak bir isteği vardır. Bana yaklaşanı hiç geri çevirmedim. Ne istedilerse verdim. Tabii elimden geliyorsa eğer. Belki de Yüce Allah bunun için bu garibi zengin bir adam yaptı. Ama bu vermeler de beni dost sahibi edemedi. Bunları yanlış anlamanızı istemem. Kimseye sitemim yoktur. Eğer bu kadar yalnızsam, benim de yanlışlarım, eksiklerim olmuştur. En büyük eksiğimin ne olduğunu biliyorum ben. Zaman. Öyle çok çalıştım ki, hayata, yaşamaya, gezmeye, tozmaya, insanlarla yarenlik etmeye hiç zaman ayıramadım. Şimdi zaman var ama artık bende iş kalmadı. Zaten bu yaştan sonra kimse kimseye dost olmaz. Her şeyin bir zamanı var. Çocukken çocuk olamadım, gençken genç. Şimdi yaşlandık artık. Bak işte onun hakkını veriyorum.
Salih:
“Demek şiir seviyorsun. Duyguları güçlü, iç dünyaları zengin ve zeki insanlar sever şiiri. Çünkü onlar şiirin içinde bir yerlere saklanan duyguları bir bir keşfetmeyi, yakalamayı, bu farklı renkteki duygulan tanımayı bilirler. Bilimi sevmek ise dünyaya duyulan ilgi, merak ve heyecan demektir. İyi ki o gün ölmeyi becerememişsin. Hem bilimi hem de şiiri seven bu adama yazık olacakmış.”