Yine bir İran filmi, yine bir İran draması... İran filmlerinin belki de en kendine has yönü, çocuklar üzerinde gelir dramı yapmak. Bu durum, bir parça izleyeni fazla drama boğulmasına neden oluyor bence. Çünkü film temelleri drama üzerine kurulu olduğu için,…devamıYine bir İran filmi, yine bir İran draması...
İran filmlerinin belki de en kendine has yönü, çocuklar üzerinde gelir dramı yapmak. Bu durum, bir parça izleyeni fazla drama boğulmasına neden oluyor bence. Çünkü film temelleri drama üzerine kurulu olduğu için, yüksek performans drama ile başlaması ve bu yüksek drama ile devam etmesi filmin süresi boyunca "hadi üzülelim" moduna girmemize neden oluyor.
Filme geçecek olursak;
Bir dram filmine yakışır bir şekilde, oldukça fakirlik içinde yaşayan bir grup çocuğu işliyor. Annesiz olmasının yanında, baba figürününde filmin başlarında yok olması bir an da çocuk-baba evrimine sebep oluyor. Çocuğun üzerine binen yük, film boyunca gösterilmesi bir süre sonra İsa'nin çilesine dönüyor. Hatta bir noktada gerçeklik algısını yıkıp, oldukça sinematik bir drama dönüşüyor.
Filmin oyuncu kadrosundaki çocuklar hiç de fena değil. Ama kendilerine veriler diyalogların güçsüzlüğünden midir bilinmez, bir Caperhuim ya da Children of Heaven'daki gibi vurucu çocukluk performansları yoktu. Evet bir noktada dram vardı, yüzlerinden okunuyordu ama hiç bir zaman çocukların zorlandığını veya isyan ettiklerini şahit olmadık. Özellikle ki bu dram filmlerinde öne çıkması gereken oyunculuk performansları malesef bu filmde yoktu.
Filmin kamerası, gerçekten filmin en olmuş yani idi. Ki zaten kendisi Cannes'da Altın Kamera ödülüne layık görülmüş. Doğayı ve o yörenin karlı atmosferini iyi kullanması, filmin güzel bir detayı idi. Belki biraz daha az "cut" atsa ya da daha uzun çekim seçeneğine sık sık sığınmasa daha iyi olabilirdi.
Film boyunca en hoşuma giden şey belki de müzikleri olmuştur. Etnik müziklerin bol bol kullandığı filmde, filme oldukça dinamizm katmış diyebiliriz. Özellikle kamyonda, çocukların söylediği etnik müzik oldukça güzeldi.
Genel hatları ile malesef ki film potansiyelini yemiş. Yönetmen Bahman Ghobadi, Kiyarustami yanında asistanlik yapmış oldukça donanımlı biri. Fakat bu donanım, bir parça sarhoşluk etkisi yapmış diyebiliriz. İran sosyoloji yapısını gösterirken bir fazla aşırı gerçekçiliğe boğulması malesef ki filmi düşüren bir detay. Belki de bi yüzden, Ferhadi gibi yönetmenlerin artık daha ön plana çıktığı bir döneme giriyor İran sineması.
Son olarak, daha iyi olabilir ama olmadı. Kalbimizden geçen puan... Bizim için...
6/10