Sevgili Ğ, Size böyle hitap etmek istedim çünkü neye benzediğinizi ve kaç kişi olduğunuzu bilmiyorum. Belki kalabalığın arasındaki bir sessiniz. Belki de sessizliğin içindeki gürültü sizsiniz. Varsınız ya da yoksunuz. Belkilerle belirlenen detaylarsınız. Ya da küçücük detaylarda saklısınız. Bilemiyorum. Bilmek…devamıSevgili Ğ,
Size böyle hitap etmek istedim çünkü neye benzediğinizi ve kaç kişi olduğunuzu bilmiyorum. Belki kalabalığın arasındaki bir sessiniz. Belki de sessizliğin içindeki gürültü sizsiniz. Varsınız ya da yoksunuz. Belkilerle belirlenen detaylarsınız. Ya da küçücük detaylarda saklısınız. Bilemiyorum. Bilmek istiyorum.
Sevgili belirsiz siz,
Bana yardımcı olan tek şey kelimelerim olduğu için susuyorum. Boğazımda bir yumru var, konuşamıyorum. Seslere yabancıyım, benim için her şey sessizlikten ibaret. Gözlerimde bir perde var göremiyorum. Tenim lavlanmış hissedemiyorum. Dokunmak isteyip dokunamamak değil sorunum, somut bir sonuç alamıyorum. Beş duyu organından bir haberim. Yürüyen enkazım ya da yürüyemeyen de olabilir. İnsan olmaktan çok uzağım. Beş duyu organım var ama yok, kollarım bacaklarım yalnızca var, kullanamıyorum. Üç aylık çocuğun yaptığı hareketler bile bir mucize geliyor gözüme. Göremiyorum. Görmek, koklamak, duymak, konuşmak ve hissetmek istiyorum.Karşımda biri var mı bilmiyorum. Konuştuğum bir dil var mı emin değilim. Kafamın içinde var olan karanlıkta yıllardır parlayan beyaz noktaya tutundum, renkleniyorum.
Sevgili Ğ, rengarenk olmak istiyorum.
Rengarenk olmak nasıl bir şeydir, Sayın Ğ? Karanlık kadar korkutucu, beyaz nokta kadar umut dolu mudur? Yoksa bambaşka bir bilinmeyen midir benim için? Bilmediğim ne çok şey var, bilmek istediğimden de emin değilim. Karanlıkta kalmak mı güvenilirdir? Beyaz noktaya tutunmak mı? Tutunduğum beyaz noktanın beni götürdüğü rengarenk dünya mı? Hangisidir? Söyleseniz de duyamayacağım, bakarak anlatsanız da göremeyeceğim. Ama yine de soracağım: Gerçekten böyle bir dünya var mıdır Sayın Ğ? Rengarenk bir dünya mümkün müdür? Kafamdaki karanlıktan kurtulmak istiyorum. Sustuğum seneler kadar haykırmak, algılayamadığım her kokuyu sömürürcesine koklamak istiyorum. Hissetmeyi hissetmek istiyorum. Herkese verilen normal özelliklerin benim için lütuf olduğu bu evrende varlığımı kanıtlamak istiyorum. Sevgili Ğ, ben hareketsiz bir çuval değilim. Eğer bakmak isterseniz içimdeki fırtınayı görürsünüz. Hissetmek isterseniz kalbime dokunmanız, kalbimin ritmini dinlemeniz yeterlidir. Eğer bunları yaparsanız kokuşmuşluğumdan bu dünyada fazlalık olarak görüldüğümü anlarsınız. Sevgili Ğ, söylediklerinden kaçını denediniz bilmiyorum. Dedim ya her şeyden eksiğim. Ama yine de bilmenizi istiyorum, ben boş bir çuval değilim. Ben bir insanım ve ilgiyi hak ediyorum. Sevgili belirsiz siz, siz beni insan yerine koyar mısınız? Değer görmeye ihtiyacım var.
Bilinmezliğin içinde nefes alıyorum. Doğrular aslında doğru değil, yanlışlar bir halüsinasyondan ibaret. Mutluluk bulunduğum evrene bir o kadar uzak. Herkesin gözleri rutubetli, evleri paramparça, hayatları yok dercesine yıkık. Molozların arasında kalmış gibiyim sevgili belirsiz siz: Duygularımı anlayamıyor anladıklarımı da doğru çeviremiyorum. Dilini bilmediğim bir dost sanki hislerim, ben de o ülkeye yabancı biriyim. Sevmek, sevilmek, ilgi görmek, var olmak nedir hepsi feza kadar uzaktır bana. Yakın olan ise boşluktur oraya ait olan. Sevgili Ğ, acı çeken insanlar kadar onları mimik oynatmaksızın izleyen zalimlerin arasındayım. Böyle bir yerde olmayı seçen ben miyim? Böyle olmayı seçen insanlar mı? Kafamda oldukça çok soru var, nasıl soracağım cevabı bulabilecek miyim bilmiyorum. Eğer bir gün kapanırsa gözlerim bilinmemezlikten olacak biliyorum. Kalbim kaybedenler ülkesi, beynim yaşa diyen bir direnişçi. Bense susmayı tercih eden bir köleyim. Konuşsam duyulmuyor, sussam fark edilmiyorum. Her şeyin bilincindeyken bir şey yapamamanın yorgunluğundayım. Sevgili Ğ, işe yaramak istiyorum.
(Yazı bana aittir 🎈)