Uğursuzlar ve bilinmeyenlerle yüzleşen ölümlüler, çaresizce cevap arar oldular. Bir surünün havalanışı işarettir dediler, bir yıldızın kayışı ise vahim bir alamettir. Bir anlam çıkaramadılarında ise yorumlamaları için din adamlarına başvurdular. Din başarısız olduğundaysa da yüzlerini bilime döndüler. Beyhude şehirler kurarken…devamıUğursuzlar ve bilinmeyenlerle yüzleşen ölümlüler, çaresizce cevap arar oldular.
Bir surünün havalanışı işarettir dediler, bir yıldızın kayışı ise vahim bir alamettir.
Bir anlam çıkaramadılarında ise yorumlamaları için din adamlarına başvurdular.
Din başarısız olduğundaysa da yüzlerini
bilime döndüler.
Beyhude şehirler kurarken gördüm onları,
Bitmek bilmez savaş için makineler icat ederlerken…
Eski cevaplar solup gittigi sırada, yeni sorular yeşillendi.
Karanlık dedigin, güneşin yoksunluğu değildir de nedir?
Duvar dediğin, mahkum edilmiş taş değildir de nedir?
Cam dediğin, işkence edilmiş kum değildir de nedir?
Şarkı dediğin, savaşa çağrı değildir de nedir?
Nefret dediğin, reddedilmiş sevgi değildir de nedir?
Yaşam dediğin, askıya alınmış ölüm değildir
de nedir?
Çok küçük bir çocuk duygularını ifade etmekten çekinmez. Sevgiyi hissettiğinde sevginin içinde erir ve sevmekten korkmaz. Bu tanım sağlıklı bir insan tanımıdır.
Ah! Küçük Prens! İşte böyle azar azar anladım senin melankolik yaşamını. Uzun süre tek avuntun gün batımı olmuştu. Bu ayrıntıyı dördüncü günün sabahında, "Gün batımını çok severim, hadi gel gün batımı izleyelim beraber." dediğinde öğrendim. "Beklemek gerek ama..." "Neyi bekleyeceğiz?"…devamıAh! Küçük Prens! İşte böyle azar azar anladım senin melankolik yaşamını. Uzun süre tek avuntun gün batımı olmuştu. Bu ayrıntıyı dördüncü günün sabahında, "Gün batımını çok severim, hadi gel gün batımı izleyelim beraber." dediğinde öğrendim.
"Beklemek gerek ama..."
"Neyi bekleyeceğiz?"
"Güneş'in batmasını."
Önce çok şaşırmıştın, ama hemen sonra kendi kendine gülmüş ve demiştin ki:
"Kendimi hep kendi gezegenimde sanıyorum." Öyle ya herkes bilir ki Amerika'da öğlenken Fransa'da gün batıyordur. Fransa'ya bir dakikada ulaşabilirseniz şayet, gün batımını izleyebilirsiniz. Ama ne yazık ki Fransa çok uzak. Oysa senin küçücük gezegeninde sandalyeni birkaç adım oynatman yeterliydi. Canın ne zaman isterse güneşin batışını izleyebiliyordun...
"Bir gün tam kırk dört tane gün batımı gördüm!" deyip eklemiştin:
"Bilirsin, canı sıkkın olduğunda gün batımı iyileştirir insanı..."
"Yani kırk dört gün batımı izlediğin gün canın çok mu sıkkındı?"
Küçük Prens, sorumu yanıtsız bıraktı.
Kimilerimiz soluk, kimilerimiz parlak, kimilerimiz ise ışıl ışıldır. Ama çok nadiren rengarenk birisiyle karşılaşırsın... Ve işte o zaman hiçbir şeyle kıyaslanamaz.
Sadece kendimiz için değil, başkaları için de yaşıyoruz... Birbirimizden başka kimsemiz yok. Ölene kadar birbirimizin yanında oluruz, sonra da işimiz biter. Kendimize acıyıp başkalarını da mutsuz etmenin manası yok. Öyle yaşayacaksan kafana sık, daha iyi... Sadece diyorum ki bence içten…devamıSadece kendimiz için değil, başkaları için de yaşıyoruz...
Birbirimizden başka kimsemiz yok. Ölene kadar birbirimizin yanında oluruz, sonra da işimiz biter. Kendimize acıyıp başkalarını da mutsuz etmenin manası yok. Öyle yaşayacaksan kafana sık, daha iyi...
Sadece diyorum ki bence içten içe hayatı yaşamaya değer buluyorsun. Senin için hayat bitmiş falan değil. Canın yanıyor ama kaybettiğin şey, acını dindirebilecek olanla aynı şey.
Cenazesinde arkadaşları sürekli, benim yanıma gelip onun hakkında hikayeler anlatıyorlardı. Tamamen farklı birinden bahsediyorlarmış gibiydi... Ne demek şimdi bu? ...Sanırım Greg bunun anlamı birisi öldükten sonra bile yine de onlar hakkında bir şeyler öğrenebiliyorsun. Onların hayatlarını. Sen dikkatini verdiğin sürece…devamıCenazesinde arkadaşları sürekli, benim yanıma gelip onun hakkında hikayeler anlatıyorlardı. Tamamen farklı birinden bahsediyorlarmış gibiydi...
Ne demek şimdi bu?
...Sanırım Greg bunun anlamı birisi öldükten sonra bile yine de onlar hakkında bir şeyler öğrenebiliyorsun. Onların hayatlarını. Sen dikkatini verdiğin sürece kendi kendini gözlerinin önüne serebiliyor.
Is it better to have had a good thing and lost it, or never to have had it? ...Ve bütün bunlar kaçırılan bir uçak, bozuk bir emniyet kemeri ve alınan birbirini her gün sevme kararı olmasa yaşanmayacaktı.