Yaşamın anlamsız olduğuna karar vermekle, yaşanılmaya değmez olduğuna karar vermek arasında fark vardır. Yaşam anlamsızdır ama yaşamaya değerdir. -Albert Camus
İnsan hayatı gizemli değildir. Çözülecek bir problem değil, deneyimlenecek bir gerçekliktir. -Dune Çocukları, Frank Herbert Kitaptaki bu cümlenin filozof Kierkegaard'ın "Hayat çözülecek bir problem değil, yaşanacak bir hakikattir." Sözünden alıntı olması dikkatimden kaçmadı.
Hayat memat meseleleriyle ilgili karar vermesi gereken kişi ya kararını vermeli ya da sarkaç gibi bir uçtan diğerine savrulmayı kabullenmeliydi. Paul durağanlığın doğal olmayan şeylerin en tehlikelisi olduğunu söylerdi hep. Kalıcı olan tek şey değişkenlikti. Önemli olan tek şey değişimdi.…devamıHayat memat meseleleriyle ilgili karar vermesi gereken kişi ya kararını vermeli ya da sarkaç gibi bir uçtan diğerine savrulmayı kabullenmeliydi. Paul durağanlığın doğal olmayan şeylerin en tehlikelisi olduğunu söylerdi hep. Kalıcı olan tek şey değişkenlikti. Önemli olan tek şey değişimdi.
-Dune Çocukları, Frank Herbert
Yalnızca ânın gereklerini yerine getirerek yaşıyorlardı. Stilgar, En iyisi onlar gibi yapmak, diye düşündü. En iyisi sadece ânın gereklerine odaklanmak. -Dune Çocukları, Frank Herbert
Hükümet ile din birleştirilmiş, yasaları çiğnemek günah haline gelmişti. Hükümetin aldığı kararları sorgulayan herkese kâfir gözüyle bakılıyordu. Aşırı ahlakçı zihniyet, asileri hem bu dünyada cezalandırıyor hem de cehennemde yanacaklarını söylüyordu. Oysa bu hükümet kararlarını alanlar da insandı. -Dune Çocukları, Frank…devamıHükümet ile din birleştirilmiş, yasaları çiğnemek günah haline gelmişti. Hükümetin aldığı kararları sorgulayan herkese kâfir gözüyle bakılıyordu. Aşırı ahlakçı zihniyet, asileri hem bu dünyada cezalandırıyor hem de cehennemde yanacaklarını söylüyordu.
Oysa bu hükümet kararlarını alanlar da insandı.
-Dune Çocukları, Frank Herbert
Spoiler içeriyor
Filmin ana fikri güzel olmasına rağmen düzgün işlenememesinden dolayı 6'dan fazla puanı hak etmiyor bence. Akıllarda soru işareti bırakan noktaları var. Şahsen ben Alice ve Frank'in arasında bir çekişme görmek isterdim ama olay çabuk sonlandı. Frank'te çabuk öldü. Karısı bir…devamıFilmin ana fikri güzel olmasına rağmen düzgün işlenememesinden dolayı 6'dan fazla puanı hak etmiyor bence. Akıllarda soru işareti bırakan noktaları var. Şahsen ben Alice ve Frank'in arasında bir çekişme görmek isterdim ama olay çabuk sonlandı. Frank'te çabuk öldü. Karısı bir telefon konuşmasından ne anladı da öldürdü? Ya da karısı ile beraber bu dünyayı kurdular da Frank batırınca onu mu öldürdü? Belki de altında yatan başka sebepler vardır. Ayrıca bu kurulan zafer projesi dünyasına dair daha fazla bilgi verilebilirdi, bilmiyorum... Belki 2. filmi olursa diye açık bıraktılar. Bir de merak ettiğim noktalardan biri uçak kısmı. Niye diğerleri bu uçağı görmemişti de Alice görmüştü? Alice'in beynin bu yapay dünyadan çıkmak için yarattığı bir şey miydi? Yoksa diğer intihar eden kadın da bunu görmüş müydü? Bir de Alice'in orada yaşayan diğer kadınlardan farkı neydi ki sorgulamaya başladı? Mesela hamile olan kadın da bu dünyayı sorguluyordu lâkin Alice gibi gerçeği anlayamadı. Bunların hepsi bir yana başta da belirttiğim gibi filmin ana fikri oldukça sağlam. Filmin feminist bakış açısını da oldukça sevdim. Öncelikle 1950'ler konsepti seçilmiş olması gayet yerinde olmuş. O yıllarda kadınların genellikle eve hapsedilmesine bir metafor olarak zafer projesine modern dünyada hapsedilmiş kadınlar görmekteyiz ki bu büyük bir etik problemi ortaya koyuyor. Hatırlarsanız Alice'in gerçekleri öğrenmesiyle birlikte Jack ile arasında bir tartışma çıkmıştı ve Alice şöyle demişti: "Bir hayatım vardı. Hayatımı aldın." Bunun üzerine Jack, Alice'e çok çalışıyordun, çok mutsuzdun demişti. Alice ise en içten gelerek kızgın bir şekilde
"it was my life" demişti. Açıkçası bu cümleyi iliklerime kadar hissetmiştim. Her ne kadar kendi hayatlarımızda zafer projesine hapsedilmesekte bizi de hapseden prangalar var... Bunlara karşı biz de bu hayat benim hayatım diyebilmeliyiz.
"Ben de bahçemizi ekip biçmemiz gerektiğini biliyorum," dedi Candide. "Haklısınız," dedi Pangloss. "Zira insan Aden Bahçesi'ne konduğunda, oraya ut operaretur eum, yani çalışsın diye konmuş. Bu da insanın istirahat için yaratılmadığını kanıtlıyor. "Akıl yürütmeden çalışalım," dedi Martin. "Hayatı dayanılır kılmanın…devamı"Ben de bahçemizi ekip biçmemiz gerektiğini biliyorum," dedi Candide. "Haklısınız," dedi Pangloss. "Zira insan Aden Bahçesi'ne konduğunda, oraya ut operaretur eum, yani çalışsın diye konmuş. Bu da insanın istirahat için yaratılmadığını kanıtlıyor. "Akıl yürütmeden çalışalım," dedi Martin. "Hayatı dayanılır kılmanın tek çaresi bu."
- Candide Ya Da İyimserlik, Voltaire
Yüz defa kendimi öldürmek istedim ama hayatı hâlâ seviyordum. Bu gülünç zaaf belki de en uğursuz eğilimlerimizden biridir; zira her an fırlatıp atmak istediğiniz bir yükü sürekli taşımaya devam etmeyi istemekten daha ahmakça ne olabilir ki? Kendi varlığından nefret etmek…devamıYüz defa kendimi öldürmek istedim ama hayatı hâlâ seviyordum. Bu gülünç zaaf belki de en uğursuz eğilimlerimizden biridir; zira her an fırlatıp atmak istediğiniz bir yükü sürekli taşımaya devam etmeyi istemekten daha ahmakça ne olabilir ki? Kendi varlığından nefret etmek ve varlığına tutunmaktan? Bizi yalayıp yutan yılanı kalbimizi yiyip bitirene kadar okşamaktan?
-Candide Ya Da İyimserlik, Voltaire
İnsanlar doğayı biraz olsun bozmuş olsa gerek diyordu Jacques, "zira kurt doğmadıkları halde kurt olmuşlar. Tanrı onlara ne yirmi dörtlük toplar ne de sungünler verdiği halde birbirlerini yok etmek için süngüler, toplar yapmışlar. İflasları ve alacaklıları eli boş bırakmak için…devamıİnsanlar doğayı biraz olsun bozmuş olsa gerek diyordu Jacques, "zira kurt doğmadıkları halde kurt olmuşlar. Tanrı onlara ne yirmi dörtlük toplar ne de sungünler verdiği halde birbirlerini yok etmek için süngüler, toplar yapmışlar. İflasları ve alacaklıları eli boş bırakmak için müflislerin mallarına el koyan adaleti de aynı kefeye koyabiliriz."
- Candide Ya Da İyimserlik, Voltaire