Ara ara kitabı elimden bıraksam da, her elime aldığımda beni tekrar içine çekti. Okurken biraz zorlandığım yerler oldu ama bu zorluk bile romanın büyüsünü bozmadı. O kadar çok aynı isimde karakter olmasına rağmen karıştırmamak beni çok memnun etti. Çünkü yazarın…devamıAra ara kitabı elimden bıraksam da, her elime aldığımda beni tekrar içine çekti. Okurken biraz zorlandığım yerler oldu ama bu zorluk bile romanın büyüsünü bozmadı. O kadar çok aynı isimde karakter olmasına rağmen karıştırmamak beni çok memnun etti. Çünkü yazarın en etkileyici yanı, karakterleri keskin biçimde ayırmama izin vermesiydi. Her biri kendine özgü bir ruha, ayrı bir derinliğe sahipti.
Yeni bitirdim ve büyük bir boşluktayım. Diziyi genel olarak keyifle izledim, ama en çok etkileyen şey Walter’ın Peter’a duyduğu sevgi oldu. Bu, izlediklerim arasında gördüğüm en derin ve dokunaklı duyguydu; sevgiyi bu denli yoğun, gerçek ve unutulmaz kılan başka bir…devamıYeni bitirdim ve büyük bir boşluktayım.
Diziyi genel olarak keyifle izledim, ama en çok etkileyen şey Walter’ın Peter’a duyduğu sevgi oldu. Bu, izlediklerim arasında gördüğüm en derin ve dokunaklı duyguydu; sevgiyi bu denli yoğun, gerçek ve unutulmaz kılan başka bir karaktere rastlamadım. Fringe’i izlemeyi özleyeceğim.
Ferhan Şensoy’u geç tanımış olmanın şanssızlığı ve üzüntüsü içindeyim. Bu sahne 1994’te oynanmış Ama keşke sadece sahnede kalsaydı – 250 bin doların Türk parası olarak ne ettiğini hesapladınız mı? • Artık Türk parası üstüne hesap yapmıyorum, dolar olarak iyi para…devamıFerhan Şensoy’u geç tanımış olmanın şanssızlığı ve üzüntüsü içindeyim.
Bu sahne 1994’te oynanmış
Ama keşke sadece sahnede kalsaydı
– 250 bin doların Türk parası olarak ne ettiğini hesapladınız mı?
• Artık Türk parası üstüne hesap yapmıyorum, dolar olarak iyi para ettiğini biliyorum.
– Peki, vergi vermiyor musunuz?
• Vermez miyiz? Bok gibi veriyoruz.
– Sizin ödediğiniz vergiler ile zırt fırt fonlarından bu paralar ona buna peşkeş çekilmiş, kimi adamlar bu paralarla elli takla atarak zengin olmuşlar. Paralar İsviçre’ye gitmiş, yolsuzluklar ortaya çıkmış, adamlar mahkemeye çıkmış, sonra beraat etmişler.
Sizin ödediğiniz vergiler şimdi İsviçre’de bir adamın hesabında kuzu gibi yatıyor.
• Buna çok bozuluyorum işte.
– Bunca yıldır boşuna vergi ödemişsiniz.
• Evet, yani…
– O zaman alın şu demiri de gidelim.
• Yazık değil mi lan bu millete?
– Hayır. Başımıza bu adamları seçip seçip getiren işte bu millet.
• Evet… Biz sanki hep bu millet başka bir milletmiş gibi düşünüyoruz. Asıl salaklığımız orada zaten.
Evet işte lan, bu millet o millet.
Öyle bir kitap ki hangi karakteri dinlediysem ona hak verdim. En etkileyici cümlesi bence şuydu; “Bir binaya meşale atıyor,yanıp kül olduğunda da harabenin ortasına oturup ağıt yakıyorsun.”