Mary Shelley'in efsaneleşen eseri Frankenstein'in Guillermo del Toro imzalı yeni uyarlamasını izledim. Eser, annesini küçük yaşta kaybetmiş olan Victor Frankenstein'ın ölümsüzlük arayışını konu ediniyor. Kendisi zaten çocukluğundan beri hekimlik için yetiştirilmiş ve eğitim almıştır. Biraz aykırı bir hekim olan Victor,…devamıMary Shelley'in efsaneleşen eseri Frankenstein'in Guillermo del Toro imzalı yeni uyarlamasını izledim. Eser, annesini küçük yaşta kaybetmiş olan Victor Frankenstein'ın ölümsüzlük arayışını konu ediniyor. Kendisi zaten çocukluğundan beri hekimlik için yetiştirilmiş ve eğitim almıştır. Biraz aykırı bir hekim olan Victor, kendine bir sponsor bulur ve aklındaki tasarısını gerçekleştirmeye koyulur. Aklındaki tasarısını gerçekleştirir fakat işler istediği gibi gitmez, tasarısını bir "canavar" olarak nitelendirir. Sonrasında onu terk eder fakat canavar onu bulur ve aralarında mücadele yaşanır. Film, iki kısımdan oluşuyor. Birinci kısım Victor Frankenstein'ın açısından bakıyor olaya, ikinci kısım ise ortaya çıkardığı yaratık ve yaşadıklarına değiniyor. Filmin sonunda ikisi arasında bir hesaplaşma gerçekleşiyor. Bu sene izlediğim filmler arasında en iyilerinden biriydi bu film. Christoph Waltz, Jacob Elordi, Oscar İsaac, Mia Goth gibi yıldız oyuncular yer alıyor. Mary Shelley'in yazmış olduğu bu gotik tarzda eser kaç kere uyarlanırsa uyarlansın her defasında kendisini izlettirecek düzeyde bir de böylesine güzel uyarlanmışsa. Ben çok beğendim, sizin de beğeneceğinizi düşünüyorum.
Güney Kore yapımı olan "Ayrılma Kararı", bir adamın dağdan düşerek hayatını kaybetmesi sonucunda olayın cinayet mi yoksa intihar mı olduğu şüphesi üzerine başlıyor. Dedektif Hae-joon ise bu dava için görevlendirilir. Dedektif, ölen adamın karısından şüphelenir ve onu takip eder. İncelemesi…devamıGüney Kore yapımı olan "Ayrılma Kararı", bir adamın dağdan düşerek hayatını kaybetmesi sonucunda olayın cinayet mi yoksa intihar mı olduğu şüphesi üzerine başlıyor. Dedektif Hae-joon ise bu dava için görevlendirilir. Dedektif, ölen adamın karısından şüphelenir ve onu takip eder. İncelemesi derinleşip kadınla fazla vakit geçirmeye başlayınca kendini bir aldatmacanın içinde bulur çünkü kadın onu manipüle etmektedir. Kadına karşı aşk ve arzu hissetmeye başlaması mesleğini yapmasını güçleştirir ve davayı kapatıp şehir değiştirir. Sonra tekrar bir karşılaşma yaşarlar ve dedektif kendini yeni bir olaylar silsilesi içinde bulur. Film çok katmanlı, ben sevdim açıkçası. Femme-fatale bir kadına imkansız denebilecek bir melankolik aşkla bağlı olan dedektifin konusunu sevdim. Baş şüphelisine aşık olan dedektifin gerilim ve cinayet draması teması altında işlenmesi ilgimi çekti. Tavsiye edebilirim.
Kitap, Veronika isimli bir genç kızın intihar etmesiyle başlıyor. Hayatı kurtulur fakat doktorlar ona kalbinde büyük bir hasar meydana geldiğini ve kısa süre içinde öleceğini söyler. Bu sırada deliler hastanesinde tedavi görmektedir. Veronika bu şekilde bir anda ölmek yerine ölümünü…devamıKitap, Veronika isimli bir genç kızın intihar etmesiyle başlıyor. Hayatı kurtulur fakat doktorlar ona kalbinde büyük bir hasar meydana geldiğini ve kısa süre içinde öleceğini söyler. Bu sırada deliler hastanesinde tedavi görmektedir. Veronika bu şekilde bir anda ölmek yerine ölümünü beklemeye başlar ve bu süre zarfında toplumun normal olarak nitelediği kalıpların dışına çıkan pek çok insanla karşılaşır. Bazıları delidir, bazıları ise düzelmiş olmasına rağmen normal hayata dönmek istemezler. Kitap temasal olarak delilik olgusunu işliyor çoğu yerde. Hatta yer yer deliliğe övgü de mevcut. Aynı zamanda bir haftalık süre boyunca Veronika'nın hayata karşı bakış açısının değişimine ve daha önce bilmediği ya da farkına varmadığı şeylerin farkındalığını kazanmasına şahit oluyoruz. Bir nevi kendini buluyor bu süre zarfında. Son günü olduğu düşündüğü zaman da hastanede tanıştığı biriyle birlikte kaçarlar. Kitap sonu ile beni şaşırttı böyle bir şey beklemiyordum ama güzeldi bence. Hızla bitirilebilecek bir eser. Okunabilir.
Aşk Zamanı, uzun süredir listemde olan bir filmdi izlemek şimdi nasip oldu. 1962 yılının Hong Kong'unu konu alıyor film. Yerel bir gazetede yazı işleri müdürü olan Chau ve bir firmada asistanlık yapan Li-Chun aynı gün bir apartmana taşınıp komşu olurlar.…devamıAşk Zamanı, uzun süredir listemde olan bir filmdi izlemek şimdi nasip oldu. 1962 yılının Hong Kong'unu konu alıyor film. Yerel bir gazetede yazı işleri müdürü olan Chau ve bir firmada asistanlık yapan Li-Chun aynı gün bir apartmana taşınıp komşu olurlar. İkisi de evlidir ve eşleri çoğunlukla iş seyahatindedirler. Bir süre sonra ikisi de eşlerinin onları aldattığını fark ederler ve bu süreçte birbirlerine destek olurlar. Zamanla ikili arasında duygusal bir yakınlaşma olur. Film güzel ama çok abartılmış olduğunu düşünüyorum. Kadın oyuncunun giydiği giysiler ve filmin müziği çok güzeldi. Bir de adamın son sahnede yaptığı hareket çok şıktı onun dışında beni pek etkileyemedi.Filmin sonunu da pek beğenemedim açıkçası daha farklı bir durum tahayyül ediyordum o konuda biraz hayal kırıklığına uğradım. Beğenmedim diyemem ama yapılan yorumlardan dolayı beklentilerimi karşılayamadı sadece. Yine de izlenebilir ✔️
Neval El Seddavi yazmış olduğu bu kitabı Kanatır Cezaevi'nde karşılaştığı bir kadının etkisiyle yazdığını dile getiriyor kitabın başında. Kitabın kahramanı olan Firdevs, Mısır'da bir köyde doğmuş, yoksul bir ailenin çocuğu. Çocukluğundan beri istismar edilen bir kızdır ve ebeveyni öldükten sonra…devamıNeval El Seddavi yazmış olduğu bu kitabı Kanatır Cezaevi'nde karşılaştığı bir kadının etkisiyle yazdığını dile getiriyor kitabın başında. Kitabın kahramanı olan Firdevs, Mısır'da bir köyde doğmuş, yoksul bir ailenin çocuğu. Çocukluğundan beri istismar edilen bir kızdır ve ebeveyni öldükten sonra amcasında kalmaya başlar. Ortaokulu amcasının yanında Kahire'de okur sonrasında maddi durumu olan yaşlı bir adama bir nevi "satılır". Yaşlı adam şiddet uygular kıza o da evden kaçar, evine sığındığı adam tarafından istismara uğrar sonrasında fahişelik yapar. Bir ara fahişeliği bıraksa da sonrasında tekrar geri döner. En son bir adamı öldürdüğü için de idam edilir. Bir kadın için kitabı okumak oldukça zor. Kitabın gerçek bir olaya dayanması tahammül seviyesini daha da zorlaştırıyor. Yazar röportaj şeklinde kitabı oluşturmuş ama öyle olmasaydı da dünyada bunu yaşayan o kadar kadın var ki kitap yine gerçekçi olurdu. Kitabı okurken çok üzüldüm ve öfkelendim. Ortaokul diplomasi ile kendine iş bulma çabası ise beni duygulandırdı. Biraz da Yeşilçam sineması havası vardı kitapta. Kadın arkadaşlar, eğer ben tahammül edebilirim derseniz kitabı okuyun, aksi hâlde tercih etmeyin.
"Kırmızı Leke" tarihsel romantizm türünde, Massachusetts Bay kolonisinde geçen 1600'lü yıllar Amerikası'nı anlatan bir film. Filmde, Hester Prynne bahsi geçen koloniye yerleşir ve kocasının gelmesini bekler. Bu süre içinde gittiği kilisedeki papazla arasında duygusal bir yakınlaşma gerçekleşir fakat uzak durmaya…devamı"Kırmızı Leke" tarihsel romantizm türünde, Massachusetts Bay kolonisinde geçen 1600'lü yıllar Amerikası'nı anlatan bir film. Filmde, Hester Prynne bahsi geçen koloniye yerleşir ve kocasının gelmesini bekler. Bu süre içinde gittiği kilisedeki papazla arasında duygusal bir yakınlaşma gerçekleşir fakat uzak durmaya çalışır. Kocasının ölüm haberi geldikten sonra da papazla ilişkiye girer ve bir çocuğu olur. Puritan toplumu için bu büyük bir suçtur, bu yüzden onu "günahkar kadın" ilan ederler ve göğsüne "A" harfi (adultery/zina) işlenir. Onu her gören aşağılamaya başlar yine de ilişkiye girdiği kişinin kim olduğunu itiraf etmez. Ayrıca kocası da çıkagelir ve onu zorlar. Onunla ilişkiye giren kişiyi bulmak ister. Filmi beğendiğimi söyleyebilirim. 17. yy'da Amerika'ya egemen olan Puritan ahlakının kadına ve kadın bedenine bakış açısını gösteriyor ve toplum baskısı, günah, aşk gibi konuları tema alıyor. Tarihsel romantik bir film izlemek isterseniz bakabilirsiniz.
Leyla'nın Kardeşleri "aile, yoksulluk, ekonomik sıkıntı ve kötü ebeveyn" temalarını barındıran bir film. Film, 40 yaşındaki Leyla'nın maddi olarak iyi durumda olmayan 4 erkek kardeşi için cabalamasını konu alıyor. Aile maddi sıkıntılar yaşamaktadır ve Leyla ailesinin daha iyi şartlarda yaşamasını…devamıLeyla'nın Kardeşleri "aile, yoksulluk, ekonomik sıkıntı ve kötü ebeveyn" temalarını barındıran bir film. Film, 40 yaşındaki Leyla'nın maddi olarak iyi durumda olmayan 4 erkek kardeşi için cabalamasını konu alıyor. Aile maddi sıkıntılar yaşamaktadır ve Leyla ailesinin daha iyi şartlarda yaşamasını istemektedir. Fakat babası Jourablou aşiretinin reisi olabilmek ve saygı görebilmek adına senelerce biriktirdiği altınları bir düğünde takmak için harcamak ister. 5 çocuğunun gelecek planlarını hiçe sayan vurdumduymaz babasına karşı Leyla bir plan yapar, bir süreliğine başarılı da olur fakat sonra işler istediği gibi gitmez. Film çok güzeldi, Türk aile yapısına yakın bir ailenin hayatına şahitlik ediyorsunuz. Bu durum filmi daha gerçekçi yapıyor. Bana göre en başarılı İranlı kadın oyuncu olan Taraneh Alidostii yine döktürmüş filmde. Mutlaka izleyin .
Bir İstanbul aşığı olarak kütüphanede görünce hemen aldığım ve bir günde bitirdiğim kitap. İsmine münhasır, İstanbul'la alakalı 100 efsaneye yer veriyor kitap. Boğazın nasıl oluştuğundan başlayarak Doğu Roma dönemindeki İstanbul'la ilgili efsanelere yer veriyor ve bununla da sınırlı kalmayıp Osmanlı…devamıBir İstanbul aşığı olarak kütüphanede görünce hemen aldığım ve bir günde bitirdiğim kitap. İsmine münhasır, İstanbul'la alakalı 100 efsaneye yer veriyor kitap. Boğazın nasıl oluştuğundan başlayarak Doğu Roma dönemindeki İstanbul'la ilgili efsanelere yer veriyor ve bununla da sınırlı kalmayıp Osmanlı dönemini de kapsayan zengin bir efsane örgüsü sunuyor bizlere yazar. Günümüzde bildiğimiz tarihi eserlerin ve ilçelerin adlarının nereden geldiği ile alakalı çok güzel bilgiler veriyor. Aynı zamanda Süleymaniye Camii ve Ayasofya Camii gibi, şehrin simge yapılarıyla ilgili anlatılan efsaneler de kitapta kendine yer buluyor. Bununla birlikte sayfalarda oryantalist ressamların çizimleri ve çeşitli gravürler var, bu detay kitaba ayrı bir güzellik katmış.
İstanbul'un 100 efsanesi; İstanbul gibi kuruluşundan beri çeşitli medeniyetlere ev sahipliği yapmış kadim bir geçmişi olan bu güzel şehri mitolojik, tarihi, kültürel ve inançsal olarak irdeliyor ve bizleri adeta bir zaman yolculuğuna çıkarıyor. Günümüzde hâlâ geçerli olan kültürel geçmişi didaktik bir şekilde bizlere sunuyor. Ben çok beğendim ve tatmin oldum, İstanbul aşıkları mutlaka bu kitabı edinmeli.
"Bir çocuğu kaybettiğinizi ne zaman anlarsınız? Tek bir anıdan müteşekkil olmaz, bu küçük aşamalarla gerçekleşen bir şey. Tuhaf, küçük değişiklikler, farkına bile varılmayan detaylar. Fakat mutlaka bir başlangıç noktası olmalı, aniden sıçrayan bir mesafe. Aile ve çocuk arasında bir uçurum.…devamı"Bir çocuğu kaybettiğinizi ne zaman anlarsınız? Tek bir anıdan müteşekkil olmaz, bu küçük aşamalarla gerçekleşen bir şey. Tuhaf, küçük değişiklikler, farkına bile varılmayan detaylar. Fakat mutlaka bir başlangıç noktası olmalı, aniden sıçrayan bir mesafe. Aile ve çocuk arasında bir uçurum. Bu uçurum bir kez oluştu mu kopuş sadece devam eder."
Alex Schulman'ın dilimize çevrilen eserlerinden biri olan Malma İstasyonu, zincirleme bir aile travması aslında. Kitap üç karakteri esas alıyor ve bu üç kişi arasında bağ var. Bu iç kişi farklı zamanlarda Malma İstasyonu'na gidiyor. Harriet, eşi Oscar ve kızı Yana karakterleri üzerinden ilerleyen bu hikaye boşanmak üzere olan ebeveyni tarafindan tercih edilmeyen bir kızın hayat hikayesi bir nevi. Çünkü yaşadığı bu travma sonrasında eşi ve kızına da sirayet ediyor. En iyi işlenen karakterlerden biri Oscar'dır zannımca. Belli bir yere kadar iyi bir karaktere sahip olduğunu düşünüyorsunuz fakat sonrasında ne kadar acımasız olabileceğini görüyorsunuz. Mutsuz, yaralı birçok insanın hikayesine tanıklık ediyorsunuz. Beni aşırı etkileyen bir kitap olmadı, mesela ikinci kere okur musun diye sorsanız okumam derim muhtemelen.