"Fotoğrafları sevmem. İnsanın hayalini sınırlarlar; hep kendilerini düşünmeye zorlarlar bizi... Belki de insanlar kendi kendilerini düşünmek, hayaller kurmak için yeteri kadar yalnız kalamadıklarından anlayışsız oluyorlardı."
"Heyhat! Eline kalem almaya cüret eden kadının, Böyle küstah bir yaratığın, deniyor, Hatasını hiçbir erdem telafi edemiyor. Cinsiyetimizi ve yolumuzu şaşırdığımızı söylüyorlar; Görgü, moda, dans, giyim, oyunlar, Aslında arzuladığımız başarılar olmak zorunda; Yazma, okuma, düşünme ya da sorgulama, Güzelliğimizi soldurur,…devamı"Heyhat! Eline kalem almaya cüret eden kadının,
Böyle küstah bir yaratığın, deniyor,
Hatasını hiçbir erdem telafi edemiyor.
Cinsiyetimizi ve yolumuzu şaşırdığımızı söylüyorlar;
Görgü, moda, dans, giyim, oyunlar,
Aslında arzuladığımız başarılar olmak zorunda;
Yazma, okuma, düşünme ya da sorgulama,
Güzelliğimizi soldurur, zamanımızı öldürür,
Gençliğimizin fetihlerine sekte vurur,
Oysa köle ruhlu bir evin sıkıcı idaresini
En büyük sanatımız ve işlevimiz olarak görüyor kimileri. "
"Görünürde her zaman gülümsüyor olsam da içeride çaresiz bir mücadeleyle debeleniyordum, bir ipte yürüyordum, ter içindeydim, onları eğlendirdikçe felaket ihtimali her an yaklaşıyordu. "
"Aşk, bir şişe parçasına benzer, insanın gözlerinde ruh okşayan, hayal uyandıran renklerden oluşan bir sihir alemi gösterir; insan, saadeti bu renklerden, bu ışıklardan, onların içinde uçuşan gülüşlerden oluşmuş zanneder; fakat bir kaza dokunup da o şişe kırılsa, o hayali saadet,…devamı"Aşk, bir şişe parçasına benzer, insanın gözlerinde ruh okşayan, hayal uyandıran renklerden oluşan bir sihir alemi gösterir; insan, saadeti bu renklerden, bu ışıklardan, onların içinde uçuşan gülüşlerden oluşmuş zanneder; fakat bir kaza dokunup da o şişe kırılsa, o hayali saadet, bir rüyadan sonra kalan hatıra kalıntısı gibi silinir, elde şişenin kırıklarından başka bir şey kalmaz. Aşkta saadet aramak, şarapta neşe aramaya benzer, onun sarhoşluk lezzeti uçtuktan sonra ruhta acıklı bir uyuşukluk bırakır. Seviyorum, seviliyorum, mesudum zannedersiniz; elinizde henüz dolu duran, size neşe sözü veren kadehi bitiriniz; onun dibinde sizi bekleyen şey üzüntüden başka bir şey değildir. "