Hay dubainiz batsın ya. Yok içi dolgulu antep fıstıklı, yok hamsili, yok tahinli. Popüler olan her şeyin illa dibini kazmak zorunda değiliz ya sanki. Hamsili dubai çikolatası ne lan. Reziller ötesi
Neden mutsuzluğa bu kadar bağımlıyız? Neden mutlu hissedince beş saniye sonra geçiyor? Neden huysuzluk, moral çöküşü, mutsuzluk senelerce sürüyor? Neden mutlu olamıyoruz? Belki de mutlu hissettiğimizde bile mutlu değildik. Mutluluk duygusu çok arş bir noktada olabilir. Kimse ben çok mutluyum…devamıNeden mutsuzluğa bu kadar bağımlıyız?
Neden mutlu hissedince beş saniye sonra geçiyor?
Neden huysuzluk, moral çöküşü, mutsuzluk senelerce sürüyor?
Neden mutlu olamıyoruz?
Belki de mutlu hissettiğimizde bile mutlu değildik. Mutluluk duygusu çok arş bir noktada olabilir.
Kimse ben çok mutluyum demez ama bugün çok moralim bozuk diyebilir.
Mutsuzluk bu kadar bilinir bir duyguyken yüzyıllardır mutluluk neden bilinmiyor?
Yoksa gerçekten mutluluk diye bir duygu yok mu?
Mutsuzluğun bu kadar baki olduğu bir noktada mutluluk gibi erişilmez bir veli nimeti nasıl anlayabiliriz?
Ömrü hayatımız 60-65 sene sürecek ve hep böyle mutsuz mu olacağız?
Anlamlandıramıyorum. Eğer mutluluk erişilmesi gerçekten zor bir duyguysa eminim ben bu duyguyu hiç yaşamadım.
Biraz kafamı dağıtmam lazım.. Aranızdaki düşündüğü şeyi gözünü kapatınca direkt gözlerinin önüne getirebilen var mı? Yapamıyorum ben bunu. Renkli rüyada göremiyorum. Renkli rüya görebilen insanlar varmış. Var mı böyle şanslı insanlar?
Benim fazla arkadaşım yok bu mecrayıda ara sıra düşüncelerimi, dertlerimi paylaşmak için yazılar yazıyorum. İnsanoğlu paylaşmak zorundadır. Bugün en sevdiğim dostumu kaybettim. Fazla olmadı üç ya da dört saat. Bilenler bilir Ginepig besliyorum iki tane. Bilmeyenler içinde google elinizin altında.…devamıBenim fazla arkadaşım yok bu mecrayıda ara sıra düşüncelerimi, dertlerimi paylaşmak için yazılar yazıyorum. İnsanoğlu paylaşmak zorundadır.
Bugün en sevdiğim dostumu kaybettim. Fazla olmadı üç ya da dört saat. Bilenler bilir Ginepig besliyorum iki tane. Bilmeyenler içinde google elinizin altında. Gerçekten bana o kadar alışmıştı ki... Gözümün önünde kalp krizi geçirdi.
Gerçekten çok üzgünüm. Umarım kendisini şu kısacık ömründe mutlu edebilmişimdir. Kendine orada iyi bak evlat. Seni hep özleyeceğim...
Buranın kitlesi aşırı yozlaştı ya. Online sayısının az olmasını geçtim var olanların da yarısından çoğu aşırı saçma davranıp yazıyor. Yani alt tarafı ruhani düşüncelerinizden, depresyonlarınızdan veya izlediğiniz, okuduğunuz şeylerden bahsedeceğiniz bu uygulamada niye zor olanı yapıp tersi şekilde davranıyorsunuz? Buranın…devamıBuranın kitlesi aşırı yozlaştı ya. Online sayısının az olmasını geçtim var olanların da yarısından çoğu aşırı saçma davranıp yazıyor.
Yani alt tarafı ruhani düşüncelerinizden, depresyonlarınızdan veya izlediğiniz, okuduğunuz şeylerden bahsedeceğiniz bu uygulamada niye zor olanı yapıp tersi şekilde davranıyorsunuz?
Buranın kemik kitlesini gerçekten seviyorum. Son derece nahif ve anlayışlılar. Ama bir kesim sanki buranın huzurunu kaçırmaya çalışıyor.
Pazar günleri evin huzurunu kaçıran babalar gibi davranmayın lütfen. Cidden güzel bir ortam ve uygulama burası... Ayrıca gram komik değilsiniz...
"Anne babanızı dans ederken hiç gördünüz mü? " Sadece bi soru. Sadece bu soru üzerine düşünün. Düğünleri saymayın orada zorlama var. Bir evin içinde dans ederken hiç gördünüz mü? 10 dakika sonra içinizden bir sızı yükselecek. Her şeyin farkına varacaksınız...…devamı"Anne babanızı dans ederken hiç gördünüz mü? "
Sadece bi soru. Sadece bu soru üzerine düşünün. Düğünleri saymayın orada zorlama var.
Bir evin içinde dans ederken hiç gördünüz mü?
10 dakika sonra içinizden bir sızı yükselecek. Her şeyin farkına varacaksınız... Merak etmeyin geçecek.
Çünkü geçmesi lazım...
Aşırı yemek yiyene obez dedik, sürekli üzgün olanlara "huysuz" dedik, işsizlere ne zaman iş bulacaksın, daha iş bulamadın mı dedik, dertli olanlara bi yediğin arkanda bi yemediğin önünde dedik, çok gezegenlere yine bi şeyler dedik... Dedik de dedik Ama hiç…devamıAşırı yemek yiyene obez dedik, sürekli üzgün olanlara "huysuz" dedik, işsizlere ne zaman iş bulacaksın, daha iş bulamadın mı dedik, dertli olanlara bi yediğin arkanda bi yemediğin önünde dedik, çok gezegenlere yine bi şeyler dedik... Dedik de dedik
Ama hiç demedik niye böyle? Sürekli yiyene ne derdin var demedik, sürekli üzgün olanı teselli etmedik, iş bulamayan insanları teselli etmedik, çok gezenlere belki derdini unutuyordur diye bakmadık...
Demem odur ki biz ottan farksızız arkadaşlar. Biz sürekli bir kalıp bulma ve oturtma arayışındayız. Oysa ki bunu hayvanlar daha iyi beceriyor. Birlik ve beraberlik olamadık. Sürekli eleştirdik ama nedenini öğrenmedik. Sürekli yargısız infaz yaptık. Ben sen karşıdaki veya o. Hepimiz yaptık.
O yüzden bizden bir şey olmaz. Yarın yine aynı olacağız. Onu eleştireceğiz, buna kalıp uyduracağız ama hiçbir zaman destek olmayacağız.
O yüzden bol bol kedi sahiplenin. Balık besleyin. O sizin yaptığınızı size yapmaz emin olabilirsiniz... Muhabbet kuşu besleyin. İnanın çoğu insandan daha iyi dinleyicidir...
Burçlara inanan, yukardaki jupiterin kendi kişiliğine etki yaptığını düşünen, Mars iki santim sağa kayınca depresyona giren, ya benim yükselenim ay benim kişiliğim böyle diye kendine çeki düzen vermeyen herkes asalaktır. Gezegenler sizin karakterinize yön vermez. Onlar sürekli dönüyor ve inanın…devamıBurçlara inanan, yukardaki jupiterin kendi kişiliğine etki yaptığını düşünen, Mars iki santim sağa kayınca depresyona giren, ya benim yükselenim ay benim kişiliğim böyle diye kendine çeki düzen vermeyen herkes asalaktır.
Gezegenler sizin karakterinize yön vermez. Onlar sürekli dönüyor ve inanın ki sizin asla umrunuzda değiller.
Lütfen burçlara inanıp kendinize güvenli bir sığınak liman uydurmayın. Burçlar gerçek değildir.
Yok bu aslan burcu hemen ordan uzaklaşın. Yok bu ikizler burcu hemen kellesini alalım gibi yargılara girmeyin. Salak değilseniz lütfen yapmayın. Komik duruma düşüyorsunuz.
Evet bu yazımda biraz giydirdim ama bu halde takılanlar hak ediyor.
Gezegenlerin sağa sola kaymasını bekleyeceğinize kendi karakterinize yön verin.