♦️ "Bazen geçmişi hatırlamak geleceği kestirmeye çalışmaktan daha emniyetlidir ve bazı hatıralar üzerinden ne kadar zaman geçse de tekrara değerdir." ♦️ “O an kalbin sandığı kadar büyük olmadığını, her şeyi içine alıp dürüstlükle tartmadığını anladı ve de öyle her şeyi…devamı♦️ "Bazen geçmişi hatırlamak geleceği kestirmeye çalışmaktan daha emniyetlidir ve bazı hatıralar üzerinden ne kadar zaman geçse de tekrara değerdir."
♦️ “O an kalbin sandığı kadar büyük olmadığını, her şeyi içine alıp dürüstlükle tartmadığını anladı ve de öyle her şeyi görmediğini ölçüp biçmediğini...”
♦️ “Nasıl bir zeka dikenli bir deniz salyangozunun Sirius yıldızı göründükten hemen sonra toplanması gerektiğini keşfetmişti mesela? Nasıl bir zeka onun savunmasız yaşamına tam o anda el koyabilmiş, soyunun devamına göz dikebilmişti? Kim denizlerin dibine kadar burnunu sokarak yeni yataklar arayabilmişti onları kurutmak üzere? İnsan zalimdir, bunu insandan başkası düşünemezdir.”
MUTLULUK Ey mevsimler, ey şatolar! Deyin kusursuz kim var? Ben de herkes gibi tuttum Büyülü mantığı denedim. Selâm Gal horozuna selâm Selâm her ötüşünde selâm Hevesten, arzudan oldum Görün sıfırı tükettim. Yedi bitirdi bu büyü beni Takat komadı, yok etti.…devamıMUTLULUK
Ey mevsimler, ey şatolar!
Deyin kusursuz kim var?
Ben de herkes gibi tuttum
Büyülü mantığı denedim.
Selâm Gal horozuna selâm
Selâm her ötüşünde selâm
Hevesten, arzudan oldum
Görün sıfırı tükettim.
Yedi bitirdi bu büyü beni
Takat komadı, yok etti.
Ey mevsimler, şatolar ey!
Sıvışma saati, yazık
Ölüm saatidir artık.
Ey mevsimler, şatolar ey!
-Arthur Rimbaud...
🔹 “Tanrım sen bilirsin, hangi an, hangi gün duvarların rengi çirkin görünmeye, yatak odasındaki tuvalet kovası pis kokmaya başladı, ne zaman gariban ihtiyarlar beş para etmez ayyaş moruklara dönüştü... Annemle babama benzeyeceğim diye ne zaman delice korkuya kapıldım...” 🔹“Farklılıkların paradan…devamı🔹 “Tanrım sen bilirsin, hangi an, hangi gün duvarların rengi çirkin görünmeye, yatak odasındaki tuvalet kovası pis kokmaya başladı, ne zaman gariban ihtiyarlar beş para etmez ayyaş moruklara dönüştü... Annemle babama benzeyeceğim diye ne zaman delice korkuya kapıldım...”
🔹“Farklılıkların paradan kaynaklanabileceği hiç aklıma gelmezdi, insanların doğuştan temiz ya da pasaklı, zevk sahibi ya da sallapati olduğunu sanardım.”
🔹“... Ama hep dönüp dolaşıp annemle babamın emeklerine, bugüne kadarki başarımı borçlu olduğum açık şarap fıçılarına, dükkâna geliyorduk bundan sonra da onların sayesinde ilerlemeye devam edecektim.”
🔹 “Müthiş bir şey, bir keşif, ilk defa fark ediyorum bunu, onun gibi insanlar var, dünyadan korkmayan, sınırsız özgürlük sahibi, rahat, insanlar, hatta belki hiç de az değiller.”
“Karamsar olmak zor değil, zor olan çılgın bir fırtınadan sonra gökkusağı gibi gülümseyebilmektir... Kucaklamaya kollarının yetmeyeceği bir ağaç, bir tohumla başlar, en uzun yolculuklar bir adımla başlar, gerçek sevgiler ise bir tebessümle başlar... Annem her fırsatta çocuklarına güneşe doğru zıplamalarını…devamı“Karamsar olmak zor değil, zor olan çılgın bir fırtınadan sonra gökkusağı gibi gülümseyebilmektir... Kucaklamaya kollarının yetmeyeceği bir ağaç, bir tohumla başlar, en uzun yolculuklar bir adımla başlar, gerçek sevgiler ise bir tebessümle başlar... Annem her fırsatta çocuklarına güneşe doğru zıplamalarını öğütlerdi. Güneşe ulaşamazdık ama hiç olmazsa ayaklarımız yerden kesilirdi.”
-Z.N. Hurston...
🌟 “Nefretimiz büyüyordu ama vuruşmak için güçlerimiz eşit değildi.” 🌟 “Bu aşk böyle yaşanacaktı. Yöntemi buydu onun. Adını koymadan, çerçeve içine almadan. Duvara asılmadan.” 🌟 “Ben hala inandıklarım ve daha çok da artık inanmadıklarım için sorguya çekiliyor ve yargılanıyorum.”