KUĞU EZGİSİ Kuğuların ölüm öncesi ezgileri şiirlerim, Yalpalayan hayatımın kara çarşaflı bekçi gizleri. Ne zamandır ertelediğim her acı, Çıt çıkarıyor artık, başlıyor yeni bir ezgi, -bu şiir - Sendelerken yaşamım ve bilinmez yönlerim, Dost kalmak zorunda bana ve sizlere! Çünkü…devamıKUĞU EZGİSİ
Kuğuların ölüm öncesi ezgileri şiirlerim,
Yalpalayan hayatımın kara çarşaflı
bekçi gizleri.
Ne zamandır ertelediğim her acı,
Çıt çıkarıyor artık, başlıyor yeni bir ezgi,
-bu şiir -
Sendelerken yaşamım ve bilinmez yönlerim,
Dost kalmak zorunda bana ve
sizlere!
Çünkü saldırgan olandan kopmuştur o,
uykusunu bölen derin arzudan.
Büyüsünü bir içtenlikten alırsa
Kendi saf şiddetini yaşar artık,
-bu şiir -
Kuramadığım güzelliklerin sessiz görünümü,
ulaşılamayanın boyun eğen yansısı,
Sevda ile seslenir sizlere!
-Nilgün Marmara...
⚫ “Ben bilmem neye çalışıyordum, o uyuyordu. Bir ara birden fırladı, yorganı filan attı, mavi gözleri uyku dolu... ‘Kaleminizi verir misiniz?’ Verdim, ne yapacağını merakla bekliyordum… Başucundaki duvara bir şeyler yazdı, kalemi iade etti ve olgun bir ciddiyetle tekrar yatarak…devamı⚫ “Ben bilmem neye çalışıyordum, o uyuyordu. Bir ara birden fırladı, yorganı filan attı, mavi gözleri uyku dolu... ‘Kaleminizi verir misiniz?’ Verdim, ne yapacağını merakla bekliyordum… Başucundaki duvara bir şeyler yazdı, kalemi iade etti ve olgun bir ciddiyetle tekrar yatarak yorganı tepesine çekti. Usulcacık kalktım, yazdıklarını okudum: ‘En yalnız dalganın üstünde boş bir konserve kutusu.'”
🟢 “O sıralarda Anadolu’nun dehşetli sefaleti Nâzım’ın içine dokunmuş. Bir şeyler yazmak istemiş... Söyleyecek söz çok, çeşitli, gelgelelim eldeki hece ve aruzun imkânları pek dar... O zaman bu kalıpları parçalayıp daha hür, daha geniş, daha güçlü vasıtalar aramak gerektiğini düşünmüş, daha doğrusu, ufak, basit, mini mini hislerin söylenmesi için yeterli olan hece ve aruzun, geniş ve kapsamlı içeriğe dar geldiğini bir ‘ihtiyaç’ hâlinde duymuş.”
⚪ “Bir başka gün eline bir “roman başlangıcı”m geçer. Okur. O sıra ben hapishane avlusundayım. Ayaklarında takunyalar, koşarak, heyecanla geldi. Âdeta soluk soluğa sordu: ‘Siz mi yazdınız bunu?’ Çekinerek, ‘Evet…’ dedim.
‘Birader,’ dedi, ‘neden bahsetmediniz bundan. Siz düzyazı yazını düzyazı!’ Hayretler içindeydim.”
🦋 “Her şey insana yazılıyor diye düşündü; ama bazen ulaşmıyor. Bilmediğimiz nedenlerle dolaşıp duruyor hayatın içinde. Bazen yanından geçiyor insan yazgısının, bazen elinden tutuyor ama bunun kaderi olduğunu anlamıyor. Tam yakalayacak gibi oluyor ama uçup gidiyor. Sonra bir gün, hiç…devamı🦋 “Her şey insana yazılıyor diye düşündü; ama bazen ulaşmıyor. Bilmediğimiz nedenlerle dolaşıp duruyor hayatın içinde. Bazen yanından geçiyor insan yazgısının, bazen elinden tutuyor ama bunun kaderi olduğunu anlamıyor. Tam yakalayacak gibi oluyor ama uçup gidiyor. Sonra bir gün, hiç hesapta yokken, hiç beklemezken, başka alemlerdeki seyrini tamamlıyor senin olan şey, çıkıp geliyor ve seni buluyor.”
🦋 “İnsan, tükenir. Doğduğu andan ölümüne kadar büyüyor, gelişiyor, yaşlanıyor gibi görünse de içten içe tükenir. Eşya öyle değil, dokunmadığın sürece azalmaz ama insanoğlu ona da dokunur, suyunu çıkarır, yer, bitirir, yok eder.”
🦋 “Geçtiğimiz kırk günün tüm günlerinde gözlerimi açtım, açtım kapattım. Daha çok sıkarsam, kirpiklerimi birbirine daha sıkı geçirirsem ve daha büyük açarsam gözlerimi, uyanacakmışım gibi geldi. Denedim, çok denedim, fayda etmedi. İnsan nasıl ki rüyalarından kendisi uyanamıyorsa, rüyadaymış gibi yaşadığı gerçeklikten de kendisi uyanamıyor.”
"İnsanın derdi ne kadar büyük olursa gülüşü o kadar sıcak olurmuş. Öyle derler bizim buralarda. O derdin büyüklüğü neye göre ölçülür biçilir bilmem ben. Fakat birinin gülüşünün sıcaklığını hissettim mi, anlıyorum ki derdi çok. Güzelleşmiş derdiyle.." -Neşet Ertaş...
🌸 “Yıllarını birlikte geçirdiği insanlarla alelacele vedalaştığını düşününce geçip giden zamanı hüzünle anıyor, ona göre zamanı, nasıl uçup gittiği değil, bir daha geri dönmemek üzere geride kalmış olması tanımlıyordu.” 🌸 “Kendi bağımsızlığıma fazlasıyla önem verdiğimden başka birinin bana sürekli tavsiyelerde…devamı🌸 “Yıllarını birlikte geçirdiği insanlarla alelacele vedalaştığını düşününce geçip giden zamanı hüzünle anıyor, ona göre zamanı, nasıl uçup gittiği değil, bir daha geri dönmemek üzere geride kalmış olması tanımlıyordu.”
🌸 “Kendi bağımsızlığıma fazlasıyla önem verdiğimden başka birinin bana sürekli tavsiyelerde bulunmasından, sürekli nutuk çekmesinden, beni yönetmeye çalışmasından, hatta bütün hareketlerimi özellikle planlamasından daha büyük bir hakaret düşünemiyorum.”
🌸 “İnsanoğlunu eşitleyen, ölüm değil, bilakis aynı sofrada buluşmaktır. Filozofun ölümü vecizdir; ferisiler gösterişli bir şekilde, sıradan insanlar alçakgönüllü bir şekilde, aptallar da kör ölür. Oysa filozof ve aptal, meyhaneci ve ferisi... Hepsi sofrada aynıdır, o sofrada aynı şeyleri yerler.”
🌸 Bu yıl bitiyor.. 🌸 "Ve arkasında sessizce çok şey bırakıyor. Güldüm, sustum, kırıldım, vazgeçtim. Her "iyiyim" deyişimde aslında ne kadar yorgun olduğumu, Kendimi ihmal ederken başkalarını memnun etmenin ne kadar boş olduğunu, ve herkese rağmen ayakta kalabilmenin, ne kadar…devamı🌸 Bu yıl bitiyor.. 🌸
"Ve arkasında sessizce çok şey bırakıyor. Güldüm, sustum, kırıldım, vazgeçtim. Her "iyiyim" deyişimde aslında ne kadar yorgun olduğumu, Kendimi ihmal ederken başkalarını memnun etmenin ne kadar boş olduğunu, ve herkese rağmen ayakta kalabilmenin, ne kadar kıymetli olduğunu öğrendim.. Bu bana sabrı, seçmeyi, gitmeyi ve bazen susmanın en güçlü cevap olduğunu öğretti.. Yıl bitiyor ama ben eskisinden daha farkında, daha güçlü ve daha seçiciyim..."
🩵 “Zaman geçmiş. Zaman da tıpkı güzellik gibi, sizin üzerinde bulunduğunuz yoldan geçmiş. Resme alışmışsınız, artık önünde uzun zaman geçirmiyormuşsunuz. Bir süre sonra neredeyse hiç bakmamaya başlamışsınız. Salondaki herhangi bir nesneymiş artık. Duvarın kanıksanmış bir parçası.” 💚 “Varlıkların en temel…devamı🩵 “Zaman geçmiş. Zaman da tıpkı güzellik gibi, sizin üzerinde bulunduğunuz yoldan geçmiş. Resme alışmışsınız, artık önünde uzun zaman geçirmiyormuşsunuz. Bir süre sonra neredeyse hiç bakmamaya başlamışsınız. Salondaki herhangi bir nesneymiş artık. Duvarın kanıksanmış bir parçası.”
💚 “Varlıkların en temel niteliğinin ne olduğunu sorgulatan güneşli günler vardır. Hiçbir ikramiyenin isabet etmediği piyango biletleri gibi günler vardır. Hatıraların bıçak kadar keskin kenarlarında ışığın bir an parlayıp sonra kaybolduğu günler vardır. Öyle bir gündü. Sıradan bir gündü.”
🤎 “Geniş kanatlı bir kuş gibi hissediyorum kalbimi,” dediniz. “Rüzgâr kanatlarını dolduruyor ve kalbim yükseklerde dönerek aşağıya, dünyaya bakıyor. Hiçbir canlı erişemez ona. Hiçbir dert, tasa indiremez onu yere. Her an gökyüzüne karışmaya hazır. Kalbim.”
💖💖💖 "Öyle senden çok uzaklarda değilim.Görmesini bilen gözlerin bakışındayım. Belki sana senden daha yakın bir yerde çarpan kalbinin her atışındayım." 💖💖💖