Ben bir fena oldum. Başka kelime görmeyi umut etmeyin. Sadece; ben bir fena oldum. Gerçekten oldum. ✍🏻 Uzun zamandır okumak istediğim kitaptı ve okudum. Çünkü uzun zamandır okumak istediğim kitaptı. :D 🔖 Ütopik tarzda kitap sevmeyen varsa (ki fazla kişi…devamıBen bir fena oldum.
Başka kelime görmeyi umut etmeyin. Sadece; ben bir fena oldum. Gerçekten oldum.
✍🏻 Uzun zamandır okumak istediğim kitaptı ve okudum. Çünkü uzun zamandır okumak istediğim kitaptı. :D
🔖 Ütopik tarzda kitap sevmeyen varsa (ki fazla kişi çıkacağını sanmıyorum bence herkes sevmeli yahu) kitap sarmayabilir. Ki sevseniz bile kitap bazı yerlerde tıkanıyordu. Ya da bana öyle geldi çünkü, adamakıllı başına geçip okuyamadığımdan kaynaklansa gerek, birkaç ay gibi uzun bir zamanda bitirebildim.
Her neyse önemli olan bu değil, önemli olan kitap beni gerçekten etkiledi. Sorgulattı, düşündürdü, üzdü.
🗞️ Kitap, Okyanusya isimli (ülkenin) toplumun yaşadıkları olayları anlatıyor. Ülke 'Parti' olarak adlandırılan tek bir merkezle yönetiliyor. Halk manipüle ediliyor, kurallar koyuluyor, geçmiş değiştiriliyor, düşünceler baskınlaştırılıyor, birey kelimesi ortadan kaldırılıyor, insanlar makinalaştırılıyor ve daha bir çok korkunç şey katı kurallarla gerçekleştiriliyor.
🗝️ Bence kitabı okuyan herkes gibi beni de en çok etkileyen şey karakterimiz Winston oldu. Parti'ye başkaldırmaya çalışması, insanların kavuşması gerektiğini düşündüğü özgürlüğü, özgürlüğün halktan gelişini umması... Winston hep bir şeyler yapmak istiyordu ama yalnız oluşu üzerindeki baskıyı arttırıyor, onu korkutuyordu.
George Orwell bu siyasi toplum baskısını daha iyi konu edinemezdi bence.
📎 İnanın bana konusunu daha nasıl anlatabilirim bilmiyorum. Bu yüzden içime sinen bir gönderi olmayacak lakin size verdiğim söz aklımda olduğu için yayınlayacak ve muhtemelen içime sinmeyen daha bir sürü gönderi atacağım. Neden? Çünkü söz verdim. (Bugün maşallah çok komiğim.)
🔗 Okurken de sorguluyorsunuz ki; bir birey olarak benim toplumdaki görevim ne? Kurtulması gerektiğini düşündüğüm insanlar için ne yapıyorum? Yanlış gördüğüm görüşleri savunuyormuş gibi görünmek zorunda mıyım? Herkesten farklı ama herkesten doğru düşünüyor olamaz mıyım?
Kitabın en iyi yanından biri de buydu bence. Sorguluyorsunuz, düşünüyorsunuz.
Kitapta aptal bir karakter görünce omuzlarından tutup sallamak, kendine gelmesi gerektiğini söylemek istiyorsunuz. "Bana dokunmayan yılan bin yaşasın." gibi herkes kendi derdinde.
Eseri okurken gerçekten halkın Parti'ye artık boyun eğdiğini, saf gibi her şeye inandıklarını, sorgulamadan yaşadıklarını görüyoruz. Bana öyle geliyor ki halkın en azından yarısı da aslında gerçeğin farkındaydı. Asıl sizi sinirlendiren şey bu oluyor, farkında olarak yaptıkları hareketlere devam etmek.
📣 Spoiler da vermek istemeden anlatmak gerçekten zormuş ama sırf kitabın sonunda kafanızdan geçmesi gereken o düşünceleri yaşayabilmek için bile okunması geriyor.
Ufkunuzu genişletecek bir kitap, bence her birey gerçekten okumalı. Farkına varmalı bazı şeylerin. Artık görmenin yeterli olmadığını, bakmanın da gerektiğini öğrenmeli.
Kelimeleri boş boş sıraladığıma göre işim bitmiştir arkadaşlar. Biraz karışık oldu gibi, kusura bakmayın. Düzgün yazamadım çünkü düzgün yazamıyorum. (hahaha :/)
✴️ Herkese bolca aklını kullanabildiği, toplumun arasında yok olup gitmediği, doğru bildiği yoldan tek başına yürüme cesaretine sahip olduğu hayatlar diliyorum.
(Artık gönderisini attığım her kitaba, diziye, filme kendimce en uygun düşen şarkıları ithaf etme kararı aldım. :) )
♪ Zack Hemsey - The Way
📖 "İnsan, ardında tek bir iz bile, bir kağıt parçasına karalanmış tek bir adsız sözcük bile bırakamadıktan sonra, geleceğe nasıl seslenebilirdi?"
- 1984 / George Orwell