tam bir muhteşem yüzyıl tadında entrikalara sahip bir film. olayları hiç bilmeden izledim ve izlerken ağzım açık izledim resmen ama bence gerçeği olduğu gibi yansıtmamışlar. ve son olarak mary favorim oe henry
yetenekleriyle ve sevdiği şeylerle hayatını sürdürmek isteyen genç yaşında özgür olmayan bir anne rose. fark ettim ki böyle kadınlar gerçekte de varlar ve fazlasıyla filmlere de konu olmuşlar. gerçekten çok yetenekli olan kadınlar var ama yaşam şartları el vermediği için…devamıyetenekleriyle ve sevdiği şeylerle hayatını sürdürmek isteyen genç yaşında özgür olmayan bir anne rose.
fark ettim ki böyle kadınlar gerçekte de varlar ve fazlasıyla filmlere de konu olmuşlar. gerçekten çok yetenekli olan kadınlar var ama yaşam şartları el vermediği için bunu hayatı haline getiremiyorlar en çokta aile gibi unsurlar devreye giriyor. işte bu yeteneğin sana ne kazandıracak git daha iyi bir iş yap çocuklarına sahip çık evinde otur gibi gibi çok fazla sözlere maruz kalabiliyorlar. ve böylece bu sözlerle bu ilgi ve yetenek kalplerinde kanayan yara olup hayatlarına devam ediyorlar.
bu film neden izlenmemiş anlamadım bence kenarda köşede kalmış güzel bir film keşfedip izlediğim için mutluyum. 30 senedir tutkuyla sahne şovları yapan bir annemiz var. hep tutkusu olduğu ilgilendiği sanatla hayatını bütünleştirmiş biri shelly. bu yanını çok takdir ettim beğendim…devamıbu film neden izlenmemiş anlamadım bence kenarda köşede kalmış güzel bir film keşfedip izlediğim için mutluyum.
30 senedir tutkuyla sahne şovları yapan bir annemiz var. hep tutkusu olduğu ilgilendiği sanatla hayatını bütünleştirmiş biri shelly. bu yanını çok takdir ettim beğendim fakat kendi çocuğunu bu uğurda bırakıp sonrasında onunla iletişim kurmaya çalışan bir anne, kızı yaşındaki sahne arkadaşı gelip annem benimle konuşmuyor ben konuşmak istiyorum, korkuyorum dediğinde kapıyı suratına kapatması falan shellyden bir uzaklaştırdı beni.
ama son sahnedeki sözle filmin kesinlikle bütünleştiğini düşünüyorum. “annelerimiz aziz ya da kurtarıcı değiller onlar sadece ellerindeki imkanlarla en iyisini yapmaya çalışan insanlar”
tam kız gecesi yapıp izlenmelik muhteşem bir film. üç genç kızın bana göre kendinilerini keşfedip, hayatlarını şekillendirmelerini izliyoruz. 80ler o kadar güzelmiş ki ama ben özellikle kadınların duru güzelliklerine bittim. kat karakterinin bıyıkları bile görünüyordu o derece sade ve güzeller…devamıtam kız gecesi yapıp izlenmelik muhteşem bir film. üç genç kızın bana göre kendinilerini keşfedip, hayatlarını şekillendirmelerini izliyoruz.
80ler o kadar güzelmiş ki ama ben özellikle kadınların duru güzelliklerine bittim. kat karakterinin bıyıkları bile görünüyordu o derece sade ve güzeller ve bunu da filmde kullanmaları oldukça güzel olmuş.
kat karakterine çok ısınamadım ama empati yapabildim. daisy karakteri öncelikle ben ilk defa julia roberts izledim bu da benim hatam olsun artık bol bol izlicem su gibi kadın gerçekten çok ama çok beğendim. daisy karakterine tekrar dönersem çok renkli bir karakter olmuş yansıttığından farklı biri olduğunu,üzerindeki baskıyı falan çok iyi görüyoruz.
gelelim favori karakterime jojo. karakter olarak kendime çok yakın hissettim ve düşüncesi, verdiği kararlar bana çok yakın geldi bende olsam böyle yapar düşünürüm dedim. ve çok aşırı renkli bir karakter oynayan oyuncu çok tatlı ve sempatik oynamış beğenmemde bununda katkısı var.
daisy karakterinin sözüyle noktalıyorum yorumumu.
“jojo’nun bill’i var
kat’in beyni
daisy’nin bunları yok onun sadece güzelliği var.”
pretty little liars dizisinin ilk sezonunu izlemiştim,bugünse ufak tefek cinayetler dizisinin ilk bölümünü izledim. ikiside aşırı güzel ve oldukça uzun diziler o yüzden birine devam etmek istiyorum. sizce hangisine devam edeyim? ya da big little lies dizisinide izlemek istiyordum ona…devamıpretty little liars dizisinin ilk sezonunu izlemiştim,bugünse ufak tefek cinayetler dizisinin ilk bölümünü izledim. ikiside aşırı güzel ve oldukça uzun diziler o yüzden birine devam etmek istiyorum. sizce hangisine devam edeyim? ya da big little lies dizisinide izlemek istiyordum ona mı başlayayım
bu film neden bu kadar az izlenmiş ve hakkında neden hiç yorum yapılmamış. bu durum açıkçası beni üzdü çünkü filmi izledikten sonra yapılan yorumları okumak istedim fakat bırakın yorum yapmayı film neredeyse izlenmemiş bile. Woody Allen benim adını ve filmlerini…devamıbu film neden bu kadar az izlenmiş ve hakkında neden hiç yorum yapılmamış. bu durum açıkçası beni üzdü çünkü filmi izledikten sonra yapılan yorumları okumak istedim fakat bırakın yorum yapmayı film neredeyse izlenmemiş bile.
Woody Allen benim adını ve filmlerini sıkça duyduğum fakat bir türlü filmlerine elimin gitmediği bir yönetmendi sonunda bu filmle bu durumu kırmış oldum. yönetmenin tarzını çok beğendim sanki bir roman okuyormuş havasında sahneler ve diyaloglar olması benim çok hoşuma gitti. bir gün Woody Allen maratonu yapıp yönetmeni daha yakından tanımak istiyorum.
filme gelicek olursam konusunu çok bahsetmicem ama kesinlikle bu filmde bir kendini arama filmiydi bence. tabi bu filmde daha çok evlilik üzerinden ele alınmış. yakın zamanda izleyip beğendiğim Lost In Translation filmine benzettim ben biraz bu durumdan. farklı ülkelerde evli kişilerin sorunlu olan evliliklerinden dolayı yakınlaşması, bir anlam araması benzer özellikteydiler. evlilik kısmı harici kendini arama kısmı çok güzel işlenmişti başrol karakterin gördüğü rüyalar,düşlediği anlar hikayeleştirilip çok güzel aktarılmıştı.
bir de filmlerle alakalı bir film tabi ki, bir çok filme eleştiri ve atıfta bulunmuş yönetmen. bahsedilen filmleri veya yönetmenleri pek bilmiyorum izlemedim açıkçası, ama buna rağmen o sahneler bana işledi.
son sahne ve diyalog çok hoşuma gitmişti. mort karakteri bir roman yazmaya çalışıyor fakat bunun sıradan roman olmasını istemiyor kusursuz bir roman olmasını istiyor. dostoveyski, joyce seviyesinde bir romandan bahsediyor fakat bir türlü başaramıyor. bu son sahnede de kendisinin bir kitap yazarı değil iyi bir okuyucu olduğu sonucuna varıyor. bu sahne benim çok hoşuma gitmişti. yani burdan anlaşıldığı gibi her okuyucu bir yazar değildir arkadaşlar, önüne gelenler lütfen kitap çıkartmasın artık.
kısaca bu filmi ben çok beğendim. sinematografisi olsun,olay örgüsü olsun,süresi olsun ve işleniş şekli olsun gayet yerinde ve güzel olmuş. tavsiye ederim.
çok tatlı ve tam eski romcom filmleri tadında bir film olmuş. internetim yokken vakit geçirmek adına indirip izlediğim ve gerçekten keyifli vakit geçirerek izlediğim bir film oldu. tek sevmediğim yanı Will ve Ana karakterinin sahnelerinin azlığı. daha fazla onlara sahne…devamıçok tatlı ve tam eski romcom filmleri tadında bir film olmuş. internetim yokken vakit geçirmek adına indirip izlediğim ve gerçekten keyifli vakit geçirerek izlediğim bir film oldu.
tek sevmediğim yanı Will ve Ana karakterinin sahnelerinin azlığı. daha fazla onlara sahne konulabilirdi,aşklarını çok resmedememişler. bir de Ana karakterinin tarzını çok beğendim buna değinmeden geçemicem.
kesinlikle bir kendini bulma hikayesiydi. doğduğumuz andan itibaren çevremizle, ailemizle veya görüp,işittiklerimizle karakterimizi oluşturur kendimizi bulmaya çalışırız bu filmde tam olarak buna odaklanmış. cherly karakteri çocukluğundan beri annesinin yetiştirmesiyle büyüyen, onu örnek alıp onun gibi olmak isteyen bir karakterdir ama…devamıkesinlikle bir kendini bulma hikayesiydi. doğduğumuz andan itibaren çevremizle, ailemizle veya görüp,işittiklerimizle karakterimizi oluşturur kendimizi bulmaya çalışırız bu filmde tam olarak buna odaklanmış.
cherly karakteri çocukluğundan beri annesinin yetiştirmesiyle büyüyen, onu örnek alıp onun gibi olmak isteyen bir karakterdir ama bir gün annesinin ölmesiyle hayatı alt üst olur ve kendi benliğini kaybeder. bu kaybettiği benliğe artık bir dur demek için uzun soluklu bir doğa yürüyüşüne başlar ve bizde bu yürüşle beraber cherly karakterinin aslında nasıl biri olduğunu, neler yaşadığını ve şimdi onu neler beklediğine şahit oluruz.
ben filmi çok beğendim ve bunu sırf beğendim demek için demiyorum gerçekten,kendini bulma gibi bir konuyu böyle bir olay örgüsüyle çok iyi işlemişler. aslında bu film gerçek yaşamdan uyarlama evet böyle bir karakter vardı ve bunları yaşadı ne kadar enteresan dimi mesela ben olsam asla yapmam, cesaret edemem. filmin sonuna bu karakterin gerçek hayattaki o doğa yürüşü halleri fotoğraflandırıp, konulmuştu o detayda güzeldi.
filmi kesinlikle öneririm sizi sıkacağını sanmam öyle bir atmosferi var ki filmin sizi içine çekip merak unsuru ve derinliğiyle izletiyor zaten. oyunculuklarda muazzamdı. başrol oyuncuyu ilk defa izledim ama son olmayacağına eminim yer aldığı yapımlara göz atmayı düşünüyorum. oyunculuğunu basit yorumlarla yorum yapmaya değer olmadığı için beğendiğimi söyleyip burda noktalamak istiyorum. eğer izlerseniz iyi seyirler dilerim🧗🏻♀️