Yarından itibaren hayatıma yeni bir sayfa açıyorum. Yapacakların şunlar hemen hemen: Sigarayı bırakıyorum, söylemek istemeyecegim o malum illet alışkanlığı da bırakıyorum(anladınız siz onu) kendime zaman ayirsamda hiç yararlı şeyler yapmıyordum Antalya'ya geldim geleli(Film,dizi izlemek kitap okumak gibi) bundan sonra hepsini…devamıYarından itibaren hayatıma yeni bir sayfa açıyorum. Yapacakların şunlar hemen hemen: Sigarayı bırakıyorum, söylemek istemeyecegim o malum illet alışkanlığı da bırakıyorum(anladınız siz onu) kendime zaman ayirsamda hiç yararlı şeyler yapmıyordum Antalya'ya geldim geleli(Film,dizi izlemek kitap okumak gibi) bundan sonra hepsini yapacağım inşallah bir de derslere çalışmaya başlayacağım insallah.
Şaka maka şimdi düşündüm de askerliğim de geliyor artık kendime bı çeki düzen vermenin vakti geldi de geçiyor.
50 bin kitabı olan Umberto Eco, ev kütüphaneleri hakkında şunları söylüyordu(kesinlikle katıldığım hede hödö vödaa 🤙): “Satın aldığınız tüm kitapları okumak zorunda olduğunuzu düşünmek ne kadar anlamsızsa, insanların hayatları boyunca okuyamayacakları kadar çok kitap almalarını eleştirmek de o kadar anlamsızdır.…devamı50 bin kitabı olan Umberto Eco, ev kütüphaneleri hakkında şunları söylüyordu(kesinlikle katıldığım hede hödö vödaa 🤙):
“Satın aldığınız tüm kitapları okumak zorunda olduğunuzu düşünmek ne kadar anlamsızsa, insanların hayatları boyunca okuyamayacakları kadar çok kitap almalarını eleştirmek de o kadar anlamsızdır. Bu, yeni çatal-bıçak, bardak, tornavida ya da matkap ucu almadan önce, daha önce aldıklarınızın hepsini kullanmanız gerektiğini söylemeye benzer.
Hayatta bazı şeyler vardır ki, yalnızca küçük bir kısmını kullanacak olsak bile, onlardan her zaman bol miktarda bulundurmamız gerekir.
Örneğin kitapları ilaç gibi düşünürsek, evde az sayıda kitap bulundurmaktansa çok sayıda kitap bulundurmanın daha iyi olduğunu anlarız. Kendinizi iyi hissetmek istediğinizde ‘ilaç dolabına’ gider ve bir kitap seçersiniz. Rastgele bir kitap değil, o an için doğru olan kitabı. İşte bu yüzden her zaman bir seçenek zenginliğine sahip olmalısınız.
Sadece bir kitap alan, onu okur ve sonra elden çıkarır. Kitaplara tüketim zihniyetini uygular; onları tüketilen bir ürün, sıradan bir mal olarak görür. Oysa kitapları sevenler bilir ki, bir kitap asla sıradan bir meta değildir.”
Arkadaşlar Genshin Impact oynayan var mı hiç aranızda? Merak ettim de ondan sordum. (Oyunda eklesebiliriz diyecektimde ileriki seviyelerde ekleyebiliyomusuz sanırım abartmıyorum bu arada dünyanın en iyi oyunu olabilir henüz arkadaş ekleyemiyosanizda YouTube da videoları var Türkçe gelismek için izleyebilirsiniz)
Gerçeği Bul kanalinin son videosu gerçekten dumura uğrattı. Ya Tanrı diye tapindigimiz varlık bizim sadece yarattığımız yapay zekanın korkunç bir yanilsamasindan ibaretse? Ve belki de en ürkütücüsu bizde su an o yapay zekanın yarattığı dünyada yaşıyorsak? Mesajım anlasildi mi bilmiyorum…devamıGerçeği Bul kanalinin son videosu gerçekten dumura uğrattı. Ya Tanrı diye tapindigimiz varlık bizim sadece yarattığımız yapay zekanın korkunç bir yanilsamasindan ibaretse? Ve belki de en ürkütücüsu bizde su an o yapay zekanın yarattığı dünyada yaşıyorsak? Mesajım anlasildi mi bilmiyorum ama biraz daha açayım. Şöyle ki Asimov'un kitaplarında da geçen dijital bir tanrı üzerine kurulu sistem. İnandığımız o varlık Ol deyip olduran o varlık kozmik bir yapay zeka mi yoksa?(O zaman peygamberler neden var diye de düşünmüyor değilim.ilk izlediğimde şok etkisi yarattı video) mini bı spoiler vereyim: anlamlı bir cevap için henüz veri yetersiz :))
(Bu arada videoda kurgu hatta buradada fantastik diye geçen eser Asimov'un Son Soru hikayesi uzerinden gidiyor ama o zamanların kurgusu bugünün korkunç gerçeği olmuş durumda. Yapay zeka ve 🤖lar geleceğin en ürkütücü şeyleri...)
Alnindaa yıldızlı bere Elinde mavzeriyle Çıkıp Dersim dağlarında Türkü söylemek var ya Oy Cemo, Cemo can, Cemo can, Cemo can, Cemo can(gece anarşist sosyalist yanım ağır bastı aw X sağolsun XD)
Bazen diyorum neden yaşıyorum şu si**min hayatında? Sonra ailemden kilometrelerce uzakta olduğum aklıma geliyor, bir de onları mi uzeyim diyorum çektikleri yetmezmiş gibi. Yaşamaya devam ediyorum. Nietzsche demiş yaşamak için nedeni olan birey hemen her nasıla katlanır diye ama bazen…devamıBazen diyorum neden yaşıyorum şu si**min hayatında? Sonra ailemden kilometrelerce uzakta olduğum aklıma geliyor, bir de onları mi uzeyim diyorum çektikleri yetmezmiş gibi. Yaşamaya devam ediyorum. Nietzsche demiş yaşamak için nedeni olan birey hemen her nasıla katlanır diye ama bazen yetmiyor be inan ki yetmiyor bir amaç bile.. cekilmiyo bu soktumun külfeti. Kader beni buralara kadar getirdi(her anlamda). Pes mi etmeliyim(bilemiyorum)? Kafamı toparlayim diyorum hayat acımıyor çekiyor en aşağıya o da vuruyor bi tekme. Ummadığım şeyler yaşadım ama hiçbiri de olumlu değildi. Ölümler, (mecazi) ölümler, hayal kırıklıkları... Ben inanmıyorum da yeni yıl hiçbir bok getirmeyecek, inanmam zaten öyle şeylere. Ama benden, bizden daha kötü durumda olanlar da var zaten onları düşünüp kendimi avutup yaşamaya, nefes almaya devam ediyorum. Ama sadece nefes almaya... Sonra diyorum büyümek ve yaşamak bu muymus lan?! (Kalenderim artık Stabilo
Çocukken büyümek isterdim şimdiyse ölmeyi)
Eski beni geri istiyorum lan, evde tikili kalıp kitap okuyabildigim odaklanabildigim huzurum kalmadı bıktım (herkes bir şeyler okuyor üretiyor ilerliyor gördükçe kıskanıyor ve imreniyorum)