Konusu çok ilginç bir anime ¿? İnsan iken hayvana dönüşen bir kasaba sakini var. Bu gizem bilinmemekte. 4 kız arkadaş da bir gün hayvana dönüşeceği gerçeğiyle yaşıyor. Ancak onların iki yıl önce ortadan kaybolan bir arkadaşı var ve onu bulmak…devamıKonusu çok ilginç bir anime ¿?
İnsan iken hayvana dönüşen bir kasaba sakini var. Bu gizem bilinmemekte. 4 kız arkadaş da bir gün hayvana dönüşeceği gerçeğiyle yaşıyor. Ancak onların iki yıl önce ortadan kaybolan bir arkadaşı var ve onu bulmak için terk edilmiş bir trene binerler. Gizemli, eğlenceli ve tuhaf bir yolculuk onları beklemektedir.
Anime, 2024 yeni çıkanlardan. Benim başlama nedenim ise sevimli anime kızlarını seviyorum. Henüz 1.bölümü çıkmışken izleyeyim dedim ve konusu ilgimi çekti. Tuhaf bir konusu ve atmosferi var. Şimdilik sevdim. Tavsiye ederim.
Keyifli izlemeler.
Nihayet çıktı animesi.! Wind Breaker mangasını bilen, okuyan vardır muhtemelen. Bu yıl ise animesi yayınlandı. Benim de çok merakla beklediğim bir seri idi. Böyle serseri, dövüş içeriklerini çok seviyorum. Eğer siz de bu türe ilgi duyuyorsanız kesinlikle bakın. Animasyonu falan…devamıNihayet çıktı animesi.!
Wind Breaker mangasını bilen, okuyan vardır muhtemelen. Bu yıl ise animesi yayınlandı. Benim de çok merakla beklediğim bir seri idi. Böyle serseri, dövüş içeriklerini çok seviyorum. Eğer siz de bu türe ilgi duyuyorsanız kesinlikle bakın. Animasyonu falan bence gayet güzeldi. İlk bölüm beklendiği gibi özen gösterilmiş, umarım sonraki bölümlerde kalitesini arttırarak biz izleyiciye sunarlar. Favorilerime tabii ki rahatlıkla girdi. Sakura karakteri favorim. Karakter zaten hoşuma gidiyor. Yan karakterler de oldukça iyi. Animeyi gönül rahatlığıyla tavsiye ediyorum.
Keyifli izlemeler.
Narsist Adam. Son zamanlarda psikolojik filmlere sardım. Ve bence psikoloji filmler iyi işlendi mi çok başarılı oluyor. Tıpkı bu ve bunun gibi filmler. Benim önerim eğer psikoloji alanında bilginiz yoksa boşuna psikoloji filmler izlemeyin. Sonra filmden bir şey anlaşılmaz olur.…devamıNarsist Adam.
Son zamanlarda psikolojik filmlere sardım. Ve bence psikoloji filmler iyi işlendi mi çok başarılı oluyor. Tıpkı bu ve bunun gibi filmler. Benim önerim eğer psikoloji alanında bilginiz yoksa boşuna psikoloji filmler izlemeyin. Sonra filmden bir şey anlaşılmaz olur. Örneğin Freud'un bilinç altı, rüya, psikanalizmini bilmeyen Inception ya da narsist kişilik bozukluğu bilmeyen de bu filmi izlemesin henüz. Önce kavramları bilin sonra filmleri izleyin böylelikle film sizin için verimli olur. Bu sadece bir öneri tabii.
Narsist, kişinin kendisini beğenmesi, üstün görmesidir. Tabii sadece böyle diyerek tam bir tanım yapmış olmuyoruz. Narsistlik hakkında makale vs okumak daha faydalı olacaktır. Uzun uzun anlatırsam buraya sığmaz.
Neyse filme gelelim. Bu filmi listeme koymuştum zamanında ve şimdi izlemiş oldum. İyi ki beklettim çünkü kendimi geliştirdikten (psikoloji alanında) izlemem yerinde ve faydalı oldu. Film konuyu iyi işlemişti genel olarak. Christian Bale oyunculuğu ise çok başarılı idi. Zaten editlerini çok gördüğümüz bir film idi. Eminim birçok kişi bu yüzden de başlamıştır. Ben editlerde gösterilen havalılığı bulamadım gerçi filmde. Ama film elbette iyi idi. Bakın "çok iyi" demiyorum "iyi" diyorum.
Film sadece narsist kişilik bozukluğunu ele almıyor; materyalizm, erkek kadın ilişkisi gibi konuları da işliyor.
Evet, popüler bir filmi daha tamamlamış olma rahatlığı, sevinci üstümde tamamlıyorum yazıyı.
Filmi kesinlikle öneriyorum. Umarım siz de verim alarak izlersiniz. Keyifli izlemeler.
500.filmim ! Bu yıl film izleme konusunda çok iyi gidiyorum. Sanırım nihayet film kültürüm bu yıl gelişim gösterecek. Normalde az film izliyordum maalesef. 500.filmim bu film oldu. Daha doğrusu bu film denk geldi. Filmi sevdiğim için beş yüzüncü olması ayrıca…devamı500.filmim !
Bu yıl film izleme konusunda çok iyi gidiyorum. Sanırım nihayet film kültürüm bu yıl gelişim gösterecek. Normalde az film izliyordum maalesef.
500.filmim bu film oldu. Daha doğrusu bu film denk geldi. Filmi sevdiğim için beş yüzüncü olması ayrıca özel oldu. Film bende oldukça farklı duygular bıraktı.
Filmin konusundan önce bahsedeyim. Film öğretmen olan karakterimizin bir serseri tarafından tecavüze uğramasını anlatıyor. Tecavüzcü olan Kai onu tehdit ediyor. Aslında onunla eğleniyor. Tecavüze uğramış olan Kiritani bir grup sokak serserileri arasında ve uğradığı tecavüz saldırısıyla psikolojik olarak büyük sarsıntı yaşar. Daha sonra tecavüzcüsünün Kai olmadığını öğrendiğinde bir başka şok yaşar. Kiritani'ye çok üzüldüm. Kai karakteri ise her ne kadar sevimli görünse de p*ç yanı da var idi. Yinede sevdim karakteri. Kiritani'de oldukça yakışıklı tipi vardı. Fark ettim de japon oyuncuların tipleri baya iyimiş. Kadınları zaten enfes, söylemeye gerek yok.
Japon bl filmlerine giderek ilgim arttı. Aslında, daha doğrusu japon filmlerine ilgim daha çok uyandı. Animelerini sevdiğim gibi filmlerini de çok seviyor ve keyif alıyorum. Japon oyuncuların oyunculuklarını çok iyi, başarılı buluyorum. Film çekiminin kaliteli olması ve oyuncuların başarısıyla ilgimi çekiyor sanırım.
Filmde hassas kısımlar vardı, mideniz çok hassas ise izlemeyin. Sadece cinsel olarak değil de başka tür şeyler vardı vs.
Saçma bulacağınız ve anlamadığınız noktalar olabilir. Bazen karakterlerin duygularını anlamakta çok zorlandım mesela. Bunlar da eksiklik. Film bittiğinde "ulan ben ne izledim" dersiniz büyük ihtimalle xd
Keyifli izlemeler.
Spoiler içeriyor
Realist (Gerçekçi) bir film. Filme başlama nedenlerimden en önemlisi kapağı çok beğenmem ve japon yapımı olması idi. Japon bl içerikli film az izledim çünkü normalde daha çok bl animeler izliyordum. Bu film beni o kadar çok etkiledi ki içimdekileri, özellikle…devamıRealist (Gerçekçi) bir film.
Filme başlama nedenlerimden en önemlisi kapağı çok beğenmem ve japon yapımı olması idi. Japon bl içerikli film az izledim çünkü normalde daha çok bl animeler izliyordum.
Bu film beni o kadar çok etkiledi ki içimdekileri, özellikle kafamdakileri bir yere dökmem lazımdı. Ben de buraya yazma kararı aldım. Belki zamanla bu gönderiyi arşivlerim, bilmiyorum. Neyse. Bu gönderi çok fazla spoi içeriyor ona göre bu yazıya devam edin.
Film Kosuke ve Ryota arasındaki aşkı anlatmakta. Kosuke maddi durumu iyi olan bir editör, Ryota ise annesine bakıyor ve maddi açıdan kötü durumda. Hatta maddi yetersizlik onu eskortluğa sürüklemiştir. Ben her zaman derim ki çaresizlik insana her şeyi yaptırır, diye. Filmde gördüğümüz üzere Ryota aynı bu durumda. Filmin konusunu öyle uzun uzun anlatmayacağım elbette, daha çok bazı kısımlardan söz edeceğim.
Önce filmin ismi ile başlayalım. Filmin adı neden 'egoist' ve egoist tam olarak kim oluyordu? Başta izlerken Kosuke'nin maddi durumu iyi olduğu için o dur diye düşündüm ama onda pek bir egoistlik görmedim. Ve maalesef bu sorunun cevabını bulamadım.
Filmin yarısına geldiğimizde Ryota ölüyor. İşte beni şok eden bu oldu. Kafamdan çıkmıyor. Önce inanmadım, film sonuçta illa çıkar çünkü film henüz yarısında idi, dediysem de yok ciddi ciddi öldü. Bu filmin en can alıcı kısmı idi. Ryota aniden, sessizce öldü. Ölümü çok sessiz idi, hiçbir şey duyulmadı..
Kosuke küçükken annesini kaybettiği için anne özlemini Ryota'nın annesinde giderir. Ancak Ryota'nın annesi de hastalığı ilerler ve ölüm döşeğindedir. Kosuke'ye çok üzüldüm. Onun yerinde olmayı kimse istemez eminim çünkü onun yaşadıkları çok acı. Her gözyaşı dökmesi, insanın boğazını düğümlüyordu.
Oyuncuların oyunculuğu harika idi. Rollerini çok iyi yaşattılar. Ryota'nın samimi gülüşü, Kosuke'nin içten gözyaşları. Hepsi gerçekten başarılı idi. Film genel olarak çok iyi idi. Bence, bana göre IMDb puanı 8 üstünde olmalı idi.
Oldukça başarılı bir film. Realizm esas alınarak yapılmış gibiydi. Ölümün aniliği, ayrılık, parasızlık, çaresizlik vs hepsi çok gerçekçi işlenmiş. Her ne kadar ben de mutlu sonlu (romatizm) istesem de hayat maalesef çok gerçekçidir. Bu yönüyle bile izlenir film.
+18 içerikli bir film bu arada. Ben japonlarda böyle animeler çok görürdüm de filmlerinde sansür çok kullanırlar sanmıştım ama film gayet yerine göre cinsellik içermişti. Bu yönüyle de beğendim. Dozu iyi idi.
Söyleyeceklerim daha çok var da yazıya/söze nasıl döneceğimi bilmiyorum...
Keyifli izlemeler.
Ne kadar övsem az Rurouni Kenshin film serisini bitirmeye iki film kaldı sadece. Film hakkında bilgiyi birinci seriye gönderi atmıştım bakarsınız, burada tekrarlamak istemiyorum. Bu yazıda daha çok övmek istiyorum filmi. Live actionlar genelde dövüşler çok basit kalır ama burda…devamıNe kadar övsem az
Rurouni Kenshin film serisini bitirmeye iki film kaldı sadece. Film hakkında bilgiyi birinci seriye gönderi atmıştım bakarsınız, burada tekrarlamak istemiyorum. Bu yazıda daha çok övmek istiyorum filmi.
Live actionlar genelde dövüşler çok basit kalır ama burda dövüşler mükemmel ötesi idi. O kadar heyecanlı ki. Ben şahsen nefesimi tutarak izledim. Kamera acıları, dövüş, darbe, konuşmalar, bakışmalar hepsi harika idi. Yönetmen her ayrıntıyı düşünmüş maşallah. Oyuncular sanki uzun bir zaman dövüş eğitimi almışlar gibi idi çünkü gerçekten ellerinden geleni yapmışlar. Sırf dövüşler için bile izlenir.
Rurouni Kenshin, en sevdiğim yanından biri de konusu çok tatmin edici. Tarihi olarak gerçekten insanı tatmin ediyor. Geçmişte katil kişinin polisler ile olan ilişkisi ayrıca dönemin samuraylarının yaptıkları vs hepsi güzel bir şekilde ele alınmış. Kenshin karakteri çok sevimli ve sempatik buldum. Yan karakterler de her ne kadar az görmüş olsam da yinede sevdim. Özellikle rakipler çok iyi idi. Birçok düşman çıkıyor ve düşmanların hikayesi bile çok kaliteli.
Uzun lafın kısası izleyin izlettirin kesinlikle ⚡
Keyifli izlemeler.
La Haine ! Mathieu Kassowitz'in 1995'teki ikonik filmi"La Haine", günümüz Fransa'sındaki eşitsizliği vurguluyor. Gerçek hayattaki olaylardan ilham alan film oldukça sert. Sosyal hayatın sorunlarını ele aldığı için elbette yaptığı eleştiriyle ses getirdi. Fransa sanatının en sevdiğim yanı, ortada bir kalite…devamıLa Haine !
Mathieu Kassowitz'in 1995'teki ikonik filmi"La Haine", günümüz Fransa'sındaki eşitsizliği vurguluyor. Gerçek hayattaki olaylardan ilham alan film oldukça sert. Sosyal hayatın sorunlarını ele aldığı için elbette yaptığı eleştiriyle ses getirdi.
Fransa sanatının en sevdiğim yanı, ortada bir kalite olmasıdır. Eleştiri, sanat, edebiyat vs birçok konuda dikkat çeken yapıtlar ortaya koyan sanatçılar var. Fransız edebiyatından dünya gibi biz de çok etkilendiğimiz için bizde de sanatta gelişimi oldu.
Film; yahudi, siyahi ve cezayirli üç gencin bir gününü konu alıyor. Sokak hayatını bize gösteriyor. Film her ne kadar 1995'i anlatıyor olsa da Fransa'da hâlâ aynı sorunlar mevcut. Örneğin ırkçılık hâlâ çok yaygın. Belki bu son zamanlarda haberlerde görmüşsünüzdür, Fransa protestolarıyla gündeme geliyor. Demek ki çözülmemiş meseleler var.
Film şarkılarıyla olsun, siyah beyaz çekimiyle, senaryo, replik, göndermeleriyle bol bol mesaj içeriyor. Filmin adı "nefret". Nefret'i herhalde en iyi işleyen bu film oldu.
Ben bu filmin kesinlikle izlenmesi gereken filmlerden olduğunu düşünüyorum. Hatta öyle, kesinlikle izlenmeli. Sanatsal, bol mesaj içeren yapıtları her zaman sevmişimdir çünkü gerçek kalite onlarda var. Film rahat favorilerime girdi. İzleyin izlettirin.
"Le monde est à nous."
( Dünya bizimdir.)
Keyifli izlemeler.
İthaki ve Manga ⚡ En sevdiğim yayından olan ithaki yayınları mangaları da artık basacağını duyurduğunda mutluluktan çıldırmıştım. Böyle büyük bir yayının mangaları basması Türkiyede manga kültürünün gelişmesi için büyük bir etki olacak. İthaki, bilim kurgu türü ve japon klasikleriyle dikkatleri…devamıİthaki ve Manga ⚡
En sevdiğim yayından olan ithaki yayınları mangaları da artık basacağını duyurduğunda mutluluktan çıldırmıştım. Böyle büyük bir yayının mangaları basması Türkiyede manga kültürünün gelişmesi için büyük bir etki olacak. İthaki, bilim kurgu türü ve japon klasikleriyle dikkatleri çekti. Özellikle bilim kurgu serileri bir hayli sevildi. Ben de bilim kurgu alsam ilk tercihim bu yayın oluyor. Japon klasiklerini yine bu yayın sayesinde bol bol okuyabiliyoruz. Son zamanlarda manga basan ithaki, Mob Psycho mangası ile beni çok heyecanlandırdı. En merak ettiğim şey hangi mangaları basacağı idi. İlk bastığı manga (adı hatırlamıyorum maalesef) ilgimi çekmemişti. Yine de sabırla bekledim. Beklediğime değdi.
Mob Psycho benim için çok özel. Animesini çok seviyorum. Karakterler, kurgu vs hepsi benim için mükemmel idi. Benim Reigen fanlığım ise saplantı boyutunda xd. Mangası elimde olsa da tekrar tekrar okusam diyordum ve oldu. Manga bu yıl (2024) basıldı. Çok mutlu oldum. Çizim anime ile birebir değil yani ufak tefek değişim var ama yine de çok beğendim. İkinci seri ne zaman basılır bilmiyorum ama heyecanla bekliyorum. Muhtemelen yakın zamanda basılır çünkü ithaki gibi resmi, büyük bir yayın öyle çok arayı açmaz. Mob psycho toplam 16 ciltten oluşuyor. Rahatça biriktirilir serisi. Bence önce bir animeyi izleyin, eğer benim gibi çok beğenirseniz mangayı alın.
Keyifli izlemeler ve okumalar.
Peanuts benim çok sevdiğim bir seri. Çizgi romanını çok severek okudum, dizisini de severek izledim. Bu yıl filmi çıktığını görünce çocuk gibi sevindim. Film gerçekten harika idi. Animasonu çok iyi olmuştu. İçerik zaten harika. Peanuts, bol mesaj içeren ve çok…devamıPeanuts benim çok sevdiğim bir seri.
Çizgi romanını çok severek okudum, dizisini de severek izledim. Bu yıl filmi çıktığını görünce çocuk gibi sevindim.
Film gerçekten harika idi. Animasonu çok iyi olmuştu. İçerik zaten harika. Peanuts, bol mesaj içeren ve çok fazla anlamlı sözler geçen bir seri. Ayrıca çizimini çok beğeniyorum. Favorim her zaman Charlie Brown olmuştur. Bazen kendimi Charlie Brown gibi hissediyorum. (Snoopy'nin yeri de ben de ayrı tabii)
Film, Franklin'in taşınması ve Charlie Brown ile tanışmasını konu ediniyor. Filmi çok uzatıp sıkmadan 40 dakika sürmesi tam yerinde olmuş. Franklin ve Charlie Brown arasındaki diyaloglar çok dikkat çekici idi. Eminim filmde sizin de ilginizi çekecektir. Ayrıca ikisi benden daha kültürlü idi hayran kaldım xd Film arkadaşlığı çok güzel işlemiş.
Kesinlikle filmi izleyin. Emin olun izlediğinize değecektir. Bu arada Raf'ta kimsenin bu filmi ekletmemesi ilginç geldi. Aramada çıkmayınca istekte bulundum. Raf'a teşekkürler.
İzleyin, izlettirin. Keyifli izlemeler.
Spor ¿ Filme spor konulu olduğu için başladım. Spor animelerinden sonra biraz da spor Japon filmlerine bakayım dedim. Beğendiğim oyuncu Mackenyu'nun da yer alması tabii filme olan merakımı arttırdı. Filmin içeriğine gelecek olursak: her ne kadar spor konulu olsa da…devamıSpor ¿
Filme spor konulu olduğu için başladım. Spor animelerinden sonra biraz da spor Japon filmlerine bakayım dedim. Beğendiğim oyuncu Mackenyu'nun da yer alması tabii filme olan merakımı arttırdı. Filmin içeriğine gelecek olursak: her ne kadar spor konulu olsa da bana daha çok biyografik film olmuş gibi geldi. İki kardeşi anlatıyor; Ağabey arabaları tamir ediyor, küçük kardeş ise araba yarışında. Her ikisinin arasındaki ilişkiye ağırlık verilmiş. Spor arka planda kalmış yer yer. Yine de genel olarak filmi gayet beğendim. Güzel olmuş. IMDb çok düşük kalmış filmin içeriğine göre. Sanırım insanlar spor ağırlıklı görmek istemiş ve klasik dram onları pek sarmamış. Onlar da haklı tabii. Film fikrimce daha iyi olabilirdi. Keşke spor ağırlıklı olsa idi. Neyse beklentimin her ne kadar biraz altında çıksa da sevdim yine de. Bence izlenir.
Keyifli izlemeler.