Yare yare Üç yıldır izleyeceğim deyip durdum kısmet bu günlere imiş. Acaba üç yıl önce izlemiş olsaydım neler hissederdim, çok merak ediyorum nedense.. ¿ Bu animeyi üç yıl önce merakımdan izlemek istiyordum, bugün ise şu üç nedenden dolayı izledim: 1)…devamıYare yare
Üç yıldır izleyeceğim deyip durdum kısmet bu günlere imiş. Acaba üç yıl önce izlemiş olsaydım neler hissederdim, çok merak ediyorum nedense.. ¿
Bu animeyi üç yıl önce merakımdan izlemek istiyordum, bugün ise şu üç nedenden dolayı izledim:
1) sevdiğim seslendirmenler vardı
2) saiki'ye ilgim vardı (üç yıl öncede vardı. Kapaktaki pembiş saçlı)
3) saiki'nin anime karakterleri arasında IQ'su en yüksek olarak gösterilmesi
Açık konuşmak gerekirse anime hayalimdeki gibi değildi ve bu ben de hayalkırıklığı yarattı. Ancak keyif aldığım, sevdiğim şeyler de oldu tabii.
Psişik güçleri olan Saiki insanlar arasında sakin olmayan bir hayat yaşıyor. Zaten bu yüzden anime "saiki'nin talihsiz hayatı" adı taşıyor. Izlediğiniz zaman 'bu çocuğa artık huzur verin yahu' diyeceksiniz. Okul, çevre, aile derken saiki bir türlü huzurlu, sessiz ân yaşayamıyor. Anime, komedi animesi olduğu için tabii ki çok fazla espri dönüyor. İlk başladığınızda çok hızlı konuştuklarını göreceksiniz ve başta oldukça yoracak sizi. İzledikçe alışıyorsunuz. Başta hızlı oluyor, ortada biraz daha yavaşlatıyorlar konuşmaları ama finale doğru yine ilk bölümdeki gibi hızlandırıyorlar. Herhalde 'nasıl başladıysak öyle de bitirelim' demek istemişler.
Yer yer güldürse de bazı espriler cidden absürttü. Sevdiğim yanı ise bazı animelere tatlı göndermeler yapılmıştı (one piece, dragon ball, gintama vs).
Benim için en büyük eksiklik ise karakterlerin ve ortamın samimiyeti bana hiç geçmedi. Normalde animelerde arkadaş ortamı bizi çeker ve hepsiyle o kadar yakın oluruz ve iç içe oluruz ki, çok hoş bir havası oluyor. Örneğin Bleach izlerken okul hayatındaki kişileri çok sevmiştim, animede az göründüler genel olarak ama ben de etki bırakmıştı. İzlediğim başka animelerde de oluyordu tabii. Nedense bu animede kalbim kıpır kıpır da olmadı ve samimiyet, sıcaklık da hissedemedim. Acaba fazla mı beklenti içindeydim neydi¿
Saiki arada beni kızdırsa da ve bazı hayalkırıklığı yaşasam da yinede sevdiğim karakter oldu. Ayrıca Kaido oldukça tatlı idi. Saiki abartılacak kadar zeki gelmedi bana bu arada, en büyük hayalkırıklığım oldu.
Saiki'nin şeker sevdası bana death note'dan L. 'yi hatırlattı. Benim gibi şeker hastası anime karakterlerine ayrıca zaafım var.
Ah bu arada incelemeyi bitirmeden psişik gücü hakkında bilgi vereyim: psişik gücü bir insanın doğaüstü güçleri taşıması gibi bir şeydir. Mesela geleceği görmek, kaşık bükmek (xd), ruhları görmek, uçmak, telepati, ışınlanma vs vs oluyor.
Genel olarak ortalama bir anime idi. Eğlenceli, hareketli bir şeyler izlemek isterseniz önerilir.
Keyifli izlemeler.