Japon Balığı 🐠 Japon yazar Kanoko Okamoto (1889-1939) eserlerinde romantizm ve feminizm etkisi var. Kanoko güzel kadınları en iyi şekilde tasvir edilmesiyle bilinir. Aslında sıkı bir feminist değil, eserlerinde bu etki var o kadar. Kendisi kadınlara, özellikle güzel kadınlara büyük…devamıJapon Balığı 🐠
Japon yazar Kanoko Okamoto (1889-1939) eserlerinde romantizm ve feminizm etkisi var. Kanoko güzel kadınları en iyi şekilde tasvir edilmesiyle bilinir. Aslında sıkı bir feminist değil, eserlerinde bu etki var o kadar. Kendisi kadınlara, özellikle güzel kadınlara büyük hayranlık duyar. Bunun yanı sıra eserleri mitlerden de beslenir. Yazarın diğer özelliği ise Budizm'e olan ilgisidir. Zamanla Budizm'i araştırır ve uzman haline gelir.
Yazarın sevdiğim yanı mitlere, Budizm'e ve romantizme olan ilgisi. Ve asıl en sevdiğim yanı ise sanat sanat içindir görüşüne olan bağlılığı.
Hayat hikayesini okudukça çok benimsedim yazarı. Sadece sevmediğim yanı feminist içerikleri de barındırması ama sıkı feminist olmadığı için gözüme batmadı.
Gelelim kitaba:
Japon Balığı Kargaşası (1937), Masako adlı bir kadın ve asla elde edemediği Masako'nun duru güzelliği ile gizemli kişiliğine saplantılı olan Mataiçi isimli bir adamla bu kadın arasındaki ilişkinin öyküsüdür. Olaylar Masako'nun yüreklendirdiği Mataiçi'nin, Masako'nun elde edilemez karakterinin "damıtık özü"nün somut hali olacak yeni bir Japon balığı üretme gayesini gerçekleştirmeye çalışması etrafında şekillenir. (s. 9)
Japon balıklarına küçüklüğümden bu yana ilgim var ancak ilgim olsa da bilgim yok yeterince. İşte bu kitabı okudukça japon balıkları hakkında da aslında bilgi sahibi de oluyorsunuz. Japon balıklarının özellikleri, bakımı, yeni bir japon balığını üremesi gibi birçok noktayı görüyoruz kitapta. Benim ilgimi çeken ise bu japon balıkları aslında birçok türü var, mesela bazı türler sadece Amerika'da bulunuyor. Kitapta ise Mataiçi yeni japon balığı türünü iki farklı japon balığını çiftleştirerek elde etmeye çalışıyor. Bu çiftleşme sonucu eşi benzeri görülmemiş 'mükemmel' bir japon balığı elde etmek ister.
Aslında Mataiçi japon balıklarına yeterli ilgisi yoktur fakat küçüklüğünden bu yana tanıdığı ve daha sonra aşık olduğu Masako'nun japon balıklarına olan ilgisi onu gaza getirir.
Kitabın ikinci kısmında başka bir romana geçmiş oluyorsunuz. Onun konusu ise şöyle:
“Yemek İblisi” adlı kısa romanda zengin bir aile, kızlarına yemek yapmayı öğretmesi için yakışıklı bir şefi işe alır. Eğitimsiz ve yoksul bir genç olan Betsuşiro’nun arzusu, dahil olduğu bu yeni ortamda saygı görmek ve yemek sanatının “ustası” olarak anılmaktır.
İki kısa roman içeren kitap bence hem zevkli hem de bilgilendirici bir kitap idi. Kesinlikle tavsiye ederim.
Puanım: 9