İp Man ve Bruce Lee mi?! Koskoca Ip Man'da bitti artık. Çok tuhaf, hüzünlü ve tam olmamış bir son oldu. Film başlarken Ip Man'in kanser olduğu ve öleceği doktor tarafından söyleniyor. İşte kendini gösteren ölüm, son. Yine her zaman ki…devamıİp Man ve Bruce Lee mi?!
Koskoca Ip Man'da bitti artık.
Çok tuhaf, hüzünlü ve tam olmamış bir son oldu.
Film başlarken Ip Man'in kanser olduğu ve öleceği doktor tarafından söyleniyor. İşte kendini gösteren ölüm, son.
Yine her zaman ki gibi düşman var, düşmanı kung fu ile alt etme durumu...
Bu sefer dikkat çekilen noktalardan biri ise ırkçılık oldu. Amerikalılar, siyahiler ve Çinlililer arasında görülen ırkçılık.
Sürpriz oyuncu ise Bruce Lee oldu.
Ip Man ve öğrencisi Bruce Lee son bölümde aynı filmdeydi. Genel olarak güzeldi ama sanki final daha iyi olabilirdi diye düşünüyorum.
Bruce Lee ve İp Man filmlerini izleyenler bence bunu da izlesin yani
Keyifli izlemeler
Puanım: 8
Ne filmdi ama! Deniz altına merakınız var mı? Acaba denizlerin altı nasıl bir dünya diye düşündünüz mü? Kısmen de olsa deniz dünyasına gireceğiniz güzel bir film. Yıllar önce nesli tükenmiş olan dev köpek balıkları aslında nesli tükenmemiş olsa, bir yerlerde…devamıNe filmdi ama!
Deniz altına merakınız var mı? Acaba denizlerin altı nasıl bir dünya diye düşündünüz mü?
Kısmen de olsa deniz dünyasına gireceğiniz güzel bir film.
Yıllar önce nesli tükenmiş olan dev köpek balıkları aslında nesli tükenmemiş olsa, bir yerlerde görülse nasıl olurdu?
İşte bu soruya yanıt olarak bu filmi izlemek güzel olacak.
Konusuyla olsun, aksiyonu, gizemi ve gerilimiyle olsun soluksuz izledim diye bilirim.
Oyuncuları bilmiyordum, izlerken öğrendim. Başarılı ve sevdiğim oyuncuların olması beni çok mutlu etti. Özellikle Ruby Rose sürprizi beni benden aldı.
Tavsiye ederim dostlar.
Keyifli izlemeler
Puanım: 10
Daha önce yarım yamak izlediğim bu animasyon filmini bugün oturup baştan sona izlemiş oldum. Vampirli şeyleri her zaman severim. Film favorim Alacakaranlık. Bu animasyon ise birinci serisi güzeldi ama mod biraz düşüktü. Sanki daha çok filme giriş, tanışma olarak çekilmiş…devamıDaha önce yarım yamak izlediğim bu animasyon filmini bugün oturup baştan sona izlemiş oldum.
Vampirli şeyleri her zaman severim. Film favorim Alacakaranlık.
Bu animasyon ise birinci serisi güzeldi ama mod biraz düşüktü. Sanki daha çok filme giriş, tanışma olarak çekilmiş ve zaten seri halinde bir film; seri halde olacağını baya belli etmiş.
Genel olarak güzeldi ama daha güzel olabilirdi. Diğer serileri de izleyeceğim.
Vampir, canavar ve animasyon severlere tavsiye olunur efendim. Bana da tavsiye eden izleyicilere teşekkür ederim
Dikkat ⚠ : Türkçe dublaj çok iyi olmuş gerçekten, kesinlikle Türkçe dublaj olarak izleyin.
Keyifli izlemeler.
Puanım: 8
Duygusaldı. Film çok fazla dram içeriyor. Bir babanın ailesi, işi ve özellikle oğluyla olan ilişkisini konu alan bu film bize güzel bir içerik sunuyor. Baba sürekli çalışır, didinir çünkü ailesinin rahat etmesini sağlar. Ancak bu çalışma onu ailesinden uzaklaştırır. Çocuklar…devamıDuygusaldı.
Film çok fazla dram içeriyor. Bir babanın ailesi, işi ve özellikle oğluyla olan ilişkisini konu alan bu film bize güzel bir içerik sunuyor.
Baba sürekli çalışır, didinir çünkü ailesinin rahat etmesini sağlar. Ancak bu çalışma onu ailesinden uzaklaştırır. Çocuklar babaya hasret kalır, özellikle erkek çocuğu. Adam o kadar işe dalmış ki oğlunun sağlığından bile habersiz.
Yaşam da elbette çalışma olacak ama hayattan bir şeyler kaçırıyorsanız yaşamıyorsunuzdur.
Klasik bir konusu olsa da gayet sıcak, dramatik ve güzeldi.
Dram severlere tavsiye ederim. Keyifli izlemeler.
Puanım:9
Evet TV'de izledim sjsjsjs Aslında güzel bir şeye benzese de 2019 yılına göre basit ve kötü olmuş film. Animasyonu iyi değil zaten ve çok sıradan olmuş hikaye. Ben izlerken baya sıkıldım, arada telefonla uğraştım hatta bir yandan kitap okudum o…devamıEvet TV'de izledim sjsjsjs
Aslında güzel bir şeye benzese de 2019 yılına göre basit ve kötü olmuş film. Animasyonu iyi değil zaten ve çok sıradan olmuş hikaye.
Ben izlerken baya sıkıldım, arada telefonla uğraştım hatta bir yandan kitap okudum o derece.
Bir sirkte küçük filin uçma mucizesi, annesinden ayrı düşmesi sonra sirkte çalışan bir adamın çocuklarıyla ona yardım etmesi işleniyor.
İzleme konusunda tercih tamamen sizin, bana sorarsanız tavsiye etmem.
Puanım: 6
Arkadaşlar bi dk buraya bakar mısınız? Size çok tatlı ve çok anlamlı bir kısa animasyon film tavsiye etmek istiyorum. Sadece 5-6 dk zamanızı alıp ama size çok büyük bir ders verecek bu animasyonu kaçırmayın derim. Bu animasyonu izleyince şu kararı…devamıArkadaşlar bi dk buraya bakar mısınız?
Size çok tatlı ve çok anlamlı bir kısa animasyon film tavsiye etmek istiyorum.
Sadece 5-6 dk zamanızı alıp ama size çok büyük bir ders verecek bu animasyonu kaçırmayın derim.
Bu animasyonu izleyince şu kararı aldım:
Zor gördüğüm şeylerin içinde güzellik vardır, her zorluğun üstesinden gelirim ve zorluğun ardında beni bekleyen güzelliğe kavuşacağım.
Şu sıralar o kadar düşünceli, karamsar ve zor zamanlar geçiriyordum ki bu film çok iyi geldi bana. Sevimli bir kuşun bana zorluklara karşı mücadele konusunda ders vermesi güzel deneyim oldu.
Teşekkür ederim küçük kuş
Tavsiye ediyorum kesinlikle.
Keyifli izlemeler
Puanım: 10
Matt Damon baya Brad Pitt'e benziyor bence. İncelemeyle alakasız bir giriş oldu ama neyse haha Efendim bu aksiyon filminde farklı olan şey baş kahramanın hafızasını kaybetmesidir. Aslında bazı aksiyon filmlerinde hafızasını kaybeden var elbet örneğin Jackie Chan'in 'Ben kimim?' adlı…devamıMatt Damon baya Brad Pitt'e benziyor bence. İncelemeyle alakasız bir giriş oldu ama neyse haha
Efendim bu aksiyon filminde farklı olan şey baş kahramanın hafızasını kaybetmesidir. Aslında bazı aksiyon filmlerinde hafızasını kaybeden var elbet örneğin Jackie Chan'in 'Ben kimim?' adlı filmi gibi...
Bu aksiyon filmi düşmanları yetersiz ve kişi kadrosu az olması ayrıca yeterince aksiyon içermediğinden sıkıcı geçti. Şaşırtıcı olanı bunun devamı olmasıydı, filmin ikinci serisi var yani. Aklıma şu geldi, demek ki 2002 yılına ait olan bu film o dönemde sevilmiş.
İzlenebilir mi? Yani olabilir ama daha iyi filmler var.
Bir sahnesi sadece beni çok etkiledi o da hüzünlüydü zaten. Diğer türlü aksiyonu iliklerime kadar hiç hissetmedim.
Puanım: 7
Biz mi duygularımızı kontrol ediyoruz yoksa duygularımız mı bizi? Sürekli erteledim, güzel bir animasyon olduğunu bildiğim halde ertelediğim bir filmi nihayet izleyebildim. Duygularımın karmaşık olduğu evreye denk getirmem ise harika oldu. Film duygular üzerinden gidiyor. İşte küçük bir kızın doğduğundan…devamıBiz mi duygularımızı kontrol ediyoruz yoksa duygularımız mı bizi?
Sürekli erteledim, güzel bir animasyon olduğunu bildiğim halde ertelediğim bir filmi nihayet izleyebildim. Duygularımın karmaşık olduğu evreye denk getirmem ise harika oldu.
Film duygular üzerinden gidiyor. İşte küçük bir kızın doğduğundan bu yana duygularını ele alıyor. Film üzerinden çok fazla yorum yapmak mümkün çünkü Disney yine öyle bir animasyon yapmış ki mesaj vermemesi imkansız.
Filmi izlerken aklıma şu soru takıldı:
Biz mi duygularımızı kontrol ediyoruz yoksa duygularımız mı bizi?
Filme bakınca duygularımız bizi yönetiyor görünüyor. Peki, gerçekten duygularımız mı bizi yönetiyor.
Neşe (Mutluluk)
Sinir
Hüzün
Korku
Tiksinti
Filmde ele alınan bu duygular üzerinden gideceğiz.
Bazı şeylere çok mutlu oluyoruz ve mutlu olurken içimizde bir heyecan oluşuyor, kalbimiz yerinden çıkıp gidecekmiş gibi çarpar. Şöyle bir düşününce; ben neden mutlu oldum? İçimde neden böyle bir his oluştu? Gerçekten mutlu oldu mu? Gibi sorular sorduğumda şu yanıtı alıyorum: sevdiğim bir şey oldu mutlu oldum. İçimdeki his beynimin hormonlarımı kontrol etmesiyle oldu. Sanırım gerçekten mutlu oldum.
Sinirlenince; neden sinirlendim ki? Neden kontrol altına alamadım sinirlerimi? Sinirliyken neden hiç düşünemez ve hisedemez oluyorum?
Cevap olarak yeterli olmasada şu yanıt oluşuyor: çok saçma bir nedenden dolayı sinirlendim. O an sadece kızmak istedim. Ne yaptığımın farkında değildim.
Gibi gibi uzayıp gider.
Bütün olarak şöyle ele alalım.
Bu duygularımız da eğer hüzünlüysek neden o an mutluluğa geçiş yapamıyoruz? Mutluysam neden üzgün olamıyorum?
Ben şahsen duygularım konusunda şöyle diyebilirim; üzgünken mutlu olamıyorum çünlü benim için kolay olmuyor ama mutluyken üzgün olabiliyorum, bunun için en üzgün halimi hatırlamak yeterli oluyor.
O zaman şöyle diyebilirim: hüzün, mutluluğa baskındır.
Lütfen filmi izlediğinizde hüznün ve mutluluğun rolüne çok dikkatli bakın çünkü hüznün baskın olduğunu göreceksiniz.
O zaman şöyle diyebilir miyiz? Duygularımız çoğunlukla bizi kontrol ediyor.
Film üzerinden konuşacak cidden çok güzel konular var. Ben sadece küçük bir bölüme değinmek istedim.
İzlemeyenler eminim hâlâ var. Çok rica ediyorum mutlaka izleyin ve duygularınızı kontrolden geçirin.
Keyifli izlemeler.
Çabuk toplanın! Ne bulduğuma inanamayacaksınız. Canım sıkıldı, Google aramada 'kısa filmler izle' yazdım; maksat kısa filmleri bulmak bir kaç tane izlemek. Aramadan en başta çıkan 'beyin yakan kısa film' çıktı. Ben de dedim ki kendi kendime 'biraz beynim yansa fena…devamıÇabuk toplanın! Ne bulduğuma inanamayacaksınız.
Canım sıkıldı, Google aramada 'kısa filmler izle' yazdım; maksat kısa filmleri bulmak bir kaç tane izlemek. Aramadan en başta çıkan 'beyin yakan kısa film' çıktı. Ben de dedim ki kendi kendime 'biraz beynim yansa fena olmaz, bakalım ne kadarını yakacak' ve izlemeye koyuldum. Ortalama 7 dk olsada biz buna 6 dk diyelim.
Başlar başlamaz gördüğüm ortam ve kullanılan efekt baya orijinal geldi.
Hapishaneye bir mahkum girer, içeride bir mahkum daha vardır. İçeride olan mahkum çok gariptir. İçeriye düşen mahkum ise yatağın üstünde bir kutu görür.
Garip adam ona 'sakın açma' der.
Adam 'neden?' diye sorar.
Garip adam 'pişman olursun' falan der ama adam onu dinlemez açar. İşte beynim o an yandı, hâlâ olayın etkisindeyim.
O derece diyorum bak.
Beynim yansın diyorsanız, Google aramada yazın izleyin, gerisi gelir.
Film bir şeyler anlatmaya çalıştı ama ne anlattığı konusunda yeteri kadar bilgi veremem hatta hiç veremem, bunun için bir birikime ve tekrar tekrar izlemeye ihtiyacım var. Eminim herkes farklı anlamlar çıkaracaktır.
Benim beyin yandı, hemde çok iyi yandı.
Keyifli izlemeler.
İyi beyin yanmalar.
Neden bir kadının kusursuz olmasını istiyorsunuz? Siz çok mu kusursuzsunuz. Karşıma sürekli çıkan bu kısa filmi bugün de görünce koşup izledim. Bir kadının sadece bedenin zorluğunu ele almış, oysa siz bir kadının yaşamı ve psikolojik olarak yaşadığı sıkıntıları bilmiyorsunuz. Film…devamıNeden bir kadının kusursuz olmasını istiyorsunuz? Siz çok mu kusursuzsunuz.
Karşıma sürekli çıkan bu kısa filmi bugün de görünce koşup izledim.
Bir kadının sadece bedenin zorluğunu ele almış, oysa siz bir kadının yaşamı ve psikolojik olarak yaşadığı sıkıntıları bilmiyorsunuz.
Film beden yani vücudu konu aldığı için bunun üzerine konuşacağız. (Spoiler bulunabilir.)
Güzellik, kadınların içsel güdülerinde olmuşmuş bir şey sanırım çünkü bildim bileli kadın içerisinde güzel olma hissiyatı hisseder. Bu gayet normaldir, ancak anormal olan, güzelliği kusursuzlukta aramaktır. Güzelliği kusursuzlukta aratan nedir? İşte burada çevre etki eder.
Kadını kusursuz bir manken olarak gözler önüne serdiler.
Mankenlere bakınca 'ne kadar da kusursuz ve güzel' derdim. Peki kusursuzlar mıydılar? Hayır. Kusursuzlaştırılmışlardı. Estetik sağ olsun en büyük destekçiydi onlar için. Ne olursa olsun bazı kusurlar kapanmaz, vücudu şekilden şekile sokabilirsiniz ama beyni, kalbi ve karakteri asla değiştiremezsiniz. Filmde dikkat ederseniz kadının beynin çıkarıldığı kısım var, orası inanın yine çok şey anlatıyor.
İki figür kadın çiziliyor filmde; ilkinde doğal bir yaratılışta olan kadın sonra doğallığı bozulup çekici hale getiriliyor ama adete oyuncak bir bebeğe benzetilir, daha sonra bu değişimi ileri boyuta taşır bu da kadını tanınmaz hale sokar.
Neymiş efendim, kadın; zayıf, göğsü büyük, zayıf, dolgulu dudak, botoks yüz, bedeninde iz yara olmayan, azıcık simetriği bozulmayan biz cisim olarak göstermek. Geometrik cisim mi kadın, siz kalkıp vücudunu simetrileştiriyorsunuz? Bu kadının artık insanlıktan çıkartılıp obje haline getirmektir.
Üzücü olan ne biliyor musunuz? Kadın kendini objeleştiriyor. Peki, bunu kimin için yapıyor? Gerçekten kedisi için mi?
Bazı kadınlar size daha güzel gelebilir ya da çekici, bu bize aslında güzellik-çirkinlik kavramını gösterir. Bu kavram ise bütün canlılar için geçerlidir. Ancak güzellik ile kusursuzluğu biz birbirine çok karıştırıyoruz. Güzellik, göze anlık hitap eden göreceli bir algıdır. Kusursuzluk ise, göze güzel göründürmeye çalışmaktır.
Bütün kadınlar inanın bana çok güzel ancak kiminin güzelliği ilk bakışta ben burdayım derken, kiminin güzelliği ise zamanla saklandığı yerden kendini gösterir.
Benim için çok anlamlı oldu cidden. Kadın-Erkek fark etmez herkes izlesin.
Unutmayın ki "Güzellik zamanla bayatlar." bu yüzden beyin, kalp ve karaktere bakın, daha faydalı olacaktır.
Bu film üzerine inanılmaz uzun bir konuşma olur, biz burada kesmiş olalım.
Keyifli izlemeler diler, kendinizi sevmenizi tavsiye ederim.