Aylardan Kasım Günlerden Perşembe, çocuk Mustafa’nın dünyasından anlatılan olaylarla okura alışılmışın dışında bir bakış açısı kazandırıyor. Sürükleyici anlatımıyla insanı satır aralarında dolaştıran, etkisi uzun süre hissedilen bir kitap.
Sıcacık bir kitap beğenilerime ekledim. Yazarın diğer kitaplarınıda okumayı düşünüyorum. Beni etkileyen birkaç alıntısını paylacağım. “ Geçmişi hatırlamayanlar, onu bir kez daha yaşamak zorunda kalırlar. “ “ Müşterilerimizden biri, mutluluğu bir kibritin alevine benzetmişti. Ya esen bir rüzgar söndürür, ya…devamıSıcacık bir kitap beğenilerime ekledim. Yazarın diğer kitaplarınıda okumayı düşünüyorum. Beni etkileyen birkaç alıntısını paylacağım.
“ Geçmişi hatırlamayanlar, onu bir kez daha yaşamak zorunda kalırlar. “
“ Müşterilerimizden biri, mutluluğu bir kibritin alevine benzetmişti. Ya esen bir rüzgar söndürür, ya siz üfletirsiniz, ya da sonuna kadar yanıp, kendiliğinden söner.”
Sistem öyle bir şekilde teşkilatlanmış ki bir şeyleri öğrenmek için çaba göstermeyenler cehalet içinde mutlu mesut yaşarken, işin iç yüzünü öğrenmeye çalışanlarsa hakikate ulaşmakta büyük zorluk çekiyor.
Bir çocuğun yerine her şeyi yaparsanız, ona hiçbir şey yapmasına gerek olmadığını öğretirsiniz. İşte tutsak çocuklar ile özgür çocuklar arasındaki en önemli fark, bu dert edinme potansiyelidir.
“İnsanları sevebilmek,onlarla baş edebilecek yöntemleri geliştirebilmeyi gerektirir. Bununla kastedilen, karşımızdaki düşmanlar varmışçasına geliştirilecek savunma yöntemleri değil, kendimizi dürüst ve açık bir biçimde yaşayabilme yürekliliğini gösterebilmektir.Sinsice yaşanan duygular, insanların bize, bizim de onlara ulaşabilmemizi engeller. Çünkü onlar gerçek bizi değil, gösterdiğimiz…devamı“İnsanları sevebilmek,onlarla baş edebilecek yöntemleri geliştirebilmeyi gerektirir. Bununla kastedilen, karşımızdaki düşmanlar varmışçasına geliştirilecek savunma yöntemleri değil, kendimizi dürüst ve açık bir biçimde yaşayabilme yürekliliğini gösterebilmektir.Sinsice yaşanan duygular, insanların bize, bizim de onlara ulaşabilmemizi engeller. Çünkü onlar gerçek bizi değil, gösterdiğimiz yanlarımızı kabul ederler. Sonunda kabul edilen gerçek benliğimiz olmadığından, kendimizi de kabul edilmiş hissedemeyiz. “
“Yeni olan hangi nesne varsa insanı o yönetiyordu. İnsan sadece yeni olana sahip olmak için çalışıyordu. Yeniliğin ve yeni olan her şeyin ne kadar sevildiğini düşündüm.”