Yapaylığı farkettiğinde çıkmasına müsaade edilecek olması, "gerçek" mücadelesi verdiğini anlamasıyla sonuçlanıyor. Kahramanın gerçek sorunlara karşı kendini ifade etme ve gerçek sorumluluk alma güdüsü, yapaylığı farketmesiyle güç kazanıyor. Gerçekte, hayatın içinde yaşadığında fırtınaya direnç gösterme ihtimali, yapaylığı farkettiğinde kazandığı güvenine oranla…devamıYapaylığı farkettiğinde çıkmasına müsaade edilecek olması, "gerçek" mücadelesi verdiğini anlamasıyla sonuçlanıyor. Kahramanın gerçek sorunlara karşı kendini ifade etme ve gerçek sorumluluk alma güdüsü, yapaylığı farketmesiyle güç kazanıyor.
Gerçekte, hayatın içinde yaşadığında fırtınaya direnç gösterme ihtimali, yapaylığı farkettiğinde kazandığı güvenine oranla daha az. Bu nedenle kahramanın suni dünyada yapaylığı farketmesi, gerçek hayatta yaşayanların gerçeğe karşı şüphesine kıyasla psikolojik olarak daha kolay aşılan bir durum. Bu sebeple düşündüğüm nokta, gerçekten bu şekilde psikolojik deneyler yapıldığında ve gözlemlendiğinde, oyuncuların dahi oyuncu olmadıklarını bildikleri oyunlar ile başroldeki kişi çoğunlukla sorgulamaya bile yanaşmıyor. Yapaylığın güvenini, gerçeğin "an"ına tercih ediyor. Çünkü " an"a karşı direnç göstermek için, geçmiş ve gelecekten sıyrılmak gerekiyor. Kaçımız yapabiliyoruz ki? Bu nedenle kahramanın "an"a değer vermesi ve gerçekliğe hazır olduğunu göstermek için ise yağmura, şimşeğe, akıntıya direnç göstererek şimdiye giriş yapıyor. 30 yaşında olması metafor, çoğumuz 80'de olsa da sadece denizi seyrediyoruz, denize açılmıyoruz. Şimdinin gerçekliği...
Kapının dışının gerçek olduğuna emin olmak için, herhangi birinin beklenmedik hareket yapmasıyla alakalı olmadığını bilmesi gerekiyor. Aynı saatte, bisikleti kız, çiçekli adam ve tosbağa arabayı görmek daha kolay; daha hesaplı, daha yalancı, daha maskeli ve ikiyüzlü insanların gerçeğini anlamak için mücadelesi olacak. İşte film orada başlıyor. Ve orada filmin kahramanı biz oluyoruz, işte bu dünyada.
Eleştiri; (Spoiler Var.)
Filmdeki yönetmen oyunculara söyleyeceklerini ve hareketlerini aktarırken beklenmedik hareketler yapması olağan olan kahramanın tercihlerine göre oyuncuların doğal bir rol akışı neden olmadığını anlayamıyorum. Sonuçta dünyaca en ünlü dizi, en başarılı oyuncular seçilebilir, en azından yakın çevresi için. Tam doğal bir kavga olacak diyorum, çikolata reklamı oluyor. Rahatsız edici... Dükkana girdiğinde hoşgeldiniz bile denilmiyor, oyuncular ismi ile hitap ediyor, farklı bir olay olsun derken uçaktan bir şey düşüyor falan... Herkes tanıyıp sevdiği için bir arkadaşı film çekimini önermek isteseydi, tiyatro oynamayı deneseydiler falan, hatta içinde olduğu filme benzer bir şeye yönlendirilseydi, bir senaryo yazarlardı, daha sonra bu senaryonun yönetmeni kendi olsaydı... Hatta orada ki tüm insanlar gerçek hayattan olsaydı, kendi karakterleriyle oynasaydı çok daha psikolojik, dramatik olurdu. Çok kısa süre sonra merakımızı çözdüler, bence biraz daha yapaylığı gerçek ile karıştırmayı sürdürmemiz daha iyi olurdu. 30 yaşına kadar olan bölümde hep aynı şeyler olması zaten kahramanın çok kolay çözebileceği bir yapaylıktı. Tabi bunlara rağmen film anlatısını başarılı şekilde aktarmıştır. Eksik olduğu gördüğüm kısımları da ben kafamda yönettim, çok daha uzun süre izlemiş oldum filmi :)