Oyunculuklar duru, doğal ve oldukca başarılı. Hissettirdiği his samimi.. Dünyanın başka yerlerinde bambaşka yaşamlar,hisler ve insanlar olduğunu akış içinde hatırlatması insanı güzel hissettiriyor.. Ve söylemeden edemeyeceğim iyi ki "MUBI"
Konu ve isleniş çok güzel ve düşündürücü olmuş. NBC' nin "Bir Zamanlar Anadolu'da" filmindeki yine doktor sahnesinden esinlenilmiş hatta en sonda doktorun arabasının camına çamur gelmesi de tam olarak oradan alınmış bu yönden özgün bulmadım. Ama film insanı "Ben olsam…devamıKonu ve isleniş çok güzel ve düşündürücü olmuş. NBC' nin "Bir Zamanlar Anadolu'da" filmindeki yine doktor sahnesinden esinlenilmiş hatta en sonda doktorun arabasının camına çamur gelmesi de tam olarak oradan alınmış bu yönden özgün bulmadım.
Ama film insanı "Ben olsam ne yapardım"ı düşünmeye itiyor ve ben olsam da aynı doktorun yaptığı gibi yapardım. Meslek ilkemi çiğnemiş olurdum ama vicdan terazisinde vicdanım ağır basardı diye düşünüyorum. Tabi yaşanmadan bilinemez...
16 dk'lık bu kısa film izlenir, düşünülür, tartışılır tarzda. Tavsiyemdir.
Bartleby.. 50 sf olan bu kitabın üzerine saatlerce konuşulur. Pasif ve bireysel yapılan direnişin Kapitalizmin merkezi olan Wall Street'deki bir avukat ve katipleri üzerindeki etkisi.. Hepimiz hayatta, çalıştığımız yerlerde böyle diyaloglara maruz kalıyoruz ve bir çoğumuz "bunu yapmamayı tercih ediyorum"…devamıBartleby..
50 sf olan bu kitabın üzerine saatlerce konuşulur.
Pasif ve bireysel yapılan direnişin Kapitalizmin merkezi olan Wall Street'deki bir avukat ve katipleri üzerindeki etkisi.. Hepimiz hayatta, çalıştığımız yerlerde böyle diyaloglara maruz kalıyoruz ve bir çoğumuz "bunu yapmamayı tercih ediyorum" diyemiyoruz.
Bartelby ise bu direnişi çok naif bir şekilde bu cümle ile yapıyor. Kırıp dökmeden.. Ve işte bu yüzden çevresindekileri de düşünmeye, sorgulamaya itiyor. Normalde verecekleri tepkileri veremiyorlar Bartelby'ye. Neden böyle bu insan, ne yaşamış, hayata olan bu ilgisizliği, direnişi,donukluğu neden diye.. Kitap birçok açıdan ele alınıp incelenebilir tabii ki.
Umarım herkesin kendi olacağı, tercihleri ile yargılanmayacağı, kendini ve istediklerini özgürce ifade edeceği günleri görürüz..
İki alıntı yapmak istiyorum:
"Ah, mutluluk ışığı sever, biz de dünyayı şen sanırız; ama sefalet kendini vakurca saklar, biz de sefalet yok sanırız."
"Hassas biri için merhamet nadiren ıstırapsizdir."
Kâtip Bartelby
*Bir reddedişin
*Bir direnişin
*Nihayet insanın kendisi olarak kalma iradesinin ölümsüz simgesidir.
Herkese tavsiye ederim çünkü hekimin gözünden görüyorsunuz bu kez de hekim hasta ilişkisini. Ama özellikle tıp okuyanlar ve yeni hekimler sizi çok etkileyecek bir kitap diye düşünüyorum. Şahsen ben büyük bir zevkle okudum. Kitabın tıbbi bir dili yok birkaç hastalık…devamıHerkese tavsiye ederim çünkü hekimin gözünden görüyorsunuz bu kez de hekim hasta ilişkisini. Ama özellikle tıp okuyanlar ve yeni hekimler sizi çok etkileyecek bir kitap diye düşünüyorum. Şahsen ben büyük bir zevkle okudum. Kitabın tıbbi bir dili yok birkaç hastalık ve terim var sadece yani herkes okuyabilir.
Kitapta tıp fakültesini derece ile bitirmiş ve tek başına ilk görev yerine, ücra bir yere atanan bir hekimin, psikolojisini, cahilliklerle ve henüz pratik yapmamışken birçok vaka ile tek başına boğuşmasını okuyoruz. Şifa dağıtmanın hazzını yaşıyoruz.
Betimlemeler çok başarılı ben izledim diyebilirim kitabı..
Ve gerçekten göründüğü kadar kolay değil hekimlik, altta yatan psikolojiyi, bitkinliği, ciddi fedakarlıkları görüyoruz... ve sevmeden yapılacak bir meslek de değil.. kendinize zulüm olur .
Umuyorum ki mesleğimizi; en azından can sağlığımızın korunduğu, hekimliğin sayıldığı bir ülkede yaparız. Umarım ülkemiz bu seviyeye gelir de hekim dövmekle övünmez oluruz...
Aksi taktirde gerçekten umudum, hevesim çok kırılıyor böyle şeylerle karşılaşınca."DEĞER Mİ" ya diyorum. Ama umarım değecek bir gün.
Ahh ne güzel bir filmdi... Çok kaliteli buldum yapımı; zira oyunculuklar, o güzel gözlerin konuşması, üzüntüsü ve bazen çığlığı ne güzel sahne bulmuş.. İki,candan öte yakın arkadaşın öyküsü bu.13 yaşlarında,ergenliğe yeni adım atan 2 dost.. Filmde; insanlar hakkında, onları nasıl…devamıAhh ne güzel bir filmdi...
Çok kaliteli buldum yapımı; zira oyunculuklar, o güzel gözlerin konuşması, üzüntüsü ve bazen çığlığı ne güzel sahne bulmuş..
İki,candan öte yakın arkadaşın öyküsü bu.13 yaşlarında,ergenliğe yeni adım atan 2 dost..
Filmde; insanlar hakkında, onları nasıl etkileyeceğini düşünmeden, düşüncesizce yorum yapmanın onlara olan etkisini, sonuçlarını görüyoruz.
Toplumsal erkeklik algısı ne kadar da dayatılıyor bizlere. Erkek şöyle olur, kadın böyle olur ,bunu yapıyorsan şöylesindir gibisinden saçma sapan çıkarımlar yapmayın artık lütfen. İnsanın yalnızca ve ne şekilde olursa olsun yalnızca insan olduğunu herkes bir anlasın artık. Çünkü görüyoruz ki bu dünyanın her yerinde birçok kişinin hayatını çok olumsuz etkiliyor ve insanın psikolojisinde derin yaralar açıp onu çevrenin yönlendirmesiyle başka bir kişi olmaya zorlayabiliyor. Bu mükemmel öykü de birbirlerini safça ve sınırsızca seven Leo ve Remi nin öyküsü..Çok etkileyiciydi. Kesinlikle tavsiye ediyorum.
Ve bu filmden bir ders çıkaracaksak lütfen "LÜZUMSUZ ve DÜŞÜNCESİZ" davranmamayı çıkaralım..
Puan:8.7
13 dakikada; sahil kasabasında yakın arkadaşınızla büyüklere karşı daha görünür olabilmek için birtakım maceralar yaşıyor, sahil kasabasında olmanın samimiyetiyle donatılıyorsunuz. Yapmacıklıktan uzak olduğunu da hissediyorsunuz bu kısa filmin.
9 kısa hikayeden oluşan bir kitaptı. Hikayeleri beğendim güzellerdi. Çerezlik okunabilir. En çok beğendiğim ise "Düğün" oldu. Kendimden bir şeyler bulduğumdan sanırım:)
Bir anneanne ve onun torununa gönderdiği ; hesaplaşmalarla ve söylenmeyen yaşantılarla dolu mektuplar.. İçerisinden beğendiğim birkaç cümle eklemek istiyorum: "O gün hâlâ gözlerimin önünde. Bir film şeridi gibi,ama bir perdede oynamıyor da duvara çivilenip kaldı.Sahnelerin birbirini izleyişini ezbere biliyorum, her…devamıBir anneanne ve onun torununa gönderdiği ; hesaplaşmalarla ve söylenmeyen yaşantılarla dolu mektuplar..
İçerisinden beğendiğim birkaç cümle eklemek istiyorum:
"O gün hâlâ gözlerimin önünde. Bir film şeridi gibi,ama bir perdede oynamıyor da duvara çivilenip kaldı.Sahnelerin birbirini izleyişini ezbere biliyorum, her sahnenin ayrıntıları aklımda. Hiçbir şeyi unutmadım her şey içimde, uyurken ve uyanıkken bir nabız gibi atıyor düşüncelerimde. Ölümümden sonra da vuracak bu nabız."
" 'Yalnızca acı insanı geliştirir' diyordu. 'Ama acı ile göğüs göğüse gelmelisiniz, kaçmaya çalışan ya da ağlayıp sızlanan kaybetmeye mahkumdur' "
"Ve sonra, önünde pek çok yol açılıp sen hangisini seçeceğini bilemediğin zaman, herhangi birine öylece girme, otur ve bekle.Dur, sessizce dur ve yüreğini dinle. Seninle konuştuğu zaman kalk ve YÜREĞİNİN GÖTÜRDÜĞÜ YERE GİT."
Kardeşimin hediye aldığı bu kitabı, ana karakter olan Berger ile meslektaş olmanın verdiği merak ve haz ile okudum. Bir tıp fakültesi öğrencisi olan ve henüz daha çok toyken,hayata karşı pek bir tecrübesi yok iken atıldığı tıp macerasını anlatıyor. İlk defa…devamıKardeşimin hediye aldığı bu kitabı, ana karakter olan Berger ile meslektaş olmanın verdiği merak ve haz ile okudum. Bir tıp fakültesi öğrencisi olan ve henüz daha çok toyken,hayata karşı pek bir tecrübesi yok iken atıldığı tıp macerasını anlatıyor. İlk defa ailesinden uzakta, yalnızca yaşamanın zorluğunu, yaşarken karşılaştığı olayların nasıl ağır bir şekilde Berger'in ruhunun, kişiliğinin ve benliğinin üzerine çöktüğünü görüyoruz. Yaşadıklarından sonra fakülteyi ve dersleri bırakma kararı alan Berger sonrasında gelişen bir olay ile tekrardan mesleğine ve hayata karşı güçlü bir bağ hissediyor..
"İçinde milyonlarca yüreğin attığı şu kocaman kentte tek başındaydı ve şakır şakır yağan hain yağmurdan başka ona kulak veren ya da bakan yoktu.."
"Berger'in içinde şiddetli bir duygu kabarmaya başlamıştı.İlk kez bir insana yardım edebileceğini hissetmiş,ilk kez mutluluk içinde mesleğinin pırıltısını duyumsamıştı."
Sonuç olarak Zweig'in yine güzel ve akıcı eserlerinden.Tavsiyemdir. Tüm hekimlere saygı ile..
Öldürmenin haklı bir tarafı var mıdır? İdam cezası olmalı mı? Gibi sorular üzerine düşünmenizi sağlayacak etkileyici bir film. Ben de şimdi idam cezası ile ilgili fikirlerinmi paylaşacağım: Evet hepimizin "hayatta bunun gibi insanlar var olmasın" dediğimiz, ölmesini arzuladığımız türden insanlar…devamıÖldürmenin haklı bir tarafı var mıdır?
İdam cezası olmalı mı?
Gibi sorular üzerine düşünmenizi sağlayacak etkileyici bir film.
Ben de şimdi idam cezası ile ilgili fikirlerinmi paylaşacağım:
Evet hepimizin "hayatta bunun gibi insanlar var olmasın" dediğimiz, ölmesini arzuladığımız türden insanlar olabilir. Gerek bizim hayatımıza etkisi olmuş olsun gerekse dıştan birilerinin..İnsanlar yaptığı kötü şeyler hatta bazen çok çok kötü, cehennemi aratmayacak kötülükte şeylerin sonucunda ölüm cezasına mahkum edilmeli mi?
Bunun üzerine epey düşündüm ve ben bu cezanın kesinlikle doğru karar verilerek uygulanacağını bilsem belki evet, mahkum edilmeli derim. Ama bu suçları denetleyin yargıya varan kişiler de insan olduklari için genele yayarsak bu kararlarda elbette ki hatalar olacak ve bazı insanlar suçsuz yere idam edilecek. Bu kaçınılmaz diye düşünüyorum ve işte beni bu düşünceden alıkoyan şey de bu oluyor.( Gerçi günümüzde olan yargı sisteminde de elbette haksızlık oluyor, müebbet yiyen oluyor ama en azından karardan dönülürse hapisten çıkma şansı var). Örneğin suçsuz yere birini öldüren birinin, veya bir tecavüzcünün ölmesini ister miyim? Evet isterim. Ama bu konuda yargıda verilecek yanlış kararların olduğunu da düşününce idam cezasını doğru bulmuyorum...(yanlış kararsa ve sonradan masum bulunursa hapisten çıkma diye bir şey olamaz çünkü öldü.)
Bu düşünceme ek olarak idam cezasinin caydırıcılığı ile ilgili bir çok araştırma yapılmış ve sonuçları incelendiğinde bir fark görülmemiş.(evrim ağacının yazısını tavsiye ederim).Elle tutulabilir bir fark görülene kadar da yürürlüğe girmemesi gerektiğini düşünüyorum. Ha görülürse artı eksi hesaplanıp gelebilir bence. Ve cezayı çekecek olan kimse açısından düşününce de idam mi daha büyük bir ceza affı olmayan müebbet mi ikileminden de cezayı çekecek olan kişi için müebbet, yakınları için idam daha zor olur diye düşünüyorum.
Umuyorum ki ne şekilde olursa olsun herkes hak ettiği cezayı alır...
Puan:7.6